Karadeniz: „Hepimiz Türk Milletinin bir parçasıyız. Varlığımız birliğimiz daim olsun!“

Avusturya´da Türkiye´nin yöresel dernekler gittikçe dikkat çekiyor.

Viyana – Birol Kılıç  

Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde son on beş yıl içinde kurulan yöresel derneklerin sayısında önemli bir artış oldu. Türkiye göçmenlerinin bir araya geldikleri bu yöresel derneklerde, hem kendi şehir ve yörelerini tanıtmaya çalışıyorlar hem de kendi yöresinin insanlarının ortak sorunlarını beraberce çözüyorlar. Aynı zamanda tasalarını ve mutluluklarını da bir arada barış içinde yaşayarak örnek projelere imza atıyorlar.

Sivas, Giresun, Ordu, Samsun, Yozgat, Gaziantepliler, Kars veya Iğdırlılar diye bu başlayan derneklerin az veya çok olan üyelerinin hepsi, çok candan ve samimi duygularla derneklerine sahip çıkıyorlar, ceplerinden para harcıyor, kafa yoruyorlar. Genel Kurul, Yönetim Kurulu çalışmalarını ve gelir-giderleri çok ciddi takip ediyorlar.

Yöresel derneklere, büyük federasyon ve cami derneklerinden daha fazla güveniliyor

Bu yöresel dernekler, gelene gidene büyük misafirperverlik göstererek her kesimden gelen insanlar için ayrıca bir fincan çay ve kahve ikram ederek, adeta dost bir liman gibi çalışıyorlar. Sadece bu kadar mı? Hayır. Değişik toplantı ve günler ile insanları bir araya getiriyorlar. Üye olsun veya olmasın insanların çoğu, genelde bu yöresel derneklere ilginçtir büyük federasyon ve cami derneklerinden daha fazla güven duyuyor ve kendilerini yöresel derneklerde daha rahat hissediyorlar.

Geçen hafta Viyana’da güzel çalışmaları ile dikkat çeken Giresun bölgesi insanlarının, 12. Viyana’da kurduğu çok güzel bir dernek lokalini ziyaret ettim ve bu güzel derneğimizin üyeleriyle konuşma olanağına sahip oldum. Konuşmamızda, kış aylarında yaptıkları hamsi, yaz aylarında da lahmacun günlerinden elde edilen gelirle başta lokalin kirasını ve diğer masraflarını karşılamaya çalıştıklarını anlattılar. Konuşmanın bir bölümünde Giresun yöresi insanları nereden geliyor ve gidiyor derken, ertesi hafta okuduğum Çepni Türklerinin yoğun yaşadığı bu bölgenin insanları hakkında değişik bir analiz okudum.

İzninizle burada bu metni paylaşıyorum:

„Karadeniz denildiğinde ülkemizde yaygın olan iki büyük yanlış bilgi bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, her Karadenizliye Laz denilmesi, ikincisi ise bölgede ki her Hristiyanlık unsurlarına Rum denilmesidir. Bu tanımlamalar günümüzde neredeyse Doğu Karadeniz için büyük ölçüde kabul görmüştür. Karadeniz’in tarihsel göç hareketleri göz önüne alındığında bu tanımlamalar ne kadar doğrudur?

Karadeniz’in kuzeyinde Rus Ovalarında yüz yıllardır yaşayan Kıpçak Türklerinin bir kolu, 1050 yıllardan itibaren Romanya üzerinden Balkanlara indi. Bizans’a sorun yaratan Kıpçakların bu kolu Eskişehir, Isparta ve Afyon bölgelerine yerleştirildi. Gürcü Kralı 2. David, güçlü bir ordu kurmak amacıyla Kuzeyde ki Kıpçakları ülkesine davet etti. Kıpçak Türklerinin  bir kolu, böylece Kafkaslara inerek hem Gürcü Ordusu süvarilerini oluşturdu, hem de Kars, Ardahan, Erzurum, Bayburt, Artvin, Trabzon, Sinop, Samsun gibi illere yerleşmeye başladı. Burada ki Kıpçak Türkleri Gürcülerin etkisi ile Hristiyanlığa geçtiler. Bizler, Türkler hep Müslüman olur zannediyoruz ama öyle değil. Türk boyları içinden ilk önce Şaman dininden Hristiyan dinine geçen birçok kavim var. Hatta bunların günümüzdeki temsilcileri Moldavya ve Romanya’da hala yaşayan Hristiyan Ortodoks Gagavuz Türkleri.  Bu anlamda Anadolu’da M.S Hristiyan olan Türk kavimleri mevcut.

Aynı dönemlerde Karadeniz’e savaşçı bir Türk boyu daha geldi. Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük rol oynayan Çepniler, Güvenç Abdal liderliğinde 1277 yılından itibaren bölgeye yerleşmeye başladılar. Güvenç Abdal Ocağı idaresinde Alevi-Bektaşi Çepni Türkmenleri Bartın’dan Trabzon’a kadar yerleşip bölgeyi Türkleştirdiler. Çepni Türkmenleri Hristiyan Kıpçak Türkleri ile karşılaşınca Türkçe konuşan bu halk ile savaşmamış birlikte yaşamaya başlamışlardır. Daha sonra diğer Oğuz Boyları da bölgeye gelmiştir. 1461 yılında Fatih’in Trabzon’u alması ile bölge, Osmanlıların yönetimine girmiştir.

Bölgede ki Çepni Türkmenlerinin bir bölümü, daha sonra Şah İsmail liderliğinde ki Safevi Devletinin kuruluşuna katılmak için göç etmiştir. Osmanlı döneminde, Yavuz Sultan dönemi ve