FPÖ NÖ Başkanı: „Terörist kelimesini deyim olarak kullanıyorum”

NÖ eyalet seçimleri ülkenin geri kalanında da merak uyandırıyor. ÖVP’nin tahtını sallaması beklenen FPÖ NÖ lideri Udo Landbauer’in, Avusturya'nın liberal solcu gazetesi Der Standard’a verdiği röportajda sarfettiği sözler dikkat çekiyor. “Terör” kelimesini deyim olarak kullandığını söylemesi ise tepkilere neden oluyor.

Viyana. Bu kişinin adı Udo Landbauer. Aşağı Avusturya Eyaleti NÖ seçimlerinde en çok oy artışının beklendiği kısa adı FPÖ olan Avusturya Özgürlükler Partisi NÖ lideri. Kendisi aşırı sağcı Avusturyalı bir baba ve Avusturya’ya 1979 yılında sığınmacı olarak gelmiş Müslüman İran asıllı bir hanımın evladı. Babası üzerinden aşırı sağ içinde sosyalleşen Udo Landbauer geçmişte tuhaf çıkışları ile dikkat çekmişti ama şimdi Avusturya’nın 1,4 milyon ile en çok oy kullanan eyaletinden 70 yıldır tek başına iktidar olan kısa adı ÖVP olan Hristiyan Demokrat Partisi olan Avusturya Halk Partisi’nin tek başına iktidarına son verecek. Tüm Avusturya gözlerini Aşağı Avusturya’ya dikmiş durumda. Seçimler Ocak 2023 sonunda.

Avusturya’nın liberal solcu gazetesi Der Standard’ın Udo Landbauer ile gerçekleştirdiği mülakat okunmaya değer. Başlıksa oldukça ilginç,

„’Terörist kelimesini deyim olarak kullanıyorum’ diyor NÖ FPÖ Başkanı”

29 Ocak’ta yapılacak eyalet seçimleri öncesinde Özgürlük Partisi’nin önemli kazanımlar elde etmesi bekleniyor; Landbauer eyalet valisi olmak istiyor.

Dikkat çeken mülakatın ayrıntıları ise şöyle:

STANDARD: Vali olarak, insan haklarına karşı kendinizi sorumlu hisseder miydiniz?

Landbauer: Yurttaşlarımın haklarına bağlı hissederdim. Çünkü insan hakları terimi artık muğlak. Zaten insan hakkı nedir? Buna bir açıklık getirmek gerekir. Vatandaş ve vatandaş olmayan arasında ayrım yapıyorum.

STANDARD: Terim hiç de muğlak değildir: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Avusturya’da anayasal statüye sahiptir. Bunu kabul etmek zorunda kalacaksınız.

Landbauer: Artık uygun olmadığını düşünüyorsanız mevcut yasayı değiştirmek politikacıların işi. İnsan hakları, Avusturya’da 120.000 sığınma başvurumuz olduğu anlamına geliyorsa, Avusturya’nın kendi temel haklar kataloğunu oluşturmanın zamanı gelmiştir.

STANDARD: Vali olarak, Paris İklim Hedeflerine de tabi olacaksınız. Bunu da mı sorguluyorsunuz?

Landbauer: Evet. Çünkü Avusturya, küresel CO2 emisyonlarının yüzde 0,2’sine neden oluyor ve endüstrinin rekabetçi bir şekilde üretim yapmasını giderek zorlaştıran spesifikasyonlara bağlı kalıyor. Aynı zamanda Çin, emisyonların yaklaşık yüzde 30’undan sorumlu ve iklim hedeflerine uymuyor.

STANDARD: Vali olarak iklim hedeflerini ortadan kaldıramayacaksınız, o zaman – yasalara uygun olarak – bu hedefler için çalışır mısınız?

