BÜLENT ÖZTOPLU’NUN ARDINDAN

Yeni Vatan Gazetesi Viyana'da Türk toplumu ve gençler için 1990 yıllarından itibaren değerli projelere imza atmış merhum Bülent Öztoplu'nun arkasından onu tanıyan kişilere "Bülent Öztoplu'nun ardından" adlı anılarını yazmasını rica etti. Yazar Kazım Balaban geçtiğimiz günlerde yaşama 61 yaşında Viyana'da veda eden merhum Bülent Öztoplu'yla ilgili dikkat çekici anılarını yazdı.

KAZIM BALABAN / VİYANA

Sene 1992. Viyana’da çalıştığım Der Standard gazetesine genç bir adam geldi. Resepsiyonda olan bayana önce kendi ismini, sonra ‘’İç Haberler’’ bölümünde çalışan bir gazetecinin ismini söyleyerek randevusu olduğu söyledi.

Söylediği ismi çok duyuyordum. ECHO adında bir derneğin başkanı idi. Bu dernek belediye (dolayısı ile devlet) tarafından mali olarak desteklenen ve denetlenen bir dernekti. Sık sık basında yer alıyordu.

Dernek, gençlerin „kriminalleşmesini“ engellemek ve yerli–yabancı gençlerin bir araya gelerek ortak projeler üretmeleri için kurulmuştu. Gençler kendilerini anlatan bir dergi çıkarıyor, omuzlarında kamera ve fotoğraf makineleri ile gidip çeşitli siyasetçi veya idareciler ile röportajlar yapıyor ve bunu duyuruyorlardı. Ancak, çalışmaları sadece bununla sınırlı değildi. Sık sık çeşitli uluslardan gençlerin konser, eğlence ve benzeri faaliyetleri oluyordu. Gençlerle konuşmalar yapılıyor, uyuşturucudan, adli (kriminel) olaylardan ve etnik çatışmalardan kaçınmaları için birlikte çalışmaları sağlanıyordu.

Ve gençler bundan çok mutlu oluyorlardı. 18-20 yaşındaki gençler, kapısının önünden bile geçerken çekindiği bir siyasetçi ile görüşüyor, onunla fotoğraf çektiriyor ve yabancı gençlerin karşılaştığı sorunları direk siyasilere ve Avusturya medya temsilcilerine anlatıyordu. Böylece, devletin gençlerle diyalog kurmaları sağlanıyor, sorunlar birinci elden sorumlulara aktarılıyordu.

Derneğin çalışmaları devlet tarafından çok olumlu karşılanıyordu. Üst düzey siyasetçiler, devletin yönetim kademesinde olan idareciler, çeşitli Uyum (Entegrasyon) Kurulları onları dinliyor, anlamaya çalışıyor, sorunlarını çözmek için bazen ortak projeler hazırlıyorlardı.

Siyasetçiler bu derneğin hemen her etkinliğine katılıyor ve gençleri motive edici konuşmalar yapıyorlardı.

Gençler elbette bu ilgiden çok memnun kalıyorlardı. Ama onlar için en önemli nokta şuydu: Çeşitli uluslardan gençler bir arada ortak projeler üretiyor, konserler düzenliyor, içlerinde müzik ile ilgilenenler becerilerini sergiliyor, bu ortak çalışma ortamında karşılıklı olarak birbirlerini daha yakından tanıma ve anlama olanağı buluyorlardı.

Tabii bu ortak çalışma ortamı Avusturya’nın resmi dili olan Almanca üzerinden sağlandığı için bir bakıma gençlerin ortak bir dil etrafında kümeleşmesi de sağlanmış oluyordu.

Bu çalışmalar içinde bulunan gençlerin adli (kriminel)  olaylara bulaşma oranı oldukça azalmış, şiddet vakaları düşmüştü. Bu durum devlet yetkilileri için çok olumlu bir işaret idi. Zira devlet gençlerin kendilerini diğer gruplardan ve sistemden adeta izole ederek gettolaşmasını arzulamıyordu. Devletin ECHO derneğine mali desteği de bundan dolayı oluyordu.

Kısacası bu aktiviteler içinde bulunan gençler sistem ile daha da barışık hale geliyor, kendi etnik kökenleri dışındaki diğer dini ve etnik kökenli kesimleri tanıma ve anlamaları sağlanıyor, toplulukların özellikleri ve hassas alanları tanınmış oluyordu.

Türk gençleri, diğer etnik kökenden gelenlere örneğin sazı, bağlamayı tanıtırken diğerleri de kendi kendi müziklerini, yemeklerini, el işlerini gösterdiler. Aralarında çok sıcak bağlar kuruldu. Hep beraber adli (kriminel) olaylara karşı durdular. Yabancı düşmanlığına karşı çıkarken aynı zamanda kendi becerilerini de göstermeye başladılar.

İşte bu derneği kuran ve gençlerle profesyonel çalışmalar yapan kişi Bülent Öztoplu idi. Der Standard Gazetesi´nin Herrengasse´de bulunan ünlü binasının girişinde resepsiyonda bulunan kıza ismini söyleyince hemen tanıdım. Kısaca kendimi tanıttıktan sonra randevu sonrası kısa bir tanışma önerisinde bulundum. Kabul etti.

