ATİB Genel Başkanı Koca: ‘Bu bir skandaldır’

(VİYANA) – ATİB Genel Başkanı Nihat Koca, 20. Viyana’daki ATİB şubesinde düzenlenen 18 Mart Gelibolu zaferi kutlamalarında çocuklara askeri üniforma giydirilip, şehit rolünde oynatıldığı etkinliğe ilişkin, “Bu bir skandaldır” ifadelerini kullandı.

Die Presse gazetesine konuşan ATİB Genel Başkanı Nihat Koca, öğrenir öğrenmez müdahale ederek gösteriyi durdurduğunu, daha önceden haberi olması durumunda izin vermeyeceğini kaydetti.

İşte Die Presse Gazetesinde yer alan o röportaj:

Bu türden ilk olay değildi?
Ben bir yıldır görevdeyim. O günden beri çabalıyorum ve bir çok şeyi de uyguladım ve böyle bir olay daha önce dikkatimi çekmedi. 2014 ve 2016’dan olan bu resimleri bende ilk defa medyada gördüm. Çok üzgün ve hayal kırıklığı içersindeyim. İçsel olarak, hemen sonuçlara yol açtık, başkan istifa etti.

Başkanın gerekçesi neydi?
Başkan ancak biz müdahale ettikten sonra fark etti. Ne zannettiğini bilmiyorum. Gelibolu savaşından beri anma törenleri oluyor, ama bu şekilde değil. O bir anma programı yapmak istedi fakat başaramadı. Böyle bir gösteri camiide olamaz. Orası dua edilen bir yer.

Başkan hala camiye girip çıkıyor?
Artık bir görevi yok. Ama birisine “camiye giremezsin” demek çok zor.

Şimdi başkan ve imamı görevden aldınız. Ama aynı zamanda coşkuyla fotoğraf çektiren birçok ebeveyn vardı.
Avusturya genelinde üyelerin çoğunluğu bunu doğru bulmuyor. Bad Vöslau ve Vorarlberg’de olduğu gibi rol model derneklerimiz de var. Onlar da tamamen sarsıldılar.

Ancak, Dammstrasse’de çoşkuyla törende yer alanlara ne olacak? Onlarla en azından konuşulacak mı?
Tabiiki. Biz radikal adımlar da attık. Bir camiide bir daha böyle bir şey olamaz.

Hangi adımlar, bunlar tam olarak nedir?
Böyle bir olayın hiç bir camide bir daha olmaması için talimat verdik. Bu bir skandaldır.

Başka camilerde bu tür eylemlerin olmadığını söyleyebilir misiniz?
Vorarlberg’de bir etkinlik salonunda anma programı vardı. Üniformalı çocuk, savaş sahneleri olmayan. Savaş hakkında konferans vardı. Çocuklar bunun için istismar edilmedi.

Bunu kesin olarak söyleyebilir misiniz?
Evet, kesin olarak söylüyorum. Başka hiç bir camiide böyle bir vaka olmadı.

Almanya’daki camiilerden de benzer resimler var. ATİB ve DİTİB’in yapısında bu eylemlere yer var anlaşılan.
Medyada başka ülkelerdende resimler gösterildi. Ama Avusturya için söyleyebileceğim, böyle bir şeye ben izin vermem.

Ama Türkiyede bu tür gösteriler alışılmış bir durum anlaşılan.
Camilerde böyle şeylerin olup olmadığını bilmiyorum. Anma törenleri var, ama burada olduğu gibi bu olamaz.

Olamaz, ama soru böyle bir şeyin olup olmadığı.
Bunu düşünemiyorum.

ATİB, Türkiye’nin iç siyasetini Avusturya’ya taşıması ile sert şekilde eleştiriliyor. Bu, Dammstrasse’deki olaydan sonra tamamen yanlış gelmiyor.
Ben bir yıldır başkanım. Değişim sürecini başlattık, belli ki zaman alıyor. Fakat bu konuda tam eğitim istiyorum çünkü 30 yıllık çalışma bunun yüzünden yok ediliyor.

Öyleyse ATİB’in Diyanet’in bir uzantısı olduğu yönündeki suçlamalarda bir doğruluk payı var mı?
Bir yıldan beri yönetim kurulunda diplomatlar yer alamıyor. Bu reform sürecinde çok şey başardık, bunu devam ettirmek istiyorum.

Yani evet, bu etki vardı?
ATİB’in Avusturya’ya ait olduğunu ve Türk toplumunu dini ihtiyaçlarında desteklediğini belirten tüzüklerde değişiklikler yapacağız.

