İzmir Şubat 2023’de “Geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz“ ikinci yüzyıl iktisat kongresine hazır

İzmir Şubat 2023'de “Geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” başlığı ile düzenlenecek " İkinci Yüzyılın İktisat Kongresine" hazırlanıyor. Kongre'de Türkiye Cumhuriyeti’nin iktisat politikalarına ışık tutulması bekleniyor.

İZMİR. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi hazırlık çalışmaları kapsamında çiftçi, işçi, sanayici, tüccar ve esnaf örgütlerinin katıldığı paydaş buluşmaları tamamlandı. Buluşmalar sonucunda Türkiye’nin farklı yerlerinde faaliyet gösteren birçok sendika, meslek örgütü, kooperatif, dernek ve sivil toplum kuruluşunun ortaklaşa hazırladığı 3 farklı deklarasyon kamuoyuyla paylaşıldı.

Uzman Buluşmaları Ocak 2023’te

Paydaş buluşmalarının ardından 2023 yılının Ocak ayında Geçmişimizi Anlıyoruz, Birbirimizden Razıyız, Doğamıza Dönüyoruz ve Geleceği Görüyoruz başlıklı dört ayrı uzman buluşması yapılacak. Bu toplantılarda kendi alanında uzman birçok isim çiftçi, işçi, sanayici, tüccar ve esnaf temsilcilerinin hazırladıkları üç taslak deklarasyonu tartışacak. Uzman buluşmalarında ele alınan deklarasyonlar Şubat ayında düzenlenecek ana kongreye sunulacak.

Şubat 2023’teki son adımda ise İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi gerçekleştirilecek ve yeni yüzyılın tarım, çalışma hayatı, ekonomi gibi birçok alanına yön verecek politika önerileri tüm Türkiye ile paylaşılmış olacak.

Kongrenin 6 Noktada Önemli Rol Oynaması Bekleniyor

İzmir’de Şubat 2023’te düzenlenecek kongrede, Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin toplumda yarattığı derin umutsuzluğu bertaraf edecek ve gelecek nesillere ilham verecek politikaların belirlenmesi hedefleniyor. Kongreye çiftçi, işçi, sanayici, tüccar ve esnaf örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra bilim insanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sanatçılar ve yazarlar da katılacak.

Kongrenin amacı, Türkiye için yeni ekonomi politikaları belirlenirken sadece ekonomik parametreleri yönetmek değil, aynı zamanda genel olarak ekonomiyi canlandıracak ve gelecek yüzyılın güçlü ekonomisini yaratacak hamlelerin ipuçlarını ortaya koymak.  Kararların Türkiye’de ikinci yüzyılın ekonomisinin tarif edilmesinde 6 farklı noktada önemli roller oynaması bekleniyor.

Kongre kapsamında;

  • Hangi ekonomik yatırımın nerede yapılması hâlinde sürdürülebilir olacağı belirlenecek.
  • Farklı ekonomik sektörler arasındaki ilişkiler ortaya konacak.
  • Türkiye’nin ekonomisiyle diğer ülkelerin ekonomileri arasındaki gerçekçi bağlantılar tarif edilerek rekabet gücünü artıracak adımlar ile yatırımların Türkiye’ye geri dönüşünün nasıl mümkün olacağı belirlenecek.
  • Yatırımların Türkiye’nin ekolojik ve doğal varlığına zarar vermemesini sağlayacak ilke ve kriterleri tarif edilecek.
  • Ekonomik kalkınmaya yönelik politikaların toplumsal çatışma yerine, toplumsal uyumu destekleyici şekilde gerçekleşmesi sağlanacak.
  • Bölgesel ve sektörel kalkınmayı sağlayacak plan ve hedefler ortaya konacak.

Tüm süreç boyunca ortaya konacak plan, ilke ve kararlar, kitap, belgesel, video ve benzeri formatlarda siyasal partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının ve sendikaların kullanımına sunulacak.

Çiftçi Grubu Ön Buluşması

Çiftçi Grubu Ön Buluşması 10 Ağustos 2022 günü Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Çiftçi birliklerinden üretici kooperatiflerine, hayvan yetiştiricilerinden veterinerlere uzanan çoğulcu bir katılımın sağlandığı Çiftçi Grubu Ön Buluşmasına tarım ve hayvancılık sektörünün önde gelen 37 örgütünün üst düzey yöneticileri katıldı. Toplantıya Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren birçok kurum iştirak etti.

