Avrupa Adalet Divanı helal et kararını verdi: Hayvanların şoklanmadan ve uyutulmadan kesilmesi yasak

Avrupa'dan helal et kararı Avrupa Adalet Divanı perşembe günü, Yahudi ve Müslüman grupların dini özgürlüğünü kısıtlayabileceği konusunda uyardığı bir davada hayvanların kesimden önce sersemletilmesine karar verdi..

Brüksel. Lüksemburg merkezli AB’nin en yüksek hukuk mercisi Avrupa Adalet Divanının Başsavcısı Gerard Hogan, Belçika’nın Flaman bölgesinde geçen yıl yürülüğe giren helal kesim yasağına karşı Müslüman ve Musevi toplum tarafından açılan davada mütalaasını açıkladı. BELÇİKA’da Flaman bölgesinde 2017’de getirilen ‘kesim öncesi hayvanlara şok verilmesi’ uygulamasına karşı çıkan Müslüman ve Yahudi sivil toplum kuruluşları, Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Belçika Anayasa Mahkemesi’nden Adalet Divanı’na giden konu hakkında açıklanan kararda, dini amaçlı olanlar dahil kesimlerde hayvanların iyiliğinin sağlanması için AB üyesi ülkelerin ‘kişilerin temel haklarını ihlal etmeden’ kesilecek hayvana şok verilmesini isteyebileceği belirtildi.

Belçika nüfusunun yaklaşık yüzde 6’sını oluşturan Müslüman ve Musevi toplumlar, hayvanların şoklanmadan ve uyutulmadan kesilmesini yasaklayan kararın, iki toplumun dini özgürlüklerini kısıtladığını ve toplumlara saygısızlık olduğunu savunuyor. Müslümanların ‘helal’, Musevilerin ise ‘koşer’ olarak adlandırdığı kesime göre hayvanların kesilmeden önce sağlığı ve bilincinin yerinde olması gerekiyor. Kesimden önce hayvanların şoklanması ise buna mani teşkil ederek Müslüman ve Musevi toplumların tükettiği helal ve koşer ürünlerin elde edilmesini engelliyor.

Başsavcı Hogan, mütalaasında, dini yöntemlerle gerçekleştirilen kesimler de dahil bayıltma yapılmadan hayvanların kesilmesini yasaklayan Flaman yasasının AB hukukuna aykırı olduğuna dikkati çekti.

Hogan, AB üyesi ülkelerin helal kesim konusunda dini özgürlüklere saygı göstermesi gerektiğini belirtti.

Başsavcı’nın görüşü bağlayıcı olmasa da büyük ölçüde mahkemenin kararını yansıtması bekleniyor.

Süreç hakkında
Belçika’nın Flaman ve Valonya bölgesinde helal kesim yasağının yürürlüğe girmesinin ardından ülkedeki Müslüman ve Musevi toplum sert tepki göstermişti.

İslam inancında „helal“, Yahudi inancında „koşer“ olarak bilinen hayvanların şoklanmadan ve uyutulmadan kesilmesine getirilen yasaklar, ülkedeki Müslüman ve Yahudi toplumu rahatsız etmişti.

Belçika nüfusunun yaklaşık yüzde 6’sını oluşturan Müslüman ve Musevi toplumlar, hayvanların şoklanmadan ve uyutulmadan kesilmesini yasaklayan kararın, iki toplumun dini özgürlüklerini kısıtladığını ve toplumlara saygısızlık olduğunu savunuyor.

Kararın, Flaman bölgesinde kabul edilmesinin ardından yasağa karşı Belçika İslam Temsil Kurumu ve Belçika İslam Koordinasyonu gibi çeşitli kuruluşlar Belçika Anayasa Mahkemesinde dava açmıştı.

Belçika Anayasa Mahkemesi, davayı, Avrupa Adalet Divanına sevk ederek görüş istemişti.

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"
×
×