Çifte vatandaşlara Türk siyasiler yüzünden Avusturya takdı!

16. März. 2017 / 19:41

Çifte vatandaşlık yasağının ihlali konusundaki tartışmalar Avusturya`da AK Partili siyasilerin Avusturya`da referandum için evet toplantılarından sonra hızla Türkiye göçmenlerinin her alanda zararına olacak şekilde devam ediyor. Yeşiller Partisi’nin, Avusturya kanunlarına göre yasak olmasına rağmen çifte vatandaşlığa sahip olanların affedilmesi yönündeki talebi, koalisyon partileri SPÖ ve ÖVP tarafından kesin bir dille olumsuz karşılanması dikkat çekti. Askeriye`de ilk sorunlar çıkarılmaya başlandı.

Kurier Gazetesi`nin haberine göre kısa adı SPÖ olan Avusturya Sosyal Demokrat Partisi Parlamento Grup Başkanı Andreas Schieder, yürüklükteki mevzuatın yerinde olduğunu ifade ederken, kısa adı ÖVP olan Avusturya Halk Partisi Parlamento Grup Başkanı Reinhold Lopatka, Yeşiller Partisi’nin af çağrısının yanlış bir yöne gittiğini söyledi.

 

Yeşiller Partisi’nden tolerans talebi

 

Avusturya kanunlarına aykırı bir şekilde, hem Avusturya hem de Türkiye vatandaşlığına sahip olan kişilerin sayısı tam olarak bilinmiyor olsa da Yeşiller Partisi tarafından bu sayının 10.000’in üzerinde olduğu varsayılıyor.

 

Türk kökenli vatandaşların, büyük bir tedirginlik içerisinde olduğuna dikkat çeken ve bir tolerans düzenlemesine gidilmesi önerisinde bulunan Yeşiller Partisi Milletvekili Berivan Aslan: “Çifte vatandaşlığa sahip kişilerin, kendilerine tanınacak belirli bir süre içerisinde, örneğin altı ay, ilgili makamlara başvurarak Türkiye vatandaşlıklarını iade etmeleri halinde Avusturya vatandaşlıklarını koruyabilmelerine izin verilmeli.” dedi. Aslan, uzun vadede ise Avusturya’da doğmuş ya da büyümüş olan kişiler için çifte vatandaşlığın mümkün olabileceği şekilde vatandaşlık hukukunun düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Bir diğer Yeşiller Partisi Milletvekili Alev Korun da meslektaşı gibi çifte vatandaşlığa izin verilmesinden yana olduğunu belirtti.

 

Yeşiller Partisi’nin hoşgörü talebi, koalisyon partileri SPÖ ve ÖVP tarafından olumsuz karşılandı. Böyle bir düzenlemeye karşı olduğunu belirten SPÖ Parlamento Grup Başkanı Andreas Schieder, yürürlükteki mevzuatın açık olduğunu vurguladı ve “Mevzuata göre tek bir vatandaşlığa sahip olunabilir. Avusturya vatandaşı olabilmek için diğerinden vazgeçilmelidir.” dedi. Schieder sözlerini, Avusturya vatandaşlığının ardından, yeniden ikinci bir vatandaşlık alanların, yasaları ihlal ettiğini belirterek sürdürdü.

 

Schieder ayrıca, problemin büyüklüğünün saptanabilmesi için İçişleri Bakanlığı’nın çifte vatandaşlığa sahip kişilerin sayısını tespit etmesi gerektiğini belirtti. Ünlü isimlere tanınan ayrıcalık konusunda ise Avusturya Devleti’nin çıkarlarının mevzu bahis olduğunu söyleyen Schieder: “Yasa açık, net, yanlış anlaşılamaz ve yürürlüğü devam ediyor.” dedi.

 

Lopatka: “Vatandaşlık özel bir şeydir.”

 

“Yeşiller Partisi’nin bu girişimi kesinlikle yanlış bir yöne gidiyor, zira bu sadakat çelişkisi doğurur.” şeklinde konuşan ve “Vatandaşlık özel bir şeydir.” diyen ÖVP Parlamento Grup Başkanı Reinhold Lopatka, sığınmacı haklarına da değinerek, sığınmacılar için şu an geçerli olan altı yıllık bekleme süresinin on yıla uzatılması şeklinde bir düzenlemeye gidilmesi yönündeki talebini yineledi. Lopatka, Yeşiller Partisi Milletvekili Peter Pilz’in geçtiğimiz günlerdeki, Türkiye Hükümeti’nin Avusturya’daki Türk kökenli vatandaşlar üzerindeki yoğun baskıları hakkındaki sözlerini hatırlatarak Yeşiller Partisi’nin kendi içerisinde çeliştiğini ifade etti. Lopatka sözlerini, en çok göç alan eyalet olan Viyana başta olmak üzere, tüm eyaletlere gereğinin yapılması konusunda çok iş düştüğünü belirterek sürdürdü.

 

Ünlü isimlerin çifte vatandaşlığı konusunda SPÖ’lü meslektaşı Schieder gibi Avusturya Devleti’nin çıkarlarının söz konusu olduğunu belirten ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri içindeki çifte vatandaşlık ile bir AB ülkesi ve AB dışındaki bir ülke bağlamındaki çifte vatandaşlık arasında “büyük bir fark” olduğunu ifade eden Lopatka, çifte vatandaşlığın yalnızca olağanüstü durumlarda mevzu bahis olabileceğini ve mevcut düzenlemenin de olduğu gibi kalması gerektiğini söyledi.