Arnavut Bektaşiliği

II. Mahmut'un Bektaşi Tarikatı'na kıyımı Arnavutluk'u fazla etkilememiştir. Dahası burası sürülen, kıyılan ve göçürülen Bektaşiler için bir sığınak olmuştur.

Arnavutluk bağımsızlık hareketinin öncülüğünü Bektaşiler yapmışlardır. Böylece Balkanlardaki ulusçuluğun Arnavutluk’taki yansımasına Arnavut Bektaşileri öncülük etmişlerdir. XIX. Yüzyılın sonlarına doğru bu ulusçu hareketin önderliği Arnavutluk’un ünlü ailelerinden Fraşerilerin elindedir. Bağımsız Arnavut devletinin kurulması hareketine Abdül Fraşeri önderlik etmektedir. Kardeşi Dalip Fraşeri Fuzuli’nin ünlü Kerbela destanını Arnavutça’ya çevirmiştir. Kardeşlerinden biri ‘Kamus-ül Alem’ yazarı Şemseddin Sami, diğeri ise Arnavutluk resmi tarihinin köşe taşlarından ve ulusal şair olan Naim Fraşeri’dir. Arap alfabesini kaldırarak Latin yazısını kullanmışlardır.

Fraşeriler, Alevi- Bektaşiliğin Arnavutluk’un resmi mezhebi olmasını amaçlar ve bu uğurda çalışmalar yürütürler.3
XVI.- XIX. Yüzyıl arasında Arnavut Alevi-Bektaşi-Şii edebiyatında önemli gelişmeler olur. Naim Fraşeri, Dalip Fraşeri ve Şahin Fraşeri bu dönemin önemli simalarıdır. Fraşeri ailesi, Arnavutluk ulusal-mezhepsel edebiyatında olduğu gibi, bağımsızlık hareketinde de önemli yer edinmişlerdir.

O dönemler Osmanlı toprağı olan Arnavutluk’ta da bu alanda önemli ve yoğun çalışmalar vardır. Arnavut Bektaşilerinden Naim Bey Fraşeri, Bektaşi inanç ve töresini (akaidini) ele alan Arnavutça kitaplar yazar.4
Bu dönem, ‘Arnavutluk Milli Vatan Hareketi’nin ünlü şairi Naim Fraşeri (1848- 1900) Kerbele destanı manzumelerinin en büyüğünü bırakmıştır. Ayrıca; ‘Tahayyület’, ‘Ez- Zire’a ve’l- Meşiye’, ‘Ezherü’s-sayf’ gibi önemli divanları vardır.

‘Kerbela’ yazarı Naim Fraşeri 1848 yılında Güney Arnavutluk’un Bektaşilerin yoğun olduğu yöresi Fraşeri’de doğmuştur. Müslüman bilginlerden Arapça, Farsça ve Türkçe’yi öğrenmiştir. Farsça’ya ilgisi oldukça fazladır. Daha öğrenciyken 200 sayfalık ‘Tahayyulat’ı yazmıştır. Yazdığı diğer eserlerinde Farsça’nın etkisi görülür. Osmanlılara karşı bağımsızlık hareketinin önderi olan Naim Fraşeri, Osmanlılara karşı 25 yıl savaşmış Arnavut ulusal kahramanı olan Üskender Bey’in anısına ‘Tarih ve Üskender Bey’ adlı kitabını yazar. Aynı yıl Ümam Hüseyin ve onun hareketine olan inancını gösteren ‘Kerbela’ eserini yazar. 1893’de ansiklopedi biçiminde olan makalelerinin toplamını ‘Dersler’ adı altında yayınlar.

Naim Fraşeri, Alevi-Bektaşi tarikatının Arnavutluk’un resmi mezhebi olmasını istemiştir. Bütün eserlerinde, özellikle mezhepsel içerikli yazılarında bu anlayışı işlemiş ve Bektaşi-Şiilerin ‘uluhiyet’ ve ‘tevhit’ konularındaki görüşlerini yansıtmıştır.

