Favoriten olayları: „Genç insanlar, eski kızgınlıklar“

Viyana Eyaleti ve Belediyesi´nin önemli bir kurumu olan  "Kinder- und Jugendanwaltschaft Wien" (Viyana Çocuk ve Gençlik Avukatlık Dairesi) Başkanı Ercan Nik Nafs Yeni Vatan Gazetesi'nin geçtiğimiz hafta Favoriten'den vuku bulan ve Avusturya basınında geniş yer verilen olaylar konusunda sorularımıza bir analiz şöyle cevap verdi.

Son günler ve haftalarda Viyana sokaklarında şiddete tanık olduk. Olanlara yüzeysel olarak baktığımızda, ağırlıklı olarak genç erkeklerin başlattığı olaylar olarak düşünülebilir.

Fakat bu şiddetin arkasındaki olayları başlatan neden hiçbir şekilde yeni değil. Bu şiddet yüzyıllık çatışmadan besleniyor ve bir bölünme politikasıyla da ateşleniyor. Olayın failleri de artık hepsi genç değil. Bunların arasında bulunan çoğunlukla arka planda propaganda yoluyla, çocukları ve gençleri etkisi altına alan ve bazı ergenlik yaşındaki gençlerin hayatta karşılaştıkları hayal kırıklıklarını kendi amaçları için kullanan insanlar var.

Her türlü milliyetçi, ırkçı ve kadın düşmanı ideolojiler  en başta demokrasinin önünde ve çok kültürlü toplumumuz için bir engel  teşkil ediyorlar. Kim tarafından başlatıldığı gerçekten önemli değil. Çok tehlikeliler, çünkü insanları ayrıştırıyorlar, insanları biz ve ötekileri diye bölüyorlar. İnsanlar arasında duvar örüyorlar. Turancılık işte böyle insanlık onurunu hiçe sayan bir ideolojidir.

Çoğumuz dünyanın farklı bölgelerinden daha iyi bir yaşam umuduyla Viyana’da bir araya geldik. Kendimiz ve çocuklarımız için Viyana’da barış içinde bir arada yaşayacağımız bir ortam yaratmalıyız. Eğer özgür, eşit ve dayanışma içinde yaşayacağımız bir ortamı yaratmaktan vaz geçersek, o zaman sorunumuz var demektir. Arzuladığımız dünya bizim çabalarımız olmadan kendiliğinden olmayacak. Biz hepimiz demokrasimizi daha da geliştirmeli ve demokrasiyi,  demokrasi düşmanlarına karşı korumalıyız.

Aşırı uçlara katılan ya da katılmış olan hangi görüşten olursa olsun gençlerin çoğu, büyük hak ihlallerine maruz kalıp, fiziksel ve duygusal şiddet yaşamışlardır. Tabii ki, çocuğun refahı için anayasada yetişkinlerin hakları, dini özgürlükler ve daha birçok haklar üzerine yazılı haklar bulunmaktadır.

Çocukların korunması, mutlu bir gelecek ve başarılı bir demokrasinin temel şartıdır.

 Hepimizin üzerine düşen bir görev var: Biz hepimiz; demokrasimizi, demokrasi düşmanlarına karşı korumak için tüm insanların eşitliği ve özgürlüğü için mücadele etmeliyiz.  Ama aynı zamanda çocuklarımızın şiddete maruz kalmadan büyümelerini sağlamak için de mücadele etmeliyiz. Çocuklarımıza ve gençlerimizi gelişmelerini sağlayacak alanlar yaratmalıyız ve onları bizim seçimlerimiz doğrultusunda kararlar almaları için zorlamamalıyız. Onları, beraberce şiddete, ayrımcılığa ve yoksulluğa karşı gelin hep birlikte koruyalım.

Ercan Nik Nafs
Viyana Eyaleti Çocuk ve Gençlik Avukatlık Dairesi Başkanı
Kinder- und Jugendanwaltschaft Wien, www.kja.at

////////////////////////////////////////////////////////////////////

Junge Menschen, alte Ressentiments

In den letzten Tagen und Wochen haben wir auf Wiens Straßen Gewalt gesehen. Gewalt, die, oberflächlich betrachtet, vorwiegend von jungen Männern ausgegangen ist.

Die Motive hinter dieser Gewalt sind aber keineswegs jung. Sie sind genährt aus einem Konflikt, der hundert Jahre alt ist. Sie sind befeuert durch eine Politik der Spaltung.

Auch die Täter sind nicht mehr alle jung. Unter ihnen, meist im Hintergrund, befinden sich Männer, die Kinder und Jugendliche durch Propaganda beeinflussen und die Frustration mancher Jugendlicher und junger Erwachsener zu ihren Zwecken nutzen.

Nationalistische, rassistische und frauenfeindliche Ideologien stehen der Demokratie im Weg. Egal, von wem sie ausgehen. Sie sind gefährlich, weil sie Menschen auseinander bringen, weil sie in „wir“ und „die“ einteilen. So errichten sie Mauern. Der Turanismus ist eine solche menschenverachtende Ideologie.

Die meisten von uns sind in der Hoffnung auf ein besseres Leben aus unterschiedlichen Regionen der Welt in Wien zusammengekommen. Wir haben für uns und unsere Kindern einen Ort zu finden, wo wir in Frieden leben können. Wenn wir aufhören, uns für eine freiere, gleichere und solidarischere Welt einzusetzen, dann haben wir ein Problem. Denn ohne unser aller Anstrengung wird es diese Welt nicht geben. Wir alle sind es, die unsere Demokratie weiterentwickeln und sie auch vor demokratiefeindlichen Tendenzen schützen.

Viele Jugendliche, die sich extremistischen Gruppen anschließen oder angeschlossen haben, haben auch massive Kinderrechtsverletzungen erlebt. Sie haben körperliche und seelische Gewalt erfahren. Doch das Wohl des Kindes steht in der Verfassung über den Rechten der Erwachsenen, über dem Recht auf Religionsfreiheit und vielen anderen Rechten. Der Schutz der Kinder ist zentral für eine glückliche Zukunft und eine gelingende Demokratie.

Hier liegt eine Aufgabe für uns alle: Wir alle sind verpflichtet, unsere Demokratie vor demokratiefeindlichen Tendenzen zu schützen. Indem wir uns einsetzen für die Gleichheit und Freiheit aller Menschen. Aber auch indem wir unseren Kindern ein gewaltfreies Aufwachsen ermöglichen.

Geben wir unseren Kindern Freiräume und Entwicklungsräume und zwingen wir ihnen nicht unsere Lebensvorstellungen und Konflikte auf! Schützen wir sie vor Propaganda! Und schützen wir sie gemeinsam vor Gewalt, Diskriminierung und Armut!

Ercan Nik Nafs

Kinder- und Jugendanwaltschaft Wien, www.kja.at

Relevante Artikel

Back to top button
Close