“Avusturya’yı siyasi İslam’a karşı uzman-otorite merkez ülke yapmak istiyoruz”

Entegrasyon ve Kadınlardan Sorumlu Bakan Susanne Raab (ÖVP), “Avusturya'yı Siyasi İslam'a karşı uzman otorite merkez ülke yapmak istiyorum. Bu anlamda çalışmalarımızdan biri olan İslam Kartı olarak internette yaptırdığımız saydamlık adına önemli olan haritayı hâlâ çok doğru buluyorum” dedi.

VİYANA- Temmuz ayında bebeğini dünyaya getiren ve bir süre siyasetten uzak kalan Entegrasyon ve Kadınlardan Sorumlu Bakan Susanne Raab (ÖVP), yaptığı birbirinden çarpıcı açıklamalarla siyaset sahnesine bomba gibi geri döndü. Göreve geldiği ilk günde “Krone”ye verdiği röportajında bebek sonrası değişen aile hayatından korona aşısı ile ilgili çıkan yalan haberlere, Avusturya’daki Afganlardan Avrupa düzeyinde siyasal İslam’a karşı planlarına kadar, farklı birçok konuda dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Geçtiğimiz aylarda büyük tartışma yaratan “İslam Landkarte” uygulaması ile ilgili gelen “İslam haritasına çok eleştiri geldi, damgalama ve ajitasyondan söz edildi, aşırı sağcılar kendi çizdikleri ‚uyarı işaretleri’ni koydular. Hâlâ haritayı destekliyor musunuz?” sorusu üzerine bu konuya özellikle değinen Raab, gelen tüm eleştirilere hitaben Haritayı doğru buluyorum, uygulamanın arkasındayım” cevabını verdi.

“Siyasal İslam’a karşı ittifak

Bilimle birlikte şeffaflığı yaratmanın doğru bir yaklaşım olduğuna inandığını belirten Raab, Avusturya’yı siyasal İslam’a karşı bir yetkinlik merkezi olarak geliştirmek istiyorum. Ağı güçlendireceğiz ve önümüzdeki birkaç hafta içinde siyasi İslam’a karşı bir Avrupa ittifakı oluşturacağız” dedi.

Bakan, “Bu ittifak tam olarak nasıl olmalı?” sorusuna ise şu cevabı verdi:

Sınırların ötesinde iletişim kurmamız önemlidir. Çoğu durumda, benzer aktörler aktiftir ve isimlendirilmeleri gerekir. Ve bu, örneğin birkaç ülkede faaliyet gösteren nefret vaizleri hakkında bilgi toplamakla ilgilidir. Viyana’da bir sempozyum olacak, ittifakı güçlendirmek için başka ülkelere de gideceğim ve bakanlık arkadaşlarım Viyana’ya gelecekler.”

Afgan toplumunun entegrasyonu çok zor”

Başbakan Sebastian Kurz’un (ÖVP) Puls24’te katıldığı “Sommergespräch” programında dile getirdiği Afgan toplumunun entegrasyonunun özellikle zor olduğu” teşhisine katılıp katılmadığı sorulduğunda ise “Gerçekten öyle” cevabını veren Raab, özellikle de kadın imajıyla ilgili ciddi sorunlar ve zorluklar olduğuna dikkat çekti.

Avusturya’daki Afgan erkeklerinin yarısından fazlasının “kadınların toplum içinde örtünmesi gerektiği” görüşünde olduğunu gösteren araştırmalar bulunduğunu ifade eden Bakan, “Bu değerler temeli üzerinde özellikle çalışmalıyız” dedi.

“Afgan eğitimli kadınlara sahada yardım edeceğiz, önceliğim Avusturya’daki kadınlar

Afganların entegrasyonunda “kadın imajı” dışında bir başka zorluğun eğitim seviyesi olduğunu, Avusturya’ya gelen Afganların çoğunun ilkokul seviyesinde olduğunu dile getiren Raab’a karşılık Krone muhabiri, “Avusturya’nın eğitimli insanları getirme şansı olduğunu, özellikle de eğitimli birçok kadının -politikacılar, yargıçlar, gazeteciler ve kadın hakları aktivistleri – Taliban rejimi altında hayati tehlikede olduklarını” hatırlattı.

Bu soru karşısında “Elbette, yardım edilmesi gerektiği açık ancak halihazırda görevim Avusturya’da yaşayan kadınları güçlendirmek” cevabını verdi. Sözlerine “Taliban rejimi İslamcı ve kadın düşmanıdır. Yardımımızla, kadınlara özel bir önem veriyoruz” diyerek devam eden Raab, “Yaklaşımımız şudur: Sahada yardım ediyoruz, çünkü Avusturya şimdiden çok şey başardı. Kadın ve Uyum Bakanı olarak görevim, halihazırda Avusturya’da yaşayan kadınları güçlendirmek” dedi.

Yapacak çok işimiz var”

Bebek izni sonrası siyasete dönüşün nasıl bir duygu olduğu sorusuna Ailemle geçirdiğim zamandan çok keyif aldım ama ofisimde de mutluyum ve yapacak çok işimiz var” diyen Raab, bebekle siyaseti birarada götürmek için her günlerini planladıklarını ve eşinin de doğum izni alarak ona yardımcı olduğunu söyledi.

Sahte haberlerle mücadeleye odaklanacağız”

Hükümet aşı oranını artırmak isterken öte yandan gençler arasında özellikle de göçmen kadınlar arasında aşı karşıtlığının gün geçtikçe artmasında “sahte haberlerin ve bilgilerin” oldukça etkin olduğunu belirten Raab, özellikle de kısırlık korkusunun yaygın olduğuna dikkat çekti.

Raab konuyla ilgili, Korona aşısı ile kısırlık arasında bir bağlantı olmadığını açıklamamız gerekiyor. Hamilelik sırasında kendime aşı yaptırdım. Herkese çağrım sadece sosyal medya aracılığıyla daha fazla bilgi edinmek değil, aynı zamanda doktorlara da danışmaktır” dedi.

Kaynak: https://www.krone.at/2504388

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"