Çifte vatandaşlığı olan Türkler dikkat!

12. März. 2017 / 20:33

Avusturya vatandaşlığına kabul edilen Türklerin, çifte vatandaşlığa izin verilmediği halde Avusturya vatandaşlıklarının yanı sıra Türk vatandaşlığına da sahip olup olmadıkları Cumhurbaşkanlığı nedeni ile referandum ve Türk siyasilerin Avusturya`da evet veya hayır nedeni propaganda yapmaları nedeni ile Avusturya basını ve siyasilerinin gündeme getirmesi kontrol edileceği haberleri gündemde. Yeni Vatan Gazetesi Avusturya basınında yayınlanan haberleri okuyucularımızı bilgilendirmek amacı ile yorumsuz bir şekilde toparladık.

Türkiye ve Avrupa Birliği ülkeleri arasında ipler iyice gerildi. Zira Türkiye’de Nisan ayında gerçekleştirilecek olan anayasa değişikliği referandumu için Türk bakanların yurt dışında yaşayan Türklere yönelik olarak yürütmek istedikleri seçim kampanyalarına ilişkin girişimleri önce Almanya’da daha sonra ise Hollanda’da engellendi.

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetim erkinin kapsamının genişlemesi anlamına gelen anayasa değişikliği paketine yönelik olarak yapılacak halk oylaması, Türkiye’nin bundan sonraki yönünü belirleyecek olması açısından büyük öneme sahip. Her oy değerli ve bu nedenle de yurt dışında yaşayan tüm vatandaşlar, anayasa değişikliği paketini destekleyen Erdoğan ve partisi AKP’nin hedef kitlesi arasında yer alıyor.

 

Geçtiğimiz günlerde Kurier Gazetesi, yurtdışında yaşayan Türk seçmenlerin önemi bağlamında, yasal olmadığı halde Avusturya’da yaşayan çok sayıda kişinin hem Avusturya hem de Türk vatandaşlığına sahip olduğuna dikkat çeken bir haber hazırladı. Kurier Gazetesi’nin manşetten verdiği haber şöyle:

 

Avusturya sınırları içerisinde yaklaşık 116.000 Türk yaşıyor. Çifte vatandaşlığa izin verilmediği halde hem Türkiye hem de Avusturya vatandaşlığına sahip olan kişilerin sayısı ise bilinmiyor.

 

Çifte vatandaşlığa sahip bu kişiler, geçtiğimiz yıllarda Tirol Eyaleti yetkililerinin dikkatini çekmişti. Tirol Eyaleti Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Sorumlusu Martin Plunger tarafından, “2012 yılında emsal teşkil eden bir işlem gerçekleştirdik.” şeklinde aktarılan bir vakada; 1997 yılında Avusturya vatandaşlığına kabul edilen ve yasalar doğrultusunda Türk vatandaşlığından çıkan bir kadının, bir sene sonra yeniden Türk vatandaşlığı aldığı tespit edilmişti. Avusturya kanunlarına göre bu, ilgili kişinin otomatikman Avusturya vatandaşlığından çıkarılması anlamına geliyor. Kendisine Avusturya vatandaşlığından çıkarıldığı bilgisi aktarılan kadının şikâyeti ise İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişti.

 

Plunger: “Bu vakanın ardından bazı başka vakaları da gün yüzüne çıkarttık. Bir personel, özellikle sadece bu konu için görevlendirildi.” dedi. Tirol’de, 2015 ve 2016 yıllarında, Türk kökenli 24 kişinin, çifte vatandaşlık nedeniyle Avusturya vatandaşlığından çıkarıldığı, bu konuyla ilgili olarak 10 işlemin ise halen sürdüğü öğrenildi.

 

Avusturya makamlarının aile birleşimi için medeni hal kayıt örneği istemesi nedeniyle tesadüfen ortaya çıktığı belirtilen çoğu vakanın, 1996 – 2000 yılları arasına yani AKP’nin Türkiye’deki iktidarının öncesine dayandığı tespit edildi.

 

Yetkili makamlar, Avusturya’da yaşayan ve yasalara aykırı bir şekilde çifte vatandaşlığa sahip kişilerin sayısını bilmiyor. 2015 yılının Kasım ayında gerçekleştirilen Türkiye genel seçimleri vesilesiyle orta çıkan rakamlar, kuşkuları arttırıyor. Zira söz konusu seçim akşamı AKP’nin Avusturya teşkilatlanması, Facebook sayfasında, Avusturya’da Türkiye genel seçimlerine katılımın %45 oranında olduğunu ve bu rakamın da 48.020 kişiye tekabül ettiğini duyurmuştu.

