Avusturya Mill İstihbaratı(BVT): „Gözler Türkiye göçmenleri üzerinde“

Avusturya Milli İstihbarat Teşkilatı olarak bilinen Anayasayı Koruma ve Terörle Mücadele Dairesi’nin (BVT) 2016 yılı raporu, aşırı sağcı motivasyonla gerçekleştirilen eylemlerin artığını ortaya koydu. En büyük tehdit İslami radikalizm olduğunun açıklandığı basın konferansında  son bir yılda vuku bulan  olaylar nedeni ile ilk defa gözler Türkiye göçmenleri üzerinde denmesi dikkat çekti. 

Gözler Türkiye göçmenleri üzerinde

Der Standard`ın verdiği habere göre Anayasayı Koruma ve Terörle Mücadele Dairesi’nin gözleri bir yandan da Avusturya’daki Türkiye göçmenlerinin vatandaşla üzerinde. Heterojen grup yapısına dikkat çeken Avusturya İç İşleri Bakanı Asayiş Genel Müdürü Konrad Kogler, Avusturya’daki Türk ve Kürt asıllı insanların birlikte yaşamasının giderek daha da zorlaştığını ifade etti. Bu bağlamda Kogler, „Türk hükümetine yakın dernekler, PKK ve Gülen Hareketi gibi terör örgütü olarak sınıflandırılan gruplar mercek altına alınacak.“ dedi.

Anayasayı Koruma ve Terörle Mücadele Dairesi’nin 2016 yılı raporunun sunumu kapsamında konuşan Daire Başkanı Peter Gridling şunları söyledi: “İslami radikalizm ve terörizm yıllardır, liberal – demokratik toplumlar üzerinde daimi bir tehdit potansiyeline sahip ve Avusturya bir istisna değil.”

Avusturya’da, özel bir tehdit olarak görülen yabancı savaşçılar (Suriye ve Irak’taki cihatçı örgütlere katılan yabancılar) şeklinde adlandırılan 296 kişi bulunuyor. Buna karşın, yurt dışına çıkan cihatçı sayısında bir düşüş söz konusu. 90 kişinin savaş bölgelerinden geri döndüğünü, 51 kişinin ise yurt dışına çıkışının engellendiğini ortaya koyan rapora göre, 45 kişinin yurt dışında öldürüldüğü düşünülüyor. Gridling, geri dönenlerin, Avrupa çapındaki güçlü bağlantıları nedeniyle iyi gözlenmesi gerektiğini söyledi.

Anayasayı Koruma ve Terörle Mücadele Dairesi’nin, radikalizm ve terörle mücadelede uygulamaya koymak istediği tedbirler kapsamında, daha güçlü bir denetim öngörülüyor. Bu bağlamda yetkililerin, Avusturya Devlet Demiryolları (ÖBB) ve Viyana Şehir Hatları’nın (Wiener Linien) durumla ilişkili video kayıtlarına erişimi ve/veya otomobil plakalarını temin edebilmelerinin sağlanması, ilaveten Whatsapp ve Skype gibi iletişim kanallarının izlenebilmesi için yasal bir temel oluşturulması gerekiyor. İçişleri Bakanı Wolfgang Sobotka (ÖVP)tarafından sunulan Güvenlik Yasası da işte bu önlemleri içeriyor.

Aşırı sağcılığın ateşleyicisi olarak mülteci krizi

Geçen sene olduğu gibi bu yılki raporda da, aşırı sağa ilişkin kritik rakamlara dikkat çekiliyor. “Aşırı sağcılık, toplumun uçlarında hareket eden bir olgu değil. Aksine her geçen gün toplumun merkezine doğru ilerliyor.” şeklinde konuşan Gridling, özellikle mülteci hareketinin, aşırı sağcı motivasyonla gerçekleştirilen ve sayısı giderek artan eylemlerin önünü açtığını ifade etti.

Bu motife sahip eylemlerin sayısı, 2015 yılına göre %13,6 oranında arttı ve 2016 yılı için 1.313 olarak kaydedildi. 921 eylem Ceza Kanunu, 884 eylem ise Holokost inkârını yasaklayan ‘Verbotsgesetz’ kapsamında işlem gördü. Ceza Kanunu’na göre işlem gören eylemlerin büyük bir kısmı tahrik ve vandalizmden oluşuyor olsa da aralarında çocuk pornosu ve reşit olmayan gençlerin cinsel istismarı gibi suçlar da bulunuyor.

Bir başka dikkate değe husus ise aşırı solcu motivasyonla gerçekleştirilen eylemlerdeki artış. 2015 yılına oranla %105 oranında artan bu eylemlerin sayısı 2016 yılında 383 olarak kaydedildi. Bunun neredeyse yarısı, geçen sene gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik olarak hazırlanan seçim afişleri ve panolarını hedef alan vandalist eylemlerdi. Aşırı solcuların diğer ana protesto hedeflerinden biri de Viyana Akademi Balosu (Wiener Akademikerball) idi.

 

Relevante Artikel

Back to top button
Close