19. -26. Aralık 1978: Maraş katliamı’nın 42. yıl dönümünde, hayatını kaybedenler anılıyor!

"Unutmayalım. Unutturmayalım. En azından ders çıkaralım" başlığı ile Türkiye'de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde 19 Aralık 1978'de başlayan ve 1 hafta süren Maraş katlımında ölen vatandaşlar anılıyor.

Viyana.12 Eylül Darbesi’ne giden yolda en önemli olaylardan biri olarak gösterilen Maraş Katliamı’nın üzerinden 42 yıl geçti. Euronews’in haberine göre, 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişininse yaralandığı katliamda resmi olmayan verilere göre hayatını kaybedenlerin sayısı 500’ün üzerinde.  „Unutmayalım. Unutturmayalım. En azından ders çıkaralım“ başlığı ile Türkiye’de ve başta Avusturya, İsviçre olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde 19 Aralık 1978’de başlayan ve 1 hafta süren Maraş katlımında ölen vatandaşlar anıldığı görüldü.

„Hiç savunmasız olan yerlerdeki yurttaşlarımız, erkek – kadın dinlemeden; babasının önünde, annesinin önünde, 3,5 yaşında hatta bebek yaşta olan çocuklar dahi katledilmiş, öldürülmüş; bu yetmiyormuş gibi bir de cenazeleri içeride iken evleri yakılmıştır. Bunun da dışında, sokaklarda âdeta sıra sıra cesetler av tüfeği ile kurşunlanmış olarak, vurulmuş olarak bulunmaktadır. Bunun da ötesinde, hastaneye gittiğimiz zaman yetkililerden dinlediğimizde daha feci olaylarla karşılaşıyoruz, O da şudur: Daha hamile, doğum yapmak üzere bulunan kadınlar da evlerinde vurulmuş, yaralı olarak getirilmiş; ne annesi kurtulabilmiş, ne de bebeği kurtulabilmiştir. (…)“ [İrfan Özaydınlı, (Dönemin) Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı, 26.12.1978]

MARAŞ KATLİAMI NEDİR?

Maraş Katliamı, 19 Aralık ile 26 Aralık 1978’de Kahramanmaraş’ta meydana gelen Alevilere yönelik katliam. Resmi rakamlara göre yedi gün süren olaylar sırasında 120 insan öldürüldü. Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakıldı, 100’e yakın işyeri tahrip edildi. Yirmi üç yıl süren davalar sonunda 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1–24 yıl arasında ceza almıştır. Katliamda önemli rol oynayan 68 kişiye ise ulaşılamadı. 12 Eylül Darbesi’ne sebep olan olaylardan biri olarak kabul edilmektedir. Millî İstihbarat Teşkilatı’na göre olayların başlamasında “Türk-Kürt meselesi” de etken olmuştur.

Maraş katliamının 42. yıldönümü dolayısıyla Alevi örgütlerinin kentte 19. Aralık.2020 tarihinde  yapmak istediği anma etkinlikleri Kahramanmaraş Valiliği tarafından yasaklandı.

 

Valilik açıklamasında koronavirüs tedbirleri kapsamında 15 Aralık’tan itibaren 14 gün süreyle tüm toplantı, bildiri dağıtma, gösteri yürüyüşü etkinliklerinin yasaklandığı belirtildi.

Düzenleme Kurulu adına açıklama yapan Erenler Kültür ve Dayanışma Dernek Başkanı Müslüm İbili, “Bu yıl salgın nedeniyle sembolik bir anma etkinliği düzenliyoruz. Amacımız sevgi, barış ve kardeşlik içerisinde canlarımızı anmak. Yasak nedeniyle etkinliğimizi, canlarımızın şehit olduğu mahallede yaptırdığımız cemevinde 21 Aralık günü yapacağız. Dua, ardından basın açıklaması ile etkinliğimizi sonlandıracağız. Talebimiz bu olaylardan ders alınarak bir daha yaşanmaması için Alevisi, Sünnisi bu şehrin insanları olarak ortaklaşa düzenlenen etkinliklerin yapılarak katliamın kınanmasıdır” dedi

Resmi olmayan verilere göre hayatını kaybedenlerin sayısı 500'ün üzerinde

804 kişinin yargılandığı davada 29 kişiye idam cezası verildi

804 kişinin yargılandığı davada 29 kişiye idam cezası verildi

19 Aralık 1978’de başlayan ve 7 gün süren Maraş olayları sonucunda, 210 ev, 70 iş yeri tahrip edildi.Katliamın ardından yargı süreci yıllarca sürdü.804 kişinin yargılandığı davanın sonucunda 29’u idam, 7’si müebbet hapisle, 321 kişi de 1-24 yıl arasında hapisle cezalandırıldı.