Yani tüzükler daha değiştirilmedi?
Bir yıldan beri yönetim kurulunda hiç bir diplomatın olmaması birinci delil.

Bu İslam Yasası ile kararlaştırılmıştı zaten
Aynen.

Yani bu istemli bir reform değildi, sadece yasaya uyuldu.
ATİB, Avusturya yasalarına göre hareket etmeli. Biz bunu yapıyoruz.

Ama dernek üzerinden yinede siyasi etki yapılabilir.
Size açıkça söyleyebilirim ki ben Türkiye’den talimat almıyorum. Türk elçiliğinden de.

Bu eskiden farklı mıydı?
Talimatlar hiç bir zaman yoktu. Buluşma ve konuşmalar her siyasetçi ile yapıyoruz. Avusturya’da da. Şimdiye kadar imamlar diyanetten (Türkiye’den) geliyordu. Ve Diyanet İşleri Danışmanı, imamların başıydı. O zamanlar iletişim vardı. Gelecekte, imamların Avusturya’da eğitim görmesi söz konusu. Ve ATİB bu fikri destekliyor.

Ama hala Türkiye’de gönderilen imamlar görevde?
Eskiden olduğu gibi devam edemezler, hiçbir şey uzatılmaz. Artık imamsız 20 ATİB derneğimiz var. Ancak gelecekte, Avusturya’da artık hiçbir Türk memur imam olarak görev yapmayacak.

Ama sadece izni olmadıkları için…
Tabiki, yasalara uymamız gerekiyor.

İmamların maaşlarının Türkiye’den ödeneceğini ekarte edebilir misiniz?
Yasaya göre bir kerelik destek alınabiliyor yurtdışından.

Bundan yararlanacak mısınız?
Yasaya uygun olduğu için bunu yapacağız.

24 Haziran’da Türkiye’de seçimler var. ATİB tesislerinde etkinlik olacak mı bunun için?
İbadet yerleri dini ihtiyaçlar içindir. Politika bu tür yerlerde olmamalı.

Bunu ekarte edebilir misiniz?
ATİB tesislerinde herhangi bir zamanda seçim propagandası yapıldığını hatırlamıyorum.

Ama gelecekte seçimlerle alakalı birşeylerin olmasını yasaklayacak mısınız?
Ben ATİB’in apolitik kalmasını istiyorum.

Bu sorduğum sorunun cevabı değil. Böyle etkinliklere veto koyacak mısınız?
Bunların hepsini danışacağız. Ve ben gerçekten ATİB’i yenilemek istiyorum.

Şeffaf bir cevap vermekte zorlanıyorsunuz. Seçim propagandası olacak mı olmayacak mı?
Bunu söylersem diğer herşeyi de yasaklamam gerekecek.

Bazı şeyleri değiştirmek istediğinizi söylerken bu soruda zorlanmanız beni şaşırtıyor.
Büyük yapısal değişiklikler yapacağım, bunu garanti edebilirim.

ATİB yoğun gözlem altında. Böyle bir soruda bu kadar zorlanmanız durumu zorlaştıracak.
Türkiye’den politik etki olmayacak.

Ama Türkiye’nin seçim propagandasını ATİB’den uzak tutmakta zorlanıyorsunuz anlaşılan?
Zorlanmıyorum. Benim endişem Avusturya, Almanya veya Türkiye’den politikacıların bizi ziyarete gelip gelmemesi. ATİB’de çeşitli siyasi görüşler var, her üyenin farklı politik tutumları var. Ama burada parti gösterisi olmayacak.

Ama seçim propagandası?
Cami tesislerinde siyaset olmamalı, bu açık.

ATİB çözüldüğünde ne olacağına dair hali hazırda senaryolar vardı?
Bu benim canımı acıtır. Dammstrasse’de olan bir olay için Bad Vöslau yada Vorarlberg’deki üyeler ne yapabilirki? Onların suçu ne?

Yani Dammstrasse’yi büyük bir istisna olarak görüyorsunuz.
Herkesin aynı kefeye koyulması canımı acıtıyor.

Bir yasak geleceğinden dolayı endişe ediyor musunuz?
Gelmeyeceğini umuyorum. Avusturya bir hukuk devleti, hükümet buna karar verebilir. Ama ben ATİB’in yeni çizdiği yol ile Avusturya toplumu için çok olumlu şeyler yapabileceğinden eminim.

Relevante Artikel

Back to top button
Close