Almanlar Erdoğan`a bu sefer niye kızdı?

Alman gazetelerinin ağırlıklı yorum konuları arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Berlin ve Köln’ü kapsayan Almanya ziyaretinin yankıları yer alıyor...

(cAlman gazetelerinin ağırlıklı yorum konuları arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Berlin ve Köln’ü kapsayan Almanya ziyaretinin yankıları yer alıyor.

Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 28 – 30 Eylül tarihleri arasındaki Almanya ziyaretini ve Köln’deki DİTİB (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) Merkez Camii açılışını konu alan yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“Erdoğan Almanya’daki Türkler arasında da nüfuzunu sağlama almak için her türlü yola başvuruyor. Köln’deki cami açılışı da gövde gösterisi şeklinde geçti. Tören uzun zamandır beslenen Alman hayalinin sönüşünü de simgeledi: Bütün Alman politikacılarının umduğunun aksine Köln’deki DİTİB merkezi bir nebze olsun Türk devletinden bağımsızlığını ilan etmedi. Erdoğan cumartesi günkü açılış töreninde DİTİB’in Almanya’daki Türkleri etkilemede araç olarak kullanıldığını açıkça gösterdi. Bu durum, artık bağımsızlığa kavuşup Alman toplumunun bir parçası olmak için ısrar eden 900 dolayındaki DİTİB cemaati için ağır bir ipotektir.”

“NAİFLİK SINIRLARINI ZORLUYOR”

Die Welt gazetesinin yorumunda Alman devletinin DİTİB’e mali yardım yapmasının doğru olmadığı belirtiliyor:

“Skandal, Türk İslam Birliği’nin cami açılışını Erdoğan’a sevgi gösterisine dönüştürmesi değildir. Öyle olacağı zaten belliydi. Asıl skandal DİTİB’i İslam Konferansı’nda ya da Hessen eyalet okullarının din derslerinde ortak olarak kabul etme yanlışında yatmaktadır. Oysa DİTİB’in Türkiye Cumhurbaşkanı’nın dindar milliyetçi çizgisiyle uygun adım giderek entegrasyon çabalarını gözden düşürdüğü, Yahudi aleyhtarlığı yaptığı, Hristiyanlara karşı polemiğe girdiği ve bir gizli servis gibi iktidar karşıtı Türkleri ihbar ettiği yıllardır biliniyor. Erdoğan’ın Almanya’ya uzanan kolu konumundaki bu kuruluşa Alman devletinin sponsorluk yapması naiflik sınırlarını da zorluyor. DİTİB’in Alman Anayasası’na önem vermediğini gösteren yeteri kadar ipucu bulunmaktadır.”

Bonn’da yayımlanan General-Anzeiger gazetesi Köln’deki DİTİB Merkez Camisi’nin açılış töreninde yapılan yanlışlara değindiği yorumunda şu görüşleri dile getiriyor:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılış törenine katılması Alman toplumuyla Almanya’da yaşayan Erdoğan taraftarları arasındaki mesafenin daha da açılmasına yaraması bakımından senaryoya çok uygundu. DİTİB, camiyi kentin bütünleştirici aktörü yapma arzusunda samimi olsaydı, kentin ve eyaletin yöneticilerine törende daha aktif rol verirdi. Ama Köln’de sadece Türkiye Cumhurbaşkanı, Türk bayrakları ve Türkçe konuşmalar vardı.”

“ZİYARETTEN ÇIKARILACAK DERS…”

DW Türkçe’nin aktardığına göre, Tagesspiegel gazetesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya ziyaretinin bilançosunu çıkarıyor:

“Erdoğan ile Merkel’in, Paris ve Moskova’nın da katılacağı bir Suriye zirvesi tertiplemeyi kararlaştırmaları diyalog gönüllülüğünün bir göstergesidir ve Avrupa’nın doğusundaki krizden çıkış yolunu gösterebilir. Ancak Köln’deki cami açılışı da bu ziyaretin anıları arasında kalacaktır. Merkez camisi açıklığın mekânı olacaktı ama DİTİB’in dışlayıcı İslam anlayışının ve Almanya’da yaşayan Erdoğan taraftarlarının sembolü haline getirildi. Ziyaretten çıkarılacak bir diğer ders de, Almanya’da yaşayan Türklerin topluma daha iyi uyum sağlayıp, dini inançlarını özgürce ve Anayasa temelinde yaşayabilmeleri olmalıdır.”

“CAMİNİN İNŞA EDİLMESİ DOĞRUYDU”

Öte yandan, Almanya Köln’deki Merkez Camii’nin açılışı ve DİTİB Anayasa Koruma Teşkilatı’nın yakın takibinde olmasına ilişkin tartışmalar sürüyor. Almanya’nın Avrupa ile İlişkilerden Sorumlu Bakanı Michael Roth da, Merkez Camii’nin, “AB ve Almanya değerlerini kabul etmesi gerektiğini” söyledi.

Sosyal Demokrat Bakan Roth, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen Köln’deki Merkez Camii’nin açılış törenini eleştirdi. DW Türkçe’nin yansıttığı paylaşımda Roth, “Caminin açılış töreni bütün destekçilere bir darbeydi. DİTİB sorumsuz ve saygısızca davrandı. Buna rağmen bu caminin inşa edilmesi doğruydu. Ancak cami AB ve Almanya değerlerini tanıyan, kabul eden bir ibadethane olmak zorunda” ifadelerini kullandı.

Mehr zeigen

Relevante Artikel

Close