Çiftçi Grubu Ön Buluşmasına katılan paydaşların öne çıkardığı önemli başlıklar ise; finansman imkanlarının kısıtlı olması, kamusal desteklerin azlığı, kooperatif örgütlenmelerinin yetersizliği, giderek artan enerji krizi, tarımsal planlamanın yetersizliği, yeni kuşakların tarıma ilgisizliği ve tarım eğitiminin önemi, iklim krizinin mevcut ve uzun vadeli etkileri, tedarik zincirlerine entegrasyon, ulusal gıda politikalarının yetersizliği, tarım arazilerinin talanı, hayvancılığın azalması oldu.

Çiftçi Grubu Teknik Çalıştayı

Çiftçi Grubu Teknik Çalıştayı, Sasalı’da bulunan İZTAM’da (İzmir Tarımı Geliştirme Merkezi) gerçekleştirildi. Toplantıya 41’i fiziki, 9’u çevrim içi olmak üzere 50 çiftçi örgütü katıldı.

Kurumların yönetici ve uzman düzeyinde katılım sağladığı toplantılardaki tartışmalar, ağırlıklı olarak güncel sorunların tarifi ekseninde şekillendi. Katılımcılar tarımda dışa bağımlılık, kamusal desteklerin yetersizliği, tarım alanlarının azalması, iklim krizi gibi Türkiye tarımının geleceği açısından son derece önemli konular üzerine kapsamlı tartışmalar yürüttü.

Çalıştayların öğleden sonra gerçekleşen oturumlarında ise ilk bölümde ifade edilen sorun alanlarına ilişkin çözüm önerileri dile getirildi ve farklı sektörlerin orta ve uzun vadede izlemesi muhtemel eğilimler üzerine istişareler gerçekleştirildi.

Çiftçi Buluşması

4 Kasım 2022’de Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden gelen çiftçi kuruluşları, İzmir’in Ödemiş Ovakent Köyü’nde bir araya gelerek geleceğin Türkiye’sinin tarım politikalarını inşa etmek için buluştu.

Toplantıda 15 temel ilkede uzlaşıldı. Bunların haricinde “Tarımsal Gen Kaynaklarının Korunması ve Geliştirilmesi”, “Ürün Planlaması ve Sulama”, “Üreticinin Örgütlenmesi”, “Gıda Üretim Alanlarının Korunması”, “Satış ve Pazarlama”, “Tarımsal Lojistik ve Depolama”, “Tarımda Eğitim ve İnovasyon”, “Kırsal Turizm” ile ilgili birçok karar üzerinde çalışıldı.

4 Kasım 2022 tarihinde İzmir’in Ödemiş ilçesinin Ovakent Köyü’nde düzenlenen Çiftçi Buluşması’nın sonuç deklarasyonunun ilk taslağı şu şekilde oluştu:

Çiftçi Deklarasyonu

Bizler, Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden gelen çiftçi kuruluşları, İzmir’in Ödemiş Ovakent köyünde bir araya geldik.

Yüz yaşındaki harap olmak üzere olan eski tütün fabrikasında yaptığımız İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi hazırlık toplantısında, geleceğin Türkiye’sinin tarım politikasını inşa etmekle ilgili kararlar aldık.

Bu kararlar, 10 Ağustos 2022 ve 5 Ekim 2022’de yapılan ön toplantılara katılan üretici kuruluşlarının önerileri doğrultusunda şekillenmiştir.

Aldığımız kararların, kongrenin dört uzman masası ve diğer paydaşların da görüşleri alındıktan sonra, Şubat 2023’te İzmir’de vücut bulacak İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin gündemine alınmasına oy birliğiyle (şerhli üç madde hariç) karar verilmiştir.

İlkeler

1. Geleceğin Türkiye’sinin tarım politikaları yerli ve millidir. İthalata dayalı bir tarım politikası kabul edilemez. Özelleştirmeye dayalı, dışa bağımlı, destekleri azaltıcı neoliberal tarım politikaları terk edilerek yerli üretimi ve üreticiyi koruyan kamucu tarım politikalarına geçilecektir.

