Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un yıl sonunda Fransa halkına konuşması alkışlandı

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un ister yurt içinde ister yurt dışında olsun ayrım yapmadan tüm Fransız vatandaşlarına yönelik herkesi kucaklayan yıl sonu konuşması AB'de konuşuluyor.

PARİS. Koronadan hayli sarsılan Fransızlar adeta Cumhurbaşkanı Macron ile moral buldu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un 31 Aralık 2021 yıl sonu konuşmasında, Fransız vatandaşlarını beni seçen ve beni seçmeyen diye ayırmayan, vatandaşları arasında mezhep ayrımı yapmayan, azarlar gibi konuşmayan ve farklı menşeli Fransız vatandaşlarına sen daha değerlisin ve sen değilsin duygusunu vermeyen sözlere yer vermesi Fransa içinde ve dışında yaşayan Fransız vatandaşları tarafından takdir ile karşılandı. AB ülkelerinde ise alkışlandı.

Konuşmasında Fransız vatandaşlarına karşı her türlü kabalıktan uzak, nezaket ve terbiye kurallarına keskin bir şekilde riayet eden, özellikle kimseyi suçlamayan ve yalnız Fransa’dan söz eden Macron’un konuşma metninin Türkçe tercümesi ise şöyle:

 

Sevgili Fransızlar,

 

Fransa’nın büyükşehirlerinden, yurt dışından ve deniz aşırı ülkelerden sevgili hemşerilerim.

Bir kez daha, yılın bu son akşamına da  Korona salgını ve günlük yaşamlarımıza ağırlık veren güçlendirilmiş kısıtlamalar damgasını vurdu. Dolayısıyla sözlerime virüs yüzünden hayatını kaybeden 123.000 yurttaşımızı anarak başlamak istiyorum. Düşüncelerimiz bu anı yas, keder veya yalnızlık içinde yaşayanlarla. Onların hepsini kucaklıyorum. Tüm Fransa onları sımsıkı kucaklıyor.

Ayrıca sağlık krizinin psikolojik sonuçlarından muzdarip olanları veya uzun COVID’den etkilenenleri de inanın unutmuyorum.

Bu akşam hepiniz adına bir kez daha, her gün olduğu gibi 31 Aralık’ta da bizi korumak ve bize bakmak için görev yapan doktor ve hemşirelerimize, ordumuza, polis güçlerimize, itfaiyecilerimize, bakıcılarımıza, evlerimizdeki yardımcılara ve diğer birçok meslek grubuna şükranlarımızı sunmak istiyorum.

Hepimizin bildiği gibi önümüzdeki haftalar zor olacak: virüs yayılıyor ve daha fazla yayılacak, hükümet tarafından bununla başa çıkmak için önlemler alındı. Kültür ve spor sektörleri, restoranlar, oteller, turizm ve sosyal etkinlikleri kapsayan sektörler bu durumun ekonomik sonuçlarını bir kez daha yaşayacak. Onlara gerektiği şekilde ve bu salgının başlangıcından beri yaptığımız gibi yardım edeceğiz.

Ayrıca pandemi nedeniyle birçok faaliyetimiz iptal olacak/düzeni bozulacak. Bu kapsamda kamu hizmetlerinin devamlılığını ve milletin bekasını sağlayacağız.  Sağlamak zorundayız. Ancak kısıtlamaların çok daha fazla olduğu geçen yılın aynı dönemine kıyasla, şu an aşının gücüne ve pandemi konusunda deneyime sahibiz. Bunlar da umudumuzu korumamızı sağlıyor.

53 milyonun üzerinde tam aşılanmış bir ülke olarak dünyada en ön sıralardayız. Hatırlatma dozunu olmuş olan da 24 milyon kişiyiz ve hedefimiz herkesin aşı olmasını ve hatırlatma dozlarını yaptırmasını sağlamak.

Kısıtlamaları olabildiğince azaltarak bu dalganın üstesinden geleceğiz. Başından beri yaptığımız gibi, sahip olduğumuz en değerli şeyi, yani okulu, çocuklarımızın eğitimini korumak için de her şeyi yapacağız.

O yüzden bu gece, büyük bir güç ve inançla tekrar söylemek istiyorum: aşı bizim en güvenilir ve önemli kaynağımızdır. Bulaşmayı büyük ölçüde önler, ağır hastalığı ise neredeyse 10 kat azaltır. Bu nedenle aşısız 5 milyona bir kez daha sesleniyorum. Bu basit işlemi lütfen yapın. Kendiniz için. Yurttaşlarınız için. Ülkemiz için. Bütün Fransa size güveniyor.

Aşı tek başına yeterli midir? Hayır. Bu nedenle, özellikle maske takmak gibi virüse karşı koruyucu kurallara saygı duymak da çok önemlidir.

Hep birlikte, bu imtihanı ilk günden beri sürdürdüğümüz prensipleri takip ederek aşacağız.

