Düşmanlıklara son verelim

Avusturya’daki Türk düşmanlığı, tepe noktasına varmış durumda. Geçen sayı- mızda, “Aklımızı başımıza alalım.” başlığı ile yaptığımız analizde, bunun nedenlerini tek tek yazmıştık. Detaylara çok fazla girmek istemiyoruz. Avusturya’yı olduğu gibi kabul edip burada yaşamak mı istiyoruz yoksa bu ülkedeki aşırı sağın ve Türkiye’deki rengi fark etmeksizin bazı siyasetçilerin maddi ve manevi bağımlı kuklası mı olmak istiyoruz? Duygusallıktan uzak aklı kullanmaya davet…

Aziz vatanımız Türkiye’de vuku bulan alçakça darbe girişimini nefretle kınıyoruz. Buna vesile olan yurt içi ve yurt dışındaki tüm güçleri lanetliyoruz. Bununla birlikte, Avusturyalılar’dan ve/veya Avrupa’dan artık sempati ve ilgi beklemekten ve medet ummaktan vazgeçmeliyiz. Çünkü içimizdekilerin yaptığı büyük yanlışlar var. Zira çok çirkin bir bilgi kirliliği, manipüle edilmiş haberler ve yanlış politikalar nedeniyle gerek Türkiye’deki gerekse Avusturya’daki sade vatandaş acı içerisinde. Avusturya’daki sorunlarımızı, Avusturya dışından çözmeye çalışmak sadece düşmanlıkları arttırıyor. Bunun yerine, buradaki sorunlarımızı, burada vereceğimiz demokratik tepkilerle çözmeye çalışmamız ve esenlikle uzlaşmamız gerekiyor. Buradaki en önemli sorunlarımızdan biri olan Türklere yönelik ayrımcılığa karşı, bağırıp çağırmadan, ortak bir paydada buluşarak akılcı ve demokratik bir şekilde tepki vermeliyiz. İkinci büyük sorunumuz ise bilindiği üzere eğitim alanında. Eğitimde, Türk çocuklarına karşı yapılan ayrımcılık, birçok ailenin uzun zamandır muzdarip olduğu bir konu. Yeni Vatan Gazetesi, yıllardır bu konuda haber yapıyor ve yapmaya da devam edecek. Üçüncü önemli problemimiz de işsizlik ve ev konusunda. Avusturya vatandaşı Türkler dahi, iş ve/veya ev ararken korkunç ayrımcılığa maruz kalıyor. Bunun nedenlerinden biri, son yıllarda kendilerini Türklerin temsilcisi olarak tanımlayan kişi, kurum ve kuruluşların Avusturya’da yarattığı kötü intiba. Diğeri ise aşırı sağcı parti ve basın mensupları tarafından yapılan şeytanca propagandalar ve haberler. Açıkça konuşalım ve ister kabul edelim ister etmeyelim, Avusturya’daki birçok kişi ve/veya kurum, artık Türklere iş vermek istemiyor. Onun yerine yeteri kadar Sırp, Slovak, Macar, Çek, Rus, Ukraynalı, Moldovyalı İtalyan ve Alman kalifiye eleman var.

Eğri oturup doğru konuşalım. Karşılıklı olarak farklı fikirlere, farklı görüşlere sahip olabiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken şey; birbirimizi eleştirirken, hakaret, aşağılama, küfür, ihanet ve diğer şeytani çirkinliklerden uzak durmaktır. Türkiye’deki sorunları Avusturya’ya getirmeyelim. Unutmayalım, hepimiz birer Türkiye büyükelçisiyiz. Zehirli bir ortamda, herkesin birbirinden uzaklaştığını ve birbirinden tiksindiğini, partizanca ve çirkince hareket ettiğini görüyoruz. Bu yoldan vazgeçmeliyiz. Din, mezhep, ırk, siyasi görüş ayrımı yapmadan dostluk köprüleri kurmalı ve buradaki geleceğimiz hakkında konuş- malıyız.

Relevante Artikel

Back to top button
Close