2. Herkes doğduğu ve yaşadığı yerde doyma hakkına sahiptir. Geleceğin Türkiye’sinin tarım politikası, kırsalda doğan her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına onurlu, nitelikli ve evrensel değerlere erişebildiği bir yaşam hakkı tanır.

3. Gıda hakkı ve sağlıklı beslenme her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının temel hakkıdır. Türkiye tarımının birincil gayesi, bu topraklarda yaşayan herkese yeterli, çeşitli, nitelikli, güvenilir, adil, yerel ve ekonomik gıda sunmaktır.

4. Türkiye tarımının kilit taşı küçük üreticilerdir. Küçük üreticilerin kooperatif ve birliklerini desteklemek geleceğin tarım politikasının asli unsurudur.

5. Tarımsal üretimde kamunun asli görevi arz ve talep arasındaki dengeyi sağlamaktır. Tarım ekonomisinde büyüme için desteklemelere ek olarak ürünün doğru fiyattan satış garantisini sağlayan mekanizmalar kurulacaktır. Üretici, üretim sürecine pazar garantisi olduğunu bilerek başlayacaktır. Bu mekanizmanın başlangıç noktası, makro ve mikro havzalar ölçeğinde stratejik tarımsal üretim planlamasıdır.

6. Yerel tohumlar ve hayvan ırkları gelecek kuşaklara taşınması gereken bir doğa ve kültür mirasıdır. Türkiye’deki tarımsal genetik çeşitliliğin tamamı devlet korumasına tabi olmalıdır.

7. Türkiye su fakiri bir ülkedir. Suyun sınırsız bir kaynak olduğundan yola çıkılarak desteklenen, üreticiyi yoksullaştıran, dışa bağımlılığı artıran ve ülkemizi kuraklaştıran aşırı sulamaya endeksli tarımsal kalkınma politikasına son verilecektir. (ZMO Şerhi)

8. Ürüne göre sulama yapılmayacak, suya göre ürün belirlenecektir. Sulama yatırımları doğru yerde, doğru ürünü teşvik edecek, bölgesel özellikler gözetilerek israfa neden olmayacak şekilde modern sulama sistemleri ile planlanacak ve bu sistem güçlü bir şekilde denetlenecektir.

9.  Tarımsal üretim açısından mera ve ormanlar, ekili ve dikili tarım alanlarıyla bir bütündür. Arazi kullanım planları bu alanların tümünü koruyacak şekilde hazırlanacaktır. Tarım, orman ve mera alanlarının doğal karakteri değiştirilemez ve amacı dışında kullanılamaz. Orman ve mera alanları olduğu gibi korunacak ve gıda üretiminin önemli bir mecrası kabul edilecektir.

10. Türkiye tarımının özünde çeşitlilik vardır. Anadolu ve Trakya birbirinden çok farklı iklim bölgelerine sahiptir. Akdeniz ve Ege’de buğdayın hasat edildiği günlerde, Kuzeydoğu Anadolu’da buğday yeni ekilmektedir. Bu çeşitliliği korumak, canlandırmak ve geliştirmek geleceğin Türkiye’sinin tarım politikasının temel ilkelerinden biridir.

11. Tarımda sadece verim artışı yerine, üretici için gelir artışına endeksli bir iktisadi model izlenecektir. Verimi kısa vadede artıran, ancak orta vadede girdi maliyetini büyüterek dışa bağımlılığı artıran ve üreticiyi yoksullaştıran ürünler desteklenemez.

12. Katma değeri artırmak, tarımsal üretime yapılacak birincil iktisadi müdahaledir. Geleceğin Türkiye’sinin tarımsal ihracatı kaliteli, ülkeye özgü ve rekabet gücü yüksek ürünlere odaklanacaktır. Doğaya bağlı tarım sektöründe kamucu müdahaleler artacak, stratejik ürünlerde tarımsal kamu iktisadi teşebbüsleri yeniden kurulacaktır.