Bir sinema salonuna atılan bomba olayları başlattı

Bir sinema salonuna atılan bomba olayları başlattı

Maraş katliamında yapılan saldırılar genel olarak Alevi vatandaşlara yönelik oldu.Siyasi nedenlerle körüklenen Alevi-Sünni tartışmasının Kahramanmaraş’ta gerginliği tırmandırdığı bir dönemde, kentteki Çiçek Sineması’na, Cüneyt Arkın’ın başrol oynadığı Güneş Ne Zaman Doğacak’ın gösteriminde, saat 21:00’de patlayıcı madde atılması olayların fitilini ateşledi.Bu bombanın Ülkücü Gençlik Derneği Kahramanmaraş şube başkanı Mehmet Leblebici ve ikinci başkan Mustafa Kanlıdere’nin talimatları ile ülkücü bir genç olan Ökkeş Kenger tarafından atıldığı iddia edildi.

Polis görev dışı bırakılınca kentte durum kontrolden çıktı, bir haftanın ardından asker gönderildi

Polis görev dışı bırakılınca kentte durum kontrolden çıktı, bir haftanın ardından asker gönderildi

Bunun üzerine kalabalık sağcı bir grup ile Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup ülkücü Cumhuriyet Halk Partisi il merkezine, PTT ve Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER) binalarına saldırdı.24 Aralık’ta saldırıların güvenlik görevlilerine yönelmesi üzerine, halkla çatışmayı önlemek gerekçesiyle kentteki bütün polisler görev dışı bırakıldı. Sünni kesim bundan istifade ederek Aleviler üzerindeki baskılarını arttırdı. Kentte durum kontrolden çıkarken, il genelinde kaos ortamı oluştu.Bir hafta süren karşılıklı saldırıları önlemek amacı ile kente, Kayseri ve Gaziantep’ten askeri birlikler gönderildi.

Kahramanmaraş’ta yaşanan ve 100’den fazla insanımızın ölümüne yol açan Maraş Katliamı’nın üzerinden tam 42 yıl geçti. Peki 19 – 26 Aralık 1978 yılında gerçekleşen Maraş katliamında neler yaşandı? Detayları…

Maraş katliamı üzerinden 41 yıl geçti! Maraş katliamında neler yaşandı?

Kahramanmaraş’ta 1978’de yaşanan ve 7 gün süren katliamın 41. yılında yaşamını kaybedenler anılıyor. Genellikle Alevi vatandaşların hedef alındığı katliamın ardından 29 idam ve 7 müebbet kararı verildi. Peki 19 Aralık 1978’de başlayan Maraş olaylarında neler yaşandı?

 

 

İŞTE YAŞANANLAR

Siyasal nedenlerle körüklenen Alevi-Sünni ayrılığının Kahramanmaraş’ta gerginliği tırmandığı bir dönemde, 19 Aralık’ta kentteki Çiçek Sineması’na, o dönemin ender milliyetçi filmlerinden biri olan, Cüneyt Arkın’ın başrol oynadığı Güneş Ne Zaman Doğacak isimli filmin gösteriminde, saat 21:00’de patlayıcı madde atılması, olayların başlangıcı olmuştur. Kalabalık sağcı bir grup ile Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup ülkücü Kanımız Aksa da Zafer İslam’ın ve Müslüman Türkiye sloganlarıyla seyirci kitlesini coşturarak Cumhuriyet Halk Partisi il merkezine, PTT ve Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER) binalarına saldırdı.Bombanın patlamasından hemen sonra, Ülkücü Gençlik Derneği Kahramanmaraş şube başkanı Mehmet Leblebici ve ikinci başkan Mustafa Kanlıdere’nin talimatları ile bombayı attığı iddia edilen Ökkeş Kenger, Ankara’ya Ülkücü Gençlik Derneğine telefon ederek yardım talebinde bulundu.