Yüzyılın Bektaşi edebiyatının önemli ürünlerinden biri de Dalib Fraşeri’nin ‘El-Hadika’sıdır. Fuzili’nin ‘Hadikatü’s-süeda’sını örnek almıştır, Ebü’l Mecid Gaznevi’nin ‘Hadika’sında da esinlenmiştir. Yapıt, Arnavutluk edebiyatının ilk ve en uzun hamasi manzumesidir. 65 bin beyitten oluşur. Bu kitabı; onun Farsça’yı çok iyi bildiğini, bu dilde ‘irfani eserleri’ okuduğunu gösterir. Dalib Fraşeri, bu kitabını 1842’de yazmıştır. Bu kitabında Kerbela destanını ve Ümam Hüseyin’in kahramanlıklarını anlatır.

Yine aynı yüzyılın ikinci yarısında Dalib Fraşeri’nin kardeşi Şahin Fraşeri’nin Arnavutça’ya çevirisi olan 12 bin beyitlik ‘Muhtarname’si önemli bir eserdir. Kitap, Kerbela’nın öcünü almak için harekete geçen Muhtar üs Sekafi’nin ayaklanmasını Arnavut dilinde öyküler. Bu yapıt, Naim Fraşeri’nin ünlü ‘Kerbela’ manzumesini örnek almıştır. ‚çeviri, 1868’de tamamlanır. Elyazmaları vardır. 5

Bu aileden ünlü bilginlerden Şemseddin Sami Bey 1901 yılında ‘Ali bin Ebu Talib’ adıyla, Hz. Ali’nin divanından seçmeler olan, Aleviliğe ilişkin kitabını Türkiye’de yayınlamıştır.6

Aynı dönemde Leskovik’de ünlü bir tekkenin de kurucularından olan Baba Zeynel Abidin de Türkçe ve Arnavutça etkin şiirler söylemiştir.

Arnavutluk’ta zamanla bir Bektaşi edebiyatı doğmuştur. Genel Arnavutluk edebiyatı içerisinde Bektaşilik edebiyatı, ‘Kerbela edebiyatı’ biçimindedir. ‚çünkü genellikle Bektaşi edebiyatı, Oniki Ümamların övgüsünü ve Kerbela şehitlerinin başına gelenleri konu edinmiştir.

1826 kıyımı, Bektaşi edebiyatını da vurmuştur. Bektaşi tekkelerinin kütüphaneleri ve Bektaşiliğe ilişkin kitaplar yakılmıştır. Bunun en belirgin örnekleri Berat kentindeki Aliku, Manastır’daki Köprülü ve Korça’daki Melçani tekkeleridir.

Arnavut Bektaşi edebiyati Alevi öğeleri içerir. Hz. Ali, Oniki Ümamlar ve Ehlibeyt temasını işleyen öyküler ve söylenceler yaratılmıştır. Özellikle Arabistan ve Irak’taki Alevi- Şii inanç merkezlerinin görülmesi ve kimi Iraklı babaların Arnavutluk’taki tekkelere gelererek uzun zaman kalmaları bu tür bir edebiyatın yaratılmasında önemli bir etken olmuştur.

Arnavutluk’ta Bektaşi şiiri bireysel değil, toplumsal bir nitelik gösterir. Tinsel aşkı ve ‘ben’liğin yok edilmesini konu edinmiştir. Farsça yazılmış tasavvuf edebiyatından da etkilenmiştir. Özellikle Farsça, Arapça ve Türkçe’yle verilmiş Alevi-Bektaşi şiiri Arnavut Bektaşi şiirinin biçimlenmesinde temel etken olmuştur. Bu etkenkenlerden yola çıkarak Arnavut Bektaşiliğinin ilk şairi Sersem Ali Baba olur. Bektaşiliğin kurumlaşmasında ve yönetim makanizmasının başlatılmasında önemli bir yeri olan şair, XVI. Yüzyılda yaşamıştır. Arnavutluk’ta Bektaşi edebiyatı XVIII. Yüzyılda oldukça gelişir. XIX. Yüzyılın başlarında Kemaleddin Şemimi vardır. Şemimi Baba, Bektaşiliğin Arnavut toplumunun geneline yayılmasında rol oynar. Şemimi Baba’dan sonra ülkede Bektaşi edebiyatının Arnavutça ürünleri verilir. Bu dönemin ilk şairi Baba Nasibi Tahir’dir. Bektaşilik için önemli bir merkez olan Fraşer Köyü’nde olan şair Irak’ın kutsal yerlerini gezdikten sonra Bektaşilerin yaşamında ve Arnavutluk milliyetçiliğinin uyanmasında önemli bir yeri olan tekkesini kurmuştur. Yine bu alanın önemli şairlerinde biri de Korça’da tekkesini kuran Baba Abdullah Melçani (öl. 1852)’dir.XX.