13. Türkiye kırsalında yaşayanların, özellikle de kadın üreticilerin kadim tarım kültürü, Türkiye tarımını geliştirmek için su gibi, toprak ve tohum gibi temel bir kaynaktır. Geleceğin Türkiye’sinde bu bilgiler koruma altına alınarak günümüz koşullarında kullanılmak üzere akademik zemine taşınacaktır.

14. Tarım ekonomisini geliştirmenin temel güvencesi tarımdaki değişim kabiliyetidir. İklim krizi başta olmak üzere dünyadaki ve ülkemizdeki büyük değişimler doğrultusunda, geleceğin Türkiye’sinin tarımı yeniliklere ve inovasyona açık bir ruha sahip olacaktır.

(TMMOB odaları şerhi: Maddenin bütününe değil, sadece iklim değişikliği yerine iklim krizi kavramı kullanılmış olmasına yöneliktir.)

15. Tarımda kadın ve çocuk işçiliğindeki sorunlar çözülecek, mevsimlik tarım işçileri insanca çalışma ve yaşama ortamına kavuşturulacaktır.

İşçi Grubu Birinci Ön Buluşma

İşçi Grubu Ön Buluşması 10 Ağustos 2022 günü Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Farklı konfederasyonlara mensup sendikaların ve meslek odalarının başkanlık düzeyinde iştirak ettiği toplantıya 37 işçi ve meslek örgütünün üst düzey yöneticileri katıldı.

İşçi ve meslek örgütü temsilcilerinin toplantıdaki ortak vurgusu, çalışma hayatını düzenleyen mevcut yasal mevzuatın işçilerin örgütlenme ve hak arama özgürlüklerini kısıtlayan yönleri üzerineydi. Öne çıkan diğer başlıklar ise sendikal haklara yönelik saldırılar, özelleştirmeler, iş yasasından kaynaklanan hak kayıpları, iş güvencesinde yaşanan erozyon, uzun çalışma saatleri ve düşük ücretler oldu.

İşçi Grubu Teknik Çalıştayı

İşçi Grubu Teknik Çalıştayı, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya 35’i fiziki, 9’u çevrim içi olmak üzere 44 sendika katıldı. Kurumların yönetici ve uzman düzeyinde katılım sağladığı toplantılardaki tartışmalar, ağırlıklı olarak güncel sorunların tarifi ekseninde şekillendi.

Katılımcılar çalışma hayatının en önemli, Türkiye’de sendikal örgütlenmenin düzeyi, sendikalaşmanın önündeki engeller sendikal hakları düzenleyen yasal mevzuat ve uluslararası sendikal hareketin durumu üzerine kapsamlı tartışmalar yürüttü.

İşçi Buluşması

İşçi Buluşması, 17 Kasım 2022’de İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. Buluşmaya; Birleşik Kamu-İş, DİSK, HAK-İŞ, KESK ve TÜRK-İŞ’in bileşeni olan 50’den çok sendika ile iki bağımsız sendika katılım gösterdi.

Buluşmada; İş Güvencesi ve Sendikal Örgütlenme, Çalışma Yaşamı, İstihdam ve Sosyal Politika, İş Kollarına İlişkin Düzenlemeler başlıkları altında birçok maddeyi tartışıldı, her madde için tek tek oylama yapılarak fikir birliği sağlandı. Toplantı sonunda üzerinde uzlaşılan maddeler bir araya getirilerek İşçi Buluşması Deklarasyonu’nun birinci taslağını oluşturulmuş oldu.

17 Kasım 2022 tarihinde Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen İşçi Buluşması’nın sonuç deklarasyonunun ilk taslağı şu şekilde oluştu:

İşçi Deklarasyonu

İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin İşçi Buluşması Deklarasyonu birinci taslak şu şekilde oluştu:

Bizler, farklı iş kollarında örgütlü işçi sendikaları, İzmir’de sanayinin gelişiminde önemli rol oynayan Tarihi Havagazı Fabrikası’nda bir araya geldik.

1862 yılında yapımına başlanan ve yaklaşık yüz yıl boyunca onlarca işçinin alın teriyle İzmir’e hizmet eden Havagazı Fabrikası’nda yaptığımız İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi hazırlık toplantısında, geleceğin Türkiye’sinde işçilerin daha adil ve eşit bir ülkede yaşama özlemleri ifade edilecek.