Önce kendimizi koruyalım. En savunmasızları, diğer hastalıkların tedavi edilmesi konusunda da büyük baskı altında olan doktor, hemşire ve hasta bakıcılarımızı koruyalım. Ayrıca başından beri yaptığımız gibi “ne pahasına olursa olsun” ekonomimizi ve iş/istihdamı de koruyalım.

Ardından gerçeklere ve bilime dayanarak orantılı önlemler almaya odaklanalım. Başbakan ve bakanların son günlerde yaptığı da tam olarak bu. Özgürlüklerimize baskı yapan kısıtlamalardan kaçınmak ve tüm demokratik ilkelerimize saygı gösterilmesini sağlamak için her şeyi yapıyoruz.

Son olarak kendimiz ve başkaları için başta aşı olmak üzere belirli sorumluluklarımızı gerçekleştirmeliyiz. Özgür bir vatandaş olmak ve her zaman kendisi ve başkaları için sorumlu bir vatandaş olmayı gerektirir. Görevler haklardan önce gelir.

Bir diğer umut sebebi ise yaşadığımız sağlık krizine, yorgunluğuna ve bitkinliğe rağmen ülkemizin ilerlemeye devam etmesidir. İşletme ve yatırım çekmek, fabrikalar açmak, istihdam yaratmak için çalışmaktan asla vazgeçmedik. On beş yılda işsizlik hiç bu kadar düşük olmamıştı. Ülkemizin yeniden sanayileşmesi gerçekten yaşanmaktadır.

Çalışanlarımızı koruduk, en mütevazilerine (orta halli) yardım ettik, engelli vatandaşlarımızı korumak için yatırımlar yaptık, çocuklarımızı daha iyi korumak, büyüklerimizi desteklemek için önlemler ve daha net kararlar aldık.

Gençliğimizi geliştirdik. Beş yıl içinde çırak sayımızı ikiye katlayabileceğimizi (Son yılda yaklaşık 700.000 çırak yetişti), bir buçuk yılda 3 milyondan fazla Fransız’ı istihdam veya eğitim konusunda destekleyen „1 genç 1 çözüm“ adlı bir programı gerçekleştirebileceğimizi kim düşünebilirdi?

Her şeyi erteleyebileceğimiz yerde, kolektif tutkumuzdan asla vazgeçmedik.

İşsizlik sigortası; önümüzdeki Mart ayı başında hayata geçirilecek genç istihdam sözleşmesi; enflasyon ödeneği ile satın alma gücünün artması, enerji yardımı, orta düzey işçilerin maaşlarında artış; iklim çalışmaları ve hayvanları koruma yasaları altında araç filomuzun yenilenmesi, yenilenebilir enerjilerin geliştirilmesi, konutların termal tadilatları ve 1 Ocak’tan itibaren plastik ambalajların kullanımının sona ermesi; Mahsul sigortalı tarım, asgari emekli maaşının 1000 Euro’ya yükselmesi; 2.000 hizmet evinin konuşlandırılması, özellikle bekar anneler için nafakanın otomatik olarak ödenmesi; 25 yaşına kadar tüm kadınlar için ücretsiz doğum kontrolü ve Devlet reformu: sadece son haftalarda ve önümüzdeki aylarda Ulusal Kamu Hizmeti Enstitüsü’nün kurulmasıyla birlikte yaşanacak değişiklikler birçok vatandaşın hayatını değiştirecek.

Fransa, zorluklara rağmen bugün iki yıl öncesine göre daha güçlü.

Bütün bunlar sizlerin ve tabi hepimizin, direniş ruhu, dayanışması, yurt severliği, emeği ve girişimci ruhu sayesindedir.

Bu akşam sizinle konuşurken, önümüzdeki yıl için kesinlikle iyimser olduğumu söylemek istiyorum. Milletimiz için sadece 2022 için değil, gelecek yıllar için de iyimserim. Çünkü göstermekten hiç vazgeçmediğimiz hırs ve dayanışma hepimize umut veriyor.

2022 salgının bittiği yıl olabilir, buna sizlerle birlikte inanmak istiyorum; o sonsuz görünen sorunun sonunu görebildiğimiz yıl.

Ülkemizde hatırlatma dozu seferberliği, virüsün mutasyonunu ve yayılımını engellemek için gerçekleştirilmektedir. Küresel düzeyde ise tüm insanlığı aşılamak için harekete geçtik. Nisan 2020’den itibaren Fransa olarak yoksul ülkelere aşı bağışını başlattık. Biz de bu çabayı artırmak ve bu virüsün sona ermesini mümkün kılmak için çalışmaya devam edeceğiz.

2022 yılı Avrupa için dönüm noktası olmalıdır

Kıtamız son yıllarda çok karalandı. Bölündüğümüz, ortak hareket etmekten aciz olduğumuz, tarihten silineceğimiz söylendi.

Bize benzeri görülmemiş bir ekonomik istikrar ve uluslararası bir konum kazandıran ortak para birimimiz Euro’nun 20. yılını kutlarken bu kriz göstermiştir ki, birleştiğimiz takdirde Avrupa’mız sadece faydalı değildir, aynı zamanda bizim için umut sebebidir.