 

Olması gerekenin üzerinde seçmen sayısı

 

Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri sonrasında verilen rakamlar, Avusturya’da yaşayan 106.000 seçmen olduğunu söylüyordu. Ancak Avusturya İstatistik Kurumu’nun 1.1.2016’ya yani seçimden kısa bir süre sonrasına ait verileri, Avusturya’da yaşayan 18 yaşından büyük 93.000 Türk vatandaşının olduğunu gösteriyordu. Bu da 13.000 seçmenin yasalara aykırı bir şekilde çifte vatandaşlığa sahip olduğuna işaret ediyordu.

 

Bu konudaki tartışmaların sonuçları da olmadı değil. “Türk kökenli vatandaşlar arasında ciddi bir panik var.” diyen Yeşiller Partisi Milletvekilli Telfsli (Tirol’de bir şehir) Berivan Aslan, konuya ilişkin şunları söyledi: “Birçok kişi, kanuni düzenlemelere ilişkin tam bir bilgiye sahip değil ve Avusturya vatandaşlıklarının yanı sıra Türk vatandaşlığına sahip olduklarını da kendi soruşturmaları sonrasında öğrendi.” Bu, ilgili kişilerin yetkili makamlara karşı kendilerini savunmak adına mütemadiyen kullandıkları bir argüman.

 

“Kimliğinizden sıyrılmak, bir giysiyi çıkarıp atmak kadar kolay değil.”

 

Tirol İdare Mahkemesi tarafından karara bağlanan son vaka, geçtiğimiz iki yılda görülen bir dizi prosedüre emsal teşkil etti. Yukarıda bahsedildiği üzere yetkili makamlar tesadüfen, Avusturya vatandaşlığına kabul edilen ve yasalar doğrultusunda Türk vatandaşlığından çıkan bir kadının, bir sene sonra yeniden Türk vatandaşlığı aldığını tespit etmişti. Söz konusu kadının -benzer vakalarda mütemadiyen kullanılan- bilgisi dışında Türk vatandaşlığına alındığı yönündeki savunması ise mahkeme tarafından gerçekçi bulunmamıştı.

 

Viyanalı Siyaset Bilimcisi Cengiz Günay, çifte vatandaşlık yasağının zamanının geçmiş olduğu kanısında. Avusturya vatandaşlığına kabul edilmiş Türklerin, bu haklarını kaybetme riskini neden göze aldıkları konusunda ise yalnızca tahminde bulunabiliyor: “Zannediyorum ki birçok kişi, anavatanlarıyla olan bağlarından bu kadar kolay bir şekilde vazgeçmek istemiyor ve belki de Avusturya vatandaşlıklarının iptal edilecek olması riskinden de tamamen habersizler.”  

 

“Avusturya’nın çifte vatandaşlık yasağını aptalca buluyorum. Birçok ülke buna izin veriyor. Bir giysiyi çıkarıp atar gibi kimlikten de kolayca sıyrılınabileceği düşüncesi bir yanılsamadır. Türk vatandaşlığından vazgeçmek zorunda olduğu için Avusturya vatandaşlığı almak istemeyen çok sayıda kişi tanıyorum.” diyen Avusturya Uluslararası Siyaset Enstitüsü araştırmacılarından biri olan Türkiye Uzmanı Cengiz Günay, bunun bir yandan da duygusal bir konu olduğunu ifade etti.

 

Oy hakkı faktörü

 

Türkiye, daha önce Türk vatandaşı olup da izin alarak Türk vatandaşlığından ayrılmış olan kişilere, oy kullanma hakkı hariç Türk vatandaşlığının tüm haklarından faydalanabilmelerini sağlayan ve “Mavi Kart” olarak adlandırılan resmi bir belge veriyor.

 

“Birçok kişinin, vatanlarıyla olan yakın bağlarını korumak adına Türkiye siyasetinde söz hakkına sahip olmak istediklerini düşünüyorum. Türkiye’de mütemadiyen dramatik gelişmeler vuku buluyor.” diyen Cengiz Günay, çifte vatandaşlığın oynadığı rolü de değerlendirmelerinin dışına itmiyor.

 

Çifte vatandaşlığın entegrasyona engel olduğuna inanmadığını ifade eden Günay: “Türkiye’deki kutuplaşmanın buraya sirayet etmesinin istenmemesini anlayabiliyorum. Ama bunun entegrasyona engel bir argüman olarak sunulmasını anlamıyorum. Bana, çocuk yetiştirmekten bahsediyormuşuz gibi geliyor. Muhtemelen birçok Avusturyalının da, başka bir ülkeye gitmeleri halinde, vatandaşlığından vazgeçmesi kolay olmazdı.” dedi.