Bu kararlar, 10 Ağustos 2022 ve 5 Ekim 2022’de yapılan ön toplantılara katılan sendikaların önerileri doğrultusunda şekillenmiştir.

Alınacak kararlar, kongrenin dört uzman masası ve diğer paydaşların da görüşleri alındıktan sonra, Şubat 2023’te İzmir’de vücut bulacak İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin gündemine sunulacaktır.

İlkeler

1. Geleceğin Türkiye’si, yalnızca üretim değil, aynı zamanda paylaşım iktisadı ve refahın adil paylaşımı üzerinde yükselecektir. Türkiye ekonomisinin büyümesi ancak işçilerin ve tüm emekçilerin refahının büyümesine paralel olduğu sürece değerlidir.

2. Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı çalışma hakkına sahiptir. Yaşam standartlarının yükseltilmesi, istihdam gereklerinin karşılanması, işsizlik ve eksik istihdamın azaltılması kamunun temel görevidir.

3. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı her işçi ve tüm çalışanlar, maddi ve manevi varlığını geliştirme, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürme, yetenek ve tecrübelerine uygun bir görevde çalışma, çalışma saatleri içinde veya dışında kendi kabiliyetlerini geliştirme hak ve özgürlüğüne sahiptir. Bu haklar, hiçbir ekonomik gerekçe ile tartışılamaz.

4. Demokratik, laik, sosyal hukuk devletine dayalı yeni bir anayasada emeğin hakları güvence altına alınacaktır.

5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler’in insan haklarına ilişkin diğer sözleşmelerinde belirtilen haklar ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) temel sözleşmeleri ile yetkili organ kararları ile Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar Bildirgesi’nde yer alan temel haklardan asla vazgeçilemez. Çalışma yaşamı ile ilgili tüm düzenlemeler için bu haklar temel alınır.

6. Ayrımsız tüm çalışanların ve tüm emeklilerin sendika kurma, kendi seçecekleri sendikalara özgürce katılma, ayrılma ve sendikal faaliyet haklarından vazgeçilemez. Bu haklar her koşulda koruma altında olacaktır.

7. Ayrımsız tüm ücretli çalışanlar, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkına sahiptir. Toplu iş sözleşmelerinde ve yaşamın diğer alanlarında kendi seçtikleri sendikalar tarafından temsil edilecektir. Toplu sözleşme yetkisinin belirlenmesinde referandum ilkesi belirlenecektir.

8. Çalışanların haklarının savunulması Türkiye’de yaşayan tüm yurttaşların demokratik hak ve özgürlüklerinden ayrı tutulamaz.

9. İş yaşamında ırk, etnik köken, dil, din, mezhep, siyasi görüş, yaş, engellilik, toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelim temelli tüm ayrımcılıkları ortadan kaldıracak yasal düzenlemeler yapılacaktır.

10. Güvenceli çalışmak temel bir insan hakkıdır. Bu çerçevede her türlü güvencesiz çalışma biçimi bütünüyle ortadan kaldırılacak ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün “İnsana yaraşır iş” ilkesi çerçevesinde düzenleme yapılacaktır.

11. 18 yaş altındaki hiçbir birey çalıştırılamaz. Çocuk işçiliğine kati biçimde son verilecektir.

12. Kontrolsüz ekonomik büyüme sonucunda oluşan ekonomik yıkımlar, işçilerin de yaşam standartlarını kısıtlamaktadır. Sağlıklı çevresel koşullarda çalışmak her işçinin temel hakkıdır.

13. Can güvenliği üretimden önce gelir. Hiçbir sektörde üretimi büyütmek gayesiyle işçilerin iş güvenliği, sağlığı ve yaşamı tehlikeye atılamaz. İşçi sağlığı ve iş güvenliğini piyasaya açan düzenlemeler terk edilecek, bu süreç akademinin, sendikaların, meslek örgütlerinin ve işçilerin öz denetimine açık bir şekilde düzenlenecektir.

14. İşçilerin uluslararası birlik, dayanışma ve mücadelesi insanlığın ortak değeri ve birikimidir. Geleceğin Türkiye’si, işçilerin uluslararası birlik ve dayanışma mücadelesine güç katacaktır.

Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu Birinci Ön Buluşması

Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu Ön Buluşması 23 Ağustos 2022 günü Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Farklı işveren örgütleri, iş insanları dernekleri, ticaret oda ve borsaları ile sanayici derneklerinin başkanlık düzeyinde iştirak ettiği toplantıda 56 kurum temsil edildi. Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu toplantısı, ulusal ölçekte temsilin sağlandığı bir buluşma oldu. Çevrim içi katılımcılarla birlikte Türkiye’nin bütün bölgeleri toplantıda temsil edildi.

Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu Teknik Çalıştayı

Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu Teknik Çalıştayı, İzmir Ticaret Odası konferans salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya 39’u fiziki, 4’ü çevrim içi olmak üzere 43 işveren örgütü katıldı.

Kurumların yönetici ve uzman düzeyinde katılım sağladığı toplantılardaki tartışmalar, ağırlıklı olarak güncel sorunların tarifi ekseninde şekillendi. Katılımcılar Ar-Ge ve inovasyon girişimlerinin yetersizliği, nitelikli işgücü yetiştirme sorunu, örgün ve mesleki eğitimin güncel sorunları, dijitalleşmenin önemi, Türkiye’nin tedarik zincirlerindeki yeri üzerine kapsamlı tartışmalar yürüttü.

Sanayici, Tüccar ve Esnaf Buluşması

Paydaş buluşmalarının sonuncusu olan Sanayici, Tüccar ve Esnaf Grubu Toplantısı; 1 Aralık’ta 62 farklı kurum temsilcisinin bir araya gelmesi ile Swissotel’de gerçekleştirildi.

Toplantıda; „Dijitalleşme ve Veri Yönetimi“, „Planlama“, „Doğayla Uyum“, „Demografik Hareketlerin Yönetimi“, „Eğitim“, „Kapasite Geliştirme“, „Düşünce Sermayesi ve Yeni Meslekler“, „Yeni Nesil Rekabetçilik“, „Girişimcilik“, „Uluslararası Ağlar ve Turizm“ ve „Enerji“ başlıkları altında onlarca madde tartışıldı. Deklarasyonun temel hatlarını belirleyen 25 ilkede ise oy birliğiyle karar kılındı.

Sanayici, Tüccar ve Esnaf Deklarasyonu

Bizler, Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyetlerini sürdüren sivil toplum örgütleri ve meslek kuruluşlarının temsilcileri olarak İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin Sanayici, Tüccar ve Esnaf Buluşması için İzmir’de bir araya geldik.

Pandeminin hemen ardından, dijitalleşmenin giderek hızlandığı, birçok mesleğin ortadan kalktığı, yeni meslek alanlarının doğduğu ve dünyanın iklim kriziyle yüzleştiği çağımızda sanayi ve ticaret hayatı yeniden yapılanıyor. Hayatın içinden süzülen her yeni bilgi, doğru bildiklerimizi yeniden tanımlıyor.

İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi hazırlık toplantısında, uluslararası alandaki saygınlığının daha da büyüdüğü, doğayla uyumlu, değişime açık, refahın büyüdüğü ve adilce paylaşıldığı, ortak akıl ve uzlaşı temelinde bir Türkiye özlemimizi tarif eden kararlar aldık.

Bu kararlar, 23 Ağustos 2022 ve 5 Ekim 2022’de yapılan ön toplantılara katılan sanayi, tüccar ve esnaf örgütlerinin önerileri doğrultusunda şekillenmiştir.

Alınan kararlar kongrenin dört uzman masası ve diğer paydaşların da görüşleri alındıktan sonra, Şubat 2023’te İzmir’de gerçekleşecek İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin gündemine sunulacaktır.

İlkeler

1.         Demokrasi sadece ticaret ve sanayideki gelişmenin değil, aynı zamanda refahın adil bir şekilde dağılmasını sağlayan temel unsurdur.

2.         İktisadın sağlıklı bir şekilde gelişimi için her türden ayrımcılığı reddeden toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesis edilmesi esastır. Geleceğin Türkiyesi’nin inşasında kadınların karar mekanizmalarından başlamak üzere eşit inisiyatif ve sorumluluk alabilmesinin önündeki tüm engeller kaldırılacaktır.