Ertesi gün Alevilerin yoğunlukla oturduğu Yörükselim Mahallesi’nde bir kıraathane bombalandı. Bombalama sonucu kahvehanede bulunan mahalle sakinleri yerlere yattı. Bomba şans eseri kahvehane penceresinin altındaki betona isabet ederek kahvehaneye girmedi. Olay sonucunda Gıjgın Dede adlı bir mahalleli vefat etti. 21 Aralık öğle saatleri Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu adlı iki sol görüşlü Alevi öğretmen silahlı saldırı sonucu yaşamlarını yitirdi. O zamanki Kahramanmaraş valisi Tahsin Soylu kentte askeri güç gönderilmesini istemiş, ancak talebi uygun görülmemiştir. 22 Aralık’ta öğretmenlerin cenazelerinin getirildiği camide bulunan sağcı bir grup, ölenlerin cenaze namazının kılınmasına karşı çıkarak engelledi ve kalabalığın dağılması ile cenazeler ortada kaldı. Güvenlik güçlerinin müdahalesi ile karşılaşmayan sağcı grup, kent çarşısına yürüyerek orada toplanmış olan Aleviler ve Sünnilerle çatışmaya girdi. Çatışmalarda üç insan öldürüldü.

24 Aralık’ta saldırıların polis kuvvetlerine yönelmesi üzerine, polis ile halk arasında çatışmayı önlemek amacı ile kentteki bütün polisler görev dışı bırakıldı. Sünni kesim bundan istifade ederek Aleviler üzerindeki baskılarını arttırdı. İnsanlar galeyana gelmiş, durum kontrolden çıkmış ve il genelinde kaos ortamı yaşanmıştır. Günlerce süren karşılıklı saldırıları önlemek amacı ile Kayseri ve Gaziantep’ten askeri birlikler gönderildi.

Maraş olayları patlak verdiğinde CHP iktidar, Bülent Ecevit ise başbakandı. Olaydan sonra CHP’nin içişleri bakanı İrfan Özaydınlı yaptığı açıklamada olayların sebebinin sol örgütler olduğunu söyleyerek partisinden büyük tepki almıştır. Sonrasında da içişleri bakanlığından istifa etmek zorunda bırakılmış, yerine Hasan Fehmi Güneş getirilmiştir. Bülent Ecevit, olayların kendisini uzun süredir direndiği sıkıyönetim talebine zorlamak için kontrgerillalar tarafından çıkarıldığını bildirdi.

Olaylar nedeniyle Diyarbakır, İzmir, Suriye-İran-Irak gibi sınır boylarını çevreleyen iller de dahil olmak üzere birçok ilde sıkıyönetim ilanı gündeme gelmiş ve 26 Aralık 1978 saat 7.00’den itibaren İstanbul, Ankara, Kahramanmaraş, Adana, Elâzığ, Bingöl, Erzurum, Erzincan, Gaziantep, Kars, Malatya, Sivas ve Şanlıurfa olmak üzere, toplam 13 ilde sıkıyönetim ilan edilmiştir. Daha sonra bu illerin sayısı arttırılmıştır.

Saldırılar sonucunda resmi verilere göre 150 kişi öldürüldü, 176 kişi yaralandı, Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakıldı. 100’e yakın işyeri tahrip edildi.Resmi olmayan beyanlara göre ise ölü sayısı 500’e yakındır. Şeyh Adil Mezarlığı’nda topluca defnedilen kurbanların defin yerinin tam olarak neresi olduğu ve defin tarihinde dini tören yapılıp yapılmadığı bilinmemektedir.

Katliamın yıl dönümünde, sosyal medyada birçok kişi yaşanan olayları lanetledi, kurbanları andığı görüldü

Katliamın yıl dönümünde, sosyal medyada birçok kişi yaşanan olayları lanetledi, kurbanları andı.

Bu Lekeyi Tarihten Kim Siler? Maraş Katliamı'nın 41. Yıl Dönümünde, Hayatını Kaybedenler Anılıyor

Bu Lekeyi Tarihten Kim Siler? Maraş Katliamı'nın 41. Yıl Dönümünde, Hayatını Kaybedenler Anılıyor

Bu Lekeyi Tarihten Kim Siler? Maraş Katliamı'nın 41. Yıl Dönümünde, Hayatını Kaybedenler Anılıyor

Bu Lekeyi Tarihten Kim Siler? Maraş Katliamı'nın 41. Yıl Dönümünde, Hayatını Kaybedenler Anılıyor

Bu Lekeyi Tarihten Kim Siler? Maraş Katliamı'nın 41. Yıl Dönümünde, Hayatını Kaybedenler Anılıyor

