Avusturya´nın en çok okunan gazetesi Krone’de manşetten Türkiye analizi: „Her dostluğun bir bedeli vardır“

Üç milyona yaklaşan okuyucusu ile Avusturya'nın en çok okunan gazetesi olan Kronen Zeitung´da manşetten verilen Bodrum kaynaklı dört sayfa özel haberi dikkat çekti

VİYANA. Krone Gazetesi Avusturya’dan Türkiye’ye özel haber için, hiç bir başka gazetenin yapmadığını yaptı. Krone kıdemli  ve önemli iki muhabirini Bodrum’a üç günlüğüne yollayarak  Rusya -Ukrayna savaşı sonrası Türkiye’nin yükselen borsasının arka planını, bölgeye yansımaları üzerinden araştırdı ve manşetten dört sayfa şeklinde hala dünyanın nüfusuna( dokuz milyon) göre en çok okunan gazetesi olarak üç milyondan fazla okuyucusu ile buluşturdu. Bu dört sayfa haberin yanında bağımsız Türkiye analizini ise Birol Kılıç yaptı.

Avusturya’da aktif çalışmaları ile tanınan bir Düşünce Kuruluşu olan Avusturya Türk Kültür Cemiyeti (TKG) Başkanı Birol Kılıç’ın, Rusya-Ukrayna ihtilafının ardından gündem olan Türkiye ile ilgili tartışmalara ilişkin yorumu, Avusturya’nın en tanınmış ve en çok okunan gazetesi Kronen gazetesi gibi yüksek okuyucu sayılı, güçlü bir yayında yayınlanması Avusturya’da olağan bir durum değil.  Kılıç  Viyana merkezli „Einspruch“ (İtiraz), „Yeni Vatan Gazetesi“, „Neue Welt Verlag“ ve „Türkische Allgemeine“ (hazırlık) adlı yayınların  imtiyaz sahibi bir yatırımcı ve birçok bilimsel Almanca ve Türkçe eserin yayıncısı olmaklar ile birlikte sert, eleştirel ama o kadar aydınlatıcı ve  diplomatik denemelerin( Essay)  eleştirel kültür-kuramcısı  yazarı olarak tanınıyor ve birçok önemli kurumdan ödül ve takdirnamelere sahip.

 

Kronen Zeitung’un 21.08.2022 (Pazar) tarihli baskısında, dört sayfa manşetten verilen Türkiye-Bodrum çıkışlı haberin yanında  „Her dostluğun bir bedeli vardır“ başlığıyla yayınlanan Kılıç’ın yüz yetmiş kelime sınırlı olan analizi şöyle:

„Her dostluğun bir bedeli vardır“

80 milyonun üzerinde nüfusa sahip istikrarlı, laik bir Türkiye Cumhuriyeti, çoğulcu, çok renkli Avrupa Birliği ve tüm Balkanlar için  yalnızca ülkenin jeostratejik konumu nedeniyle değil en başta komşu olarak da  son derece önemli bir konuma sahiptir. Türkiye, geçmişte olduğu gibi bugün de sorunlu bir bölgede önemli bir istikrar faktörüdür.

Ancak Erdoğan ülke içindeki tüm sosyal ve siyasi köprüleri ne yazık ki yıktı, geri dönüşü olmayan bir istikrarsızlığı tetikledi ve bana göre Haziran 2023’te yeniden seçilme şansı çok az. Şimdi  kendisine sırtı duvara dayalı, Ukrayna savaşında arabulucu olarak görünme fırsatı sunuluyor. Her şeyden önce, yaşlanan lider, dikkatleri ülkede kabul edilmez yolsuzluklardan ve feci iç ve mali politikalardan uzaklaştırmak istiyor. Türk lirası ise hala serbest düşüşte.

Özüne bakacak olursak aslında AB’nin yıllarca iki yüzlü politikası şu anda Türkiye’yi Putin’in eline teslim etti. Putin şimdi Erdoğan’a kendisini güvenilir bir devlet adamı olarak göstermesi için başı ve sonu belli olmayan ortam sağlıyor. Bu durum Türkiye’yi Rusya lideri ve devletine daha bağımlı ve istikrarsız kılan ekonomik ve siyasi çıkarlara vesile olmasına neden olacağı aşikar.

Arzuhalimizdir! Pek çok Avusturyalı Türk, AK Partisi ve onun Avusturya’daki el ve kolları tarafından zulme uğradığını, gözetlendiğini, taciz  ve şantaj yapıldığını konuşuyor. Buna son verilmeli. Avusturya, geçmişte olduğu gibi 2023 yılında da Türkiye seçim kampanyasının hinterlandı (arka bahçesi, ard ülkesi, etki alanı) olmamalı! Atatürk’ün bir zamanlar çok güzel söylediği gibi Avusturya’da yaşayan Türkler olarak: „Yurtta sulh, cihanda sulh istiyoruz.“ (Birol Kılıç, Kronen Zeitung, 21 Ağustos 2022, Konuk Yazar)

 

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"
Cookie Consent mit Real Cookie Banner