3.   Geleceğin Türkiyesi’nin toplumsal ve ekonomik düzeni dünya genelindeki yapısal değişimin kavranması üzerinde inşa edilecektir. Bu kavrayış, tüm dünyayı etkileyen ekolojik, politik, sosyolojik, kültürel, teknolojik ve demografik gelişmelerin idrakiyle mümkündür.

4.         Sanayi ve ticarette yalnızca büyüme odaklı bir iktisadi model kabul edilemez. Sürdürülebilir bir ekonomik model inşa edilmelidir. Geleceğin Türkiyesi’nin iktisat politikası toplumun tüm moral ve ekonomik değerlerini geliştiren bir kültürel yenilenme hamlesidir.

5.         Geleceğin iktisadının kendiliğinden, günlük ve popülist siyasi kararlarla gelişmesi beklenemez. Türkiye’nin ikinci yüzyılının sanayi ve ticaret koşullarının daha iyi olması için sistematik ve uzun vadeli bir iktisat politikası inşa edilecektir. Güçlü bir kavrayış içinde uygulanan tüm eylemlerin sonuçları ölçülecek ve yarattığı etkiler düzenli olarak izlenecektir.

6.         İktisadi planlama kültürü, doğası gereği bütüncül, kapsayıcı ve stratejik olmalıdır. Geleceğin sanayi ve ticaret politikası sosyal, siyasal, ekonomik ve ekolojik olmak üzere birbiriyle ilişkili dört ana reform üzerinde yükselecektir.

7.         İnsan türünün yerküre ve atmosfer üzerinde bıraktığı ayak izi, parçası olduğumuz ekosistemin kendini yenileme eşiğini ileri derecede aşmıştır. İklim krizi de bunun sonuçlarından biridir. Doğanın ekolojik döngüleri ve insan türünün ekonomik düzeni arasındaki bu mütekabiliyet dışı koşullar, bizatihi insan da dahil tüm canlıların geleceğini tehdit etmektedir. Geleceğin Türkiyesi, ekoloji ve ekonomi arasında ayrılmaz bir ilişki olduğunu kabul eden yeni bir iktisadi yaklaşım üzerinde inşa edilecek, ticaret ve sanayi politikalarının bu yönde gelişimi sağlanacaktır.

8.         Tüm dünyada, dengesiz büyümenin yerelde ve küresel ölçekte sürdürülemez olduğu anlaşılmış ve bu iktisat anlayışının sonuna gelinmiştir. Ticaret ve sanayi, kontrolsüz sermaye modeli yerine çalışanların, ekonomik aktörlerin, paydaşların, toplumun ve nihayet doğanın da mutluluğunu esas alan duyarlı bir anlayışa evrilmek zorundadır.

9.         Sanayi ve ticaretin istikrarlı gelişimi için yeni bir sosyal mutabakat kurulması esastır. Bu mutabakat, kültürel farklılıkların ve yenilikçiliğin iktisadın temel girdilerinden biri kabul edilmesiyle oluşacaktır.

10.    Geleceğin Türkiyesi’nin iktisadı, teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten ve kullanan bir ruha sahip olacaktır.

11.    Kurumsal, bireysel ve işbirliklerine dayalı girişimciliğin gelişmesi için “ekonomik demokrasinin” gerektirdiği ortam sağlanacaktır.

12.       Ölçekten bağımsız olarak Türkiye’deki sanayici, tüccar, esnaf ve girişimciler ülke ekonomisi için değerli aktörlerdir. Esnaf, sanatkar ve KOBİ’lerin korunmasına yönelik tedbirler güçlendirilecektir.

13.       Kamu, temel stratejiyi belirleyen, kuralları koyan, denetleyen, yatırım ortamını kolaylaştıran, geliştiren ve gerektiğinde paydaş olan bir rol oynayacak ve bu sayede sektörlere yapıcı yön verme işlevi kolaylaşacaktır. Kamunun bu işlevleri tam şeffaflık, hesap verebilirlik ve katılımcılık ilkeleriyle gerçekleşecektir.

14.       Teknolojinin kendi ahlakı ve normlarının insan yaratıcılığı üzerindeki dayatması kabul edilemez. Teknolojinin insan üzerindeki olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi için Teknoloji Etiği Kurulu oluşturulacaktır.