Yüzyılın başlarında Irak’taki kutsal yerleri gezdikten sonra ülkelerine dönen ve tekkelerini kuran Baba Adem Vicahi, Baba Ahmet Turani, Baba Meliç, Baba Übrahim, Baba Salih, Baba Selim Ruhi, Baba Ali Tomari ve Baba Ahmet Seri gibi ünlü şairler yetişmiştir. Hepsi de Arapça, Farça ve Türkçe gibi Alevi-Bektaşiliğe malzeme sağlayan dilleri bilmektedirler. 7

‚ekova’da Baba Adem Vicahi (1841- 1927) Irak’ın kutsal yerlerini gezmiş; Türkçe, Arapça ve Farsça’yı öğrenmiş, Arnavutluk ulusal hareketinin merkezi olan Prizren Bektaşi tekkesinde ‘babalık’ makamını üstlenmiştir. Tasavvufi şiirler söylemiştir. Çağdaşlarından Baba Ahmet Turani de Irak’ın Ehlibeyt merkezlerini gezmiş, 1908’den itibaren Turan Köyü’nün ‘babalığı’nı yapmıştır. 1912’lerde Yunan yıkımından sonra tekkesine dönerek yeniden canlandırmıştır. Tasavvufi- Bektaşi şiirleri vardır.
XIX. Yüzyılın sonları ve XX. Yüzyılın başlarında Kahire tekkesinde derviş olan Baba Meriç Arnavut dilinin yayılmasına öncülük etmiş, sağlam ve zengin dil öğeleri taşıyan şiirler üretmiştir. Ulusal-vatani konuları işlemiştir. ‚ırak tekkesinin ‘baba’larından Baba Übrahim de din ve ulusal öğeleri işleyen şiirler yazar. Bu dönemin şairlerinden Baba Salih toplumsal, ulusal, dinsel ve edebi konuları işler. Fuzuli’nin ‘Hadikatü’s Süeda’sını çevirir. 1908’lerde Cirokastra’da Baba Ali tekkesinin yönetimini üstlenen Baba Salim Ruhi (1869- 1944) eğitimini tamamladıktan sonra Türkçe, Arapça ve Farsça öğrenir. Yurtseverlikle dinsel- mezhepsel duyguları edebi çalışmalarında birlikte yürütür. ‚ağının büyük aydınlarındandır. †retken bir şairdir. Arapça üç şiir divanı vardır. Son dönemlerinde Arnavutça gazeller de yazmıştır.

Bektaşi Tarikatı’nın bir başka şairi de Yanya medresesinde eğitim gören ve daha sonraları Prişta tekkesinde derviş olan Baba Ali Tomari’dir. Arapça’nın dışında Fransızca’yı da öğrenmiştir. Kerbela ve Ümam Hüseyin’i konu alan şiirleri vardır.

Dönemin son şairi 1942 yılında Kahire tekkesinin yönetimini üstlenen Baba Ahmet Seri’dir. 1961’de ölür. ‘Ahmet Seri, Bektaşi Tarikatı’nın Anlatımı’ ile ‘Üddi’a-yı Bektaşiyye’ adlı iki yapıtı Arapça’ya çevrilmiştir.8
Arnavutluk edebiyatçılarının en belirgin özellikleri hepsi de tarikatın içinden gelmeleri, tekke kurucuları veya ünlü bir tekkede yöneticilikler yapmış olmalarıdır. Yani, inancın ve kültürün uygulayıcılarındandırlar. Genellikle, hepsi de Arnavut ulusçusu ve yurtseveridirler. †lkede Arnavutluk ulusçuluğunun doğmasında, yayılmasında önemli ölçüde rol oynamışlardır.

Midilli Mübadilleri Adalı Türk’lerin Sayfası

http://www.facebook.com/pages/MIDILLI-MUBADILI-TURKLER/112530298758479

Relevante Artikel

Back to top button
Close