Landbauer: Aşağı Avusturya gibi bir eyaletin de federal düzeyde söyleyecek çok şeyi var– örneğin aşı zorunluluğu Johanna Mikl-Leitner ve ekibi tarafından ekarte edildi. Aşağı Avusturya’daki liberaller eyalet valisini atadığında, yeni federal seçimler ve özgür bir federal şansölye için de yol açık olacaktır. Daha sonra önemli şeyleri düzeltebilirsiniz.

STANDARD: Son nesil aktivistlere „iklim teröristi“ diyorsunuz. Gerçek terörün kurbanlarına hiç saygınız yok mu?

Landbauer: „Birini terörize etmek“ ifadesi de terörle ilgili değil. Kelime oyunları gerçekten abartılı.

STANDARD: Terimi hafife alıyorsunuz.

Landbauer: Neden böyle kavramsal tartışmalarla başlıyorsunuz? „Terörist“ kelimesini bir deyim olarak kullanıyorum. Kavramları saatlerce, günlerce veya haftalarca tartışabiliriz. Ama ele alınması gereken daha mühim sorunlar var.

STANDARD: Yıllardır FPÖ’ye karşı aşırı sağcılığa yönelik her türlü suçlamayı, gerçek aşırı sağcılığın küçümseneceğini söyleyerek savuşturdunuz.

Landbauer: Diğerlerini sadece bizi suçladıkları şeyle suçladım. Bu bir bumerangdı.

STANDARD: Bu tür pozisyonlarla vali olabileceğine gerçekten inanıyor musun? Siyasi konsensüsün çok dışına çıkıyorlar.

Landbauer: İşe yaramazsa, yaramasın. Ama örneğin Bayan Mikl-Leitner’ın aksine ben seçimden önce uygulamak istemediğim hiçbir söz vermiyorum. Ben inancımın arkasındayım. Bununla yüzde beşi ikna edebilirsem, yüzde beştir. Yüzde 30’u ikna edebilirsem, yüzde 30’dur.

STANDARD: ÖVP ile herhangi bir işbirliğine kapalı mısınız?

Landbauer: Bunu asla yapmadım.

STANDARD: Onları muhalefete göndermek istiyorsunuz.

Landbauer: Az önce şunu söyledim: Johanna Mikl-Leitner’ı eyalet valisi olarak seçmeyeceğiz. Çünkü yapamayacağını beş yıldır kanıtladı. Ancak olayları Mikl-Leitner’den farklı gören diğer – aynı zamanda yüksek rütbeli – ÖVP yetkilileriyle yeteri kadar temasım olmadığını düşünmemelisiniz. ÖVP’nin yenilenmesi partiye ve ülkeye yarar.

STANDARD: Seçimden sonra eyalet meclis üyesi olacağınızdan emin misiniz?

Landbauer: Artık bir eyalet meclis üyemiz de var (Gottfried Waldhäusl) ve ben de kulüp başkanıyım. Hükümete fiilen yardım etmeseydik, işler böyle kalacaktı.

STANDARD: Neden partileri otomatik olarak eyalet meclisine çeken anakronik orantılı temsil sistemine bağlı kalıyorsunuz?

Landbauer: Oldukça basit: Orantılı temsil sistemimiz olmasaydı, eyalet hükümeti son beş yılda yalnızca ÖVP’den oluşacaktı.

STANDARD: Kendinizi yönetmek için orantılı temsil istiyorsunuz. Şaşırtıcı derecede dürüst bir cevap.

Landbauer: Elbette! Çünkü en azından, oradakilerin neye karşı oy kullanmaya, neye karşı çalışmaya karar verdiklerini öğrenme şansı hâlâ var. Bunun demokratik siyaset açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

STANDARD: Şarkı kitabı olan eski kardeşliğinizin üyeleriyle hala iletişiminiz var mı?

Landbauer: Evet, tabii ki birçoğu benim gibi Wiener Neustadt’ta yaşıyor. Bunların hepsi kötü insanlar değil.

 

Kaynak: https://www.derstandard.at/story/2000142811703/ich-verwende-terrorist-als-redewendung-sagt-niederoesterreichs-fpoe-chef-landbauer

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"
Cookie Consent mit Real Cookie Banner