15.       Teknolojinin dönüşümü için entelektüel sermayenin gelişmesi esastır. Kamuya açık bilgiye erişim temel insan hakkı kabul edilecektir. Entelektüel insan sermayesinin, temel bilimlerin ve araştırma çalışmalarının gelişmesine yönelik her türlü kaynak artırılacaktır.

16.       Bölgeler arası gelişmişlik farklarını giderecek sınai ve ticari yatırımlar teşvik edilecektir. Bölgelerin coğrafi karakterine ve ekonomik potansiyeline uygun sektörel kümelenmeye imkân veren bölgesel kalkınma politikaları geliştirilecektir.

17.       Sektörlerin enerji ihtiyacının karbon salımına neden olmayan doğayla uyumlu kaynaklardan sağlanması esastır. Türkiye’nin sanayi ve ticaret dünyası karbon nötr dünya hedefine hizmet edecektir.

18.       Ülkenin uluslararası teknolojik gelişime uygun, stratejik önemi haiz sektörlerinin mukayeseli üstünlük, evrensel rekabet gücü ve katma değeri yüksek üretimini sağlayan sektörel gelişme planları oluşturulacaktır.

19.       İktisadi gelişim için sektörler arası entegrasyon zorunludur. Yerel, ulusal ve küresel ekonomik dinamikler ile sektörler arasındaki sinerjinin çoğalması teşvik edilecek, sektörler arası uyum planları geliştirilecektir.

20.       Geleceğin Türkiyesi’nde doğrusal ekonomi anlayışı terk edilerek döngüsel ekonomi hanelerden makro üretim alanlarına kadar geliştirilecek sektörel ve endüstriyel simbiyoz her ölçekte geliştirilecektir. Böylelikle hammadde tedarik zincirleri güçlendirilecek ve kısaltılacaktır.

21.       Geleceğin Türkiyesi’nde ülkemizin yeni kalkınma anlayışını gerçekleştirebilmesi için 21. yüzyılda uygun yetkinlikler ve becerileri önceliklendiren teknik bilginin yanı sıra insanın biyolojik yetkinliğini toplumsal değere dönüştüren, yaratıcılığı ve müteşebbis ruhu teşvik eden, problem çözme, dijital yetkinlikler, yabancı dil, sosyo-duygusal becerilerini kazandıran bir yaşayarak öğrenmeyi esas alan eğitim anlayışı benimsenecektir.

22.       Düşünce ve bilgi üretimi ekonomik bir değerdir. Geleceğin Türkiyesi’nde fiziki sermayeye dayalı sektörler kadar beşeri sermayeye dayalı sektörler de desteklenecektir. Bunun için hayal gücü ve meslek arasındaki uyumu güçlendiren tedbirler alınacak, katma değerli ve inovatif üretim teşvik edilecek, girişimciliğin önü açılacak, yetenek yönetimi ve ustalaşma sistemine öncelik verilecektir.

23.       Değişim, iktisadın kaçınılmaz temel dinamiklerinden biridir. Geleceğin Türkiyesi, yeni meslek alanlarının gelişimi için sürekli öğrenen evrensel bir kuluçka merkezi olarak inşa edilecektir.

24.       Geleceğin ekonomisi ve iş dünyası eğitimde, istihdamda ve hayatın her alanında gençlere fırsat eşitliği sağlanmadan inşa edilemez. Gençlerin geleceğin en iyi temsilcileri oldukları bilinciyle, yenilikleri yakından izleyen, yaşam boyu öğrenen, teknolojiyi üreten ve geliştiren vizyoner ve etki yaratabilen nesillerin oluşması desteklenecektir.

25.       Türkiye sanayisinde girdi temininde yerel ve bölgesel ara ürün üretimi sağlayan zincirler güçlendirilecektir. Bu doğrultuda ticaret ve sanayide yenilikçilik, yaratıcılık ve tasarım kabiliyeti geliştirilecektir.

Kongrenin sekretaryası İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından yürütülüyor. İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi ile ilgili ayrıntılı bilgi ve etkinlik takvimi için iktisatkongresi.org’u ziyaret edebilirsiniz.

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"
Cookie Consent mit Real Cookie Banner