Bu Lekeyi Tarihten Kim Siler? Maraş Katliamı'nın 41. Yıl Dönümünde, Hayatını Kaybedenler Anılıyor

Bu Lekeyi Tarihten Kim Siler? Maraş Katliamı'nın 41. Yıl Dönümünde, Hayatını Kaybedenler Anılıyor

„Maraş’ta insanlık katledildi. „Unutmayalım“…“

„Hiç savunmasız olan yerlerdeki yurttaşlarımız, erkek – kadın dinlemeden; babasının önünde, annesinin önünde, 3,5 yaşında hatta bebek yaşta olan çocuklar dahi katledilmiş, öldürülmüş; bu yetmiyormuş gibi bir de cenazeleri içeride iken evleri yakılmıştır. Bunun da dışında, sokaklarda âdeta sıra sıra cesetler av tüfeği ile kurşunlanmış olarak, vurulmuş olarak bulunmaktadır. Bunun da ötesinde, hastaneye gittiğimiz zaman yetkililerden dinlediğimizde daha feci olaylarla karşılaşıyoruz, O da şudur: Daha hamile, doğum yapmak üzere bulunan kadınlar da evlerinde vurulmuş, yaralı olarak getirilmiş; ne annesi kurtulabilmiş, ne de bebeği kurtulabilmiştir. (…)“ [İrfan Özaydınlı, (Dönemin) İçişleri Bakanı, 26.12.1978]

Maraş’ta olup bitenler hakkında Cumhuriyet gazetesi 23.12.1978 günü haber veriyordu. Herhalde durumun vahameti anlaşılamamıştı. Oysa, her şey 19 Aralık 1978’de başlamıştı…

19 – 26 Aralık 1978’de olan Maraş’taki „insanlık suçu“nun devamı, 20 Aralık 1979’da Hatay’da tekrarlanmaya çalışılıyordu. Ardından 20 Ocak 1980’de İzmir’de meydana gelen TARİŞ olayları sonucunda, 20 Şubat 1980’de Hatay ve İzmir’de de „Sıkıyönetim“ uygulamasına geçildi. Bunlar 12 Eylül’e giden yolda önemli birer dönemeçti…

TBMM’de Maraş 1978

Maraş 1978’in ardından „Adana, Ankara, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kahramanmaraş, Kars, Malatya, Sivas ve Urfa illerinde 26.12.1978 günü saat 07,00’den itibaren iki ay süre ile“ TBMM’nin „518 sayılı Kararıyla“ „Sıkıyönetim“ ilan ediliyor. 25.2.1979 günü bu sıkıyönetimin iki ay süre ile uzatılmasına dair „Başbakanlık tezkeresi“ görüşmeye açılıyordu.

Görüşmelerde Başbakan Bülent Ecevit, „Sıkıyönetim öncesi son 2 aylık dönemde meydana gelen şiddet olaylarında, Kahramanmaraş olayında ölenler dahil, 258 kişi hayatını kaybetmiş ve 566 kişi yaralanmıştır. Sıkıyönetim dönemindeki şiddet eylemlerinde ise ölü sayısı 97’dir, yaralı sayısı 274’tür. Ölü sayısında % 63, yaralı sayısında da % 50’nin üstünde bir azalma vardır.“ diyordu (s. 76).

„CHP Grubu Adına“ söz alan Erdoğan Bakkalbaşı, „mezhep ayrılığı ve çatışması görünümündeki bilinen tahrikler“den söz ediyor ve bunu „halk çatışması“ şeklinde nitelendiriyordu (s. 77). [bkz. T.B.M.M. Tutanak Dergisi, 5 nci Birleşim, 25 .2 .1979, Cilt: 1, Toplantı: 18, 76-77.]

Ve Almanya: 1989 değil, 1978 / 79…

Biz bize de kalsak, zaman aşımına uğramayan acılar, bellekte yaşıyor. Onlar, kimliğin bir parçası. O halde tekrar vurgulayım: Almanya’da / Avrupa’da Alevi örgütlenmesinin ana çatısını Maraş katliamına tepki oluşturuyor. İlk kez Almanya’da Aleviler Maraş’78’in akabinde bu katliamı kınayarak [06.01.1979] kamusal alana çıktılar…

Kaynaklar:

https://www.youtube.com/watch?v=sRwXhCTLNJ4

Relevante Artikel

Back to top button
Close