Hukukçulardan İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılma kararına tepkisi: „Uluslararası bağlayıcı sözleşme yürürlüktedir“

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması tartışmaları beraberinde getirirken hukukçular bu durumun, "Yetki gaspı vardır. Cumhurbaşkanının Meclis yerine geçip yasama işlemi yapması durumunda “fonksiyon gaspı” vardır. Bu işlemin yaptırımı “yok hükmünde olması”dır. İstanbul Sözleşmesi‘ni kaldıran CB kararı ancak yasayla yapılabilecek bir işlem olduğu için yoklukla malüldür. Kadına şiddeti önleyici uluslararası İstanbul Sözleşmesi bağlayıcıdır ve yürürlüktedir" olduğunu belirtti.

Hukukçu Kerem Altıparmak da Cumhurbaşkanı’nın Meclis yerine geçip yasama işlemi yapmasını „fonksiyon gaspı“ olarak nitelendirdi. Altıparmak, sosyal medya paylaşımında şunları yazdı: „Cumhurbaşkanının Meclis yerine geçip yasama işlemi yapması durumunda “fonksiyon gaspı” vardır. Bu işlemin yaptırımı “yok hükmünde olması”dır. İstanbul Sözleşmesi‘ni kaldıran CB kararı ancak yasayla yapılabilecek bir işlem olduğu için yoklukla malüldür. Sözleşme de yürürlüktedir.“ 

 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDE ŞİDDETİN TANIMI NEDİR ?

Kadına şiddetin tanımı, „ister kamu ister özel yaşamda“ meydana gelsin, her türlü „fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik“ şiddeti içeriyor.

“Aile içi şiddet”, eylemi gerçekleştiren, mağdurla aynı ikametgahı paylaşmakta olsun veya olmasın veya daha önce paylaşmış olsun veya olmasın, aile içinde veya aile biriminde veya mevcut veya daha önceki eşler veya birlikte yaşayan bireyler arasında meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet eylemleri olarak anlaşılacak.

Aile içi şiddet, „mağdurla aynı ikametgahı paylaşmakta olsun veya olmasın veya daha önce paylaşmış olsun veya olmasın, aile içinde veya aile biriminde veya mevcut veya daha önceki eşler veya birlikte yaşayan bireyler arasında“ olarak tanımlanıyor.

“Kadınlara karşı toplumsal cinsiyete dayalı şiddet”, bir kadına karşı, kadın olduğu için yöneltilen veya kadınları orantısız bir biçimde etkileyen şiddet olarak tanımlanıyor, “kadın” teriminin, 18 yaşından küçükleri de kapsaması belirtiliyor.

ÜCRETSİZ ADLİ YARDIM İMKANI

Sözleşmede „namus“ kavramına atıfta bulunuluyor, „Taraflar kültür, töre, din, gelenek veya sözde ’namus‘ gibi kavramların bu sözleşme kapsamındaki herhangi bir şiddet eylemine gerekçe olarak kullanılmamasını temin edeceklerdir“ deniliyor.

Ayrıca sözleşme „zorla gerçekleştirilen evliliklerin geçersiz ve hükümsüz kılınabilmesini veya sona erdirilmesini temin edecek yasal veya diğer tedbirleri“ alma zorunluluğu getiriyor, başta kadın ve çocuklar olmak üzere şiddet mağdurlarına barınaklar sağlanması da gereklerden biri.

İstanbul Sözleşmesi taciz amaçlı takibin de cezalandırılması istiyor, fiziksel davranışın yanı sıra cinsel mahiyette sözlü veya sözlü olmayan davranışları da „cinsel taciz“ kapsamına alıyor ve cezalandırılmalarını istiyor. Ayrıca mağdurlara, hukuki yardım ve ücretsiz adli yardım imkanı da sağlıyor.

İlgili Linkler

İstanbul Sözleşmesi

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul_S%C3%B6zle%C5%9Fmesi

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"
×
×