Bülent’in Erzincanlı ve benim de geldiğim Balaban aşiretinden olduğunu duyunca kendisine ilgim daha da arttı. Zira kendisi uzaktan akrabam oluyordu. Babalarımız belki kısmen, ama dedelerimiz kesinlikle birbirlerini iyi tanıyorlardı. Başka ortak akrabalık bağlarımızı da keşfettik.

O dönem benimle birlikte Der Standard gazetesinde çalışan şirin bir genç kız vardı. İstanbul doğumlu çok kıymetli bir hanımefendi olan Ani Gülgün. Kendisine bu ECHO derneğinden bahsettim ve başkanın akrabam olduğunu, onunla tanışarak ECHO’da birlikte çalışmasını ve kendini geliştirmesini önerdim. Ani kabul etti ve birlikte ECHO’ya gittik. Kendilerini Bülent Öztoplu ile tanıştırdım.

Ani gönüllü olarak ECHO’da çalışmaya başladı. Der Standard gazetesinde elde ettiği bağlantı ve tecrübeler ile çok kısa zamanda çok başarılı ve Bülent’in de sağ kolu oldu.

Ani işini çok seviyordu. Bülent de onu teşvik ediyor ve gelişmesine olanak sağlıyordu. Bu ikili giderek ECHO çalışmalarını çok daha geliştirmeye başladılar. Sık sık tartışma platformları, konserler, çekimler, röportajlar, geziler, tiyatrolar, müzikli eğlenceler gerçekleştirdiler. ECHO derneğinin çıkardığı ECHO dergisinin içeriği, kalitesi giderek güçlendi.

Bir süre sonra ECHO derneği gönüllü olarak bazı etkinliklerin güvenliğini sağlamaya bile başladı. Gazete olarak yaptığımız birkaç etkinlikte bu gençler gelip hem servislerimizi yaptılar, hem de çevre güvenliğini (örneğin temizlik, tabela-trafik akışı gibi) sağladılar. Elbette cep harçlıklarını da kazanıyorlardı, ama bu gençlerin hem birlikte hem de kendileri için eğlendirici ve bir o kadar da öğretici olan bu çalışmalar, pek çoğunun önünü açtı. Ufuklarını genişletti. Pek çoğu yaşamın çeşitli alanlarında yer almaya başladılar.

Ani Gülgün, kısa adı ORF olan Avusturya Radyo Televizyon kurumunda program hasbelkader yapımcı ve denetimcisi oldu. Artık onu yabancılar için hazırlanan „Fremde Heimat Fremde“ programında sık sık görmeye başladık. Pek çoğu başta Yeşiller ve SPÖ (Sosyal Demokrat Parti) partilerinde, onlarla beraber üretilen ortak projelerde öne çıktığına tanık olduk. Onunla hep gurur duydum.

ECHO dergisinde Bülent Öztoplu takımında olan gençlerin bir kısmı siyasete ilgi duyup politika ile ilgilenmeye, bir kısmı yayın alanında, bir kısmı da müzik alanında başarı üstüne başarı kazandılar.

ECHO artık bütün Avusturya’da tanınan, beğenilen, desteklenen, imrenilen ve başarı üzerine başarı sergileyen bir dernek haline geldi. Her gün olmasa da gün aşırı gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda ECHO’nun çalışmaları anlatılıyor, örnek gösteriliyordu. ECHO’nun ismi ve etkisi giderek Avusturya dışına taşmaya, AB ülkelerinde de konuşulmaya başlandı.

Bir gün bir Hollanda gazetesinde şunu okudum: „Avusturya’da faaliyet gösteren ECHO derneği gençlerle ilgili çok verimli entegrasyon çalışması yapıyor. Bizler de Hollanda olarak bu derneği örnek alarak benzeri çalışmalar yapmalıyız….“

ECHO derneği tüm gençlerin ortak çalışması  Avusturya’da bir başarı hikayesidir. Bir destandır. Bir gurur abidesidir. İnsanların doğru projeler ile doğru insanların etrafında birleştiklerinde neleri başarabileceklerinin aslında hikâyesidir. Barışa ve bir arada yaşamaya örnek gösterilecek bir çalışmadır.

Ve elbette bu başarının mimarı da Bülent Öztoplu idi.

Bülent ile yakın arkadaş olduk. Yıllarca birlikte başka alanlarda çok verimli çalışmalar yaptık. Ortak dostlarımız, ortak arkadaş çevremiz oldu. Sık sık bir araya gelerek sohbetler gerçekleştirdik.

Ve bir gün aniden Bülent kansere yakalandığını söyledi. Maalesef bir yıl içinde sağlığı giderek bozuldu. Biz hep onun iyileşeceği günü umar ve beklerken, o 61 yaşında aramızdan ayrıldı.

Bülent, donanımlı, üretken, bilge bir insandı ve önemlisi hem Avusturya’da yaşayan tüm insanlara yararlı ve üretken bir insan olarak katkısı olmuş bir insandır. Türk toplumunun sevilmesine, sayılmasına ve ciddiye alınmasında önemli katkıları vardır.  Aramızdan vakitsiz ayrılışı bende büyük hüzün yarattı. Muhakkak ki boşluğu kolay doldurulamaz bir insandı. Bu satırları toparlamak benim için inanın kolay olmadı…

Allah rahmet eylesin, mekânı Cenneti Firdevs olsun.

Kazım Balaban, Viyana 01.09.2021

 

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"