Avrupa olmasaydı, bugün hatırlatma dozları için düzenlediğimiz seferberlik de dahil olmak üzere bu kadar sayıda mevcut aşımız olmazdı.

Avrupa olmasaydı, kıtamızda dünyanın en iddialı teşvik planlarından bazılarını inşa edemez ve ekonomik sonuçları (büyüme, istihdam yaratma) göremezdik.

Bu gece yarısından itibaren Fransa Avrupa Birliği Başkanlığını devralacak. Sadece 13 yılda bir gerçekleşen bu durumun sizin için bir ilerleme fırsatı olacağı konusunda sözüme güvenebilirsiniz. Sınırlarımızın kontrolü, savunma, iklim planı, kadın erkek eşitliği, Afrika kıtasıyla yeni bir ittifakın inşası, büyük internet platformlarının denetimi ve Avrupa’daki kültür için ilerleme zamanı.

Evet, Birliğimizin taşıdığı değerler (demokrasi, özgürlük ve dayanışma arasındaki denge) çağdaş zorluklarımızı karşılamayı mümkün kılacak değerlerdir. Ve gerçekten de Avrupa’mız, dünyanın ve büyük güçlerin çatışmaları karşısında Fransa’nın daha güçlü olabilmesinin tek yoludur.

2022, Fransa için belirleyici bir yıl olacak.

2022 yine eylem/harekete geçme yılı olacak. Güveninizin verdiği güçle, beni seçtiğiniz görev süresinin son gününe kadar hizmet edeceğim. Elbette yolumuzdan vazgeçmeyecek ve salgın karşısında gerekli tüm kararları ve önlemleri alacağız. Ayrıca, hem bizi geleceğin teknolojileri konusunda güçlü bir ulus yapmayı hem de daha bağımsız hale getirmeyi amaçlayan Fransa 2030 yatırım planını uygulayarak geleceğe hazırlanacağız. Eğitim, kamu araştırmaları, sağlık, kültür ve Fransız halkının katılımına (dahil olmalarına) yaptığımızdan çok daha fazla yatırım yapmalıyız.

Radikal İslamcılığa karşı savaşmak, herkes için düzeni, güvenliği ve huzuru güçlendirmek ve sizi daha iyi korumak için yeni kararlar almamız gerekecek.

İklim taahhütlerimizi yerine getirmek için özellikle enerji açısından yeni ve sorumlu endüstriyel seçimler yapmak zorunda kalacağız.

2022 bir seçim yılı olacak

Önümüzdeki bahar, Cumhurbaşkanını seçip, ardından Millet Meclisine temsilcilerimizi atayacağız. Pandemiye rağmen, bu zorunlu seçimlerin mümkün olan en iyi koşullarda yapılması ve ülkedeki tüm siyasilerin bu amaç için çalışması gerekiyor. Bu duruma özellikle dikkat edeceğim.

Bu yıl Milletimiz için önemli seçimler yapacağız. Bu seçimleri, Fransa’nın izleyeceği yegâne, benzersiz bir yola sahip olduğu inancıyla yapacağız. Biliyorum ki bu seçimleri bize her zaman ilham veren direniş ruhuna, hoşgörü ruhuna ve ortak geleceğimize olan inancımıza sadık kalarak yapacağız. Kendi adıma, o günkü yerim ve şartlar ne olursa olsun, size hizmet etmeye devam edeceğim. Ve anavatanımız Fransa’yı kimse kalbimden sökemeyecek.

Sevgili yurttaşlarım,

Fransa’nın Avrupa’da ve dünyada dinlenmesi ve saygı duyulması için neredeyse beş yıl boyunca çalıştık. Ve başardık.

Aynı şekilde ülkemizi de birlik içinde ileriye taşımak için çalıştık. Çok zor bir yoldu çünkü nesillere, sosyal gruplara, kökenlere, bölgelere karşı çıkmak çok kolay. Ama gerekli bir yoldu çünkü birlikken hiçbir şey Fransız halkına direnemez.

Bu akşam size mutluluk ve başarılarla dolu bir yıl dilerken, hepimiz için şu dileğimi ifade etmek istiyorum: farklılıklarımıza saygı duymaya, kim olduğumuza güvenmeye;  geleceğimize cesaret, güven ve ileri görüşlülükle bakmaya ve o yönde hareket etmeye devam edelim. Kendimiz için dilimize, kültürümüze, laikliğimize bağlı kararlar verelim. Ve özgürlüğü, evrenselliği, yaratıcılığı sevelim.

Birlik olalım, yardımsever olmaya, dayanışmaya devam edelim. Hayatın yanında (tarafında) kalalım. Bunu kendimize borçluyuz.

2022 olasılıkların yılı olacak. Yaşasın Avrupamız. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın Fransa.

Fransa  Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"
Cookie Consent mit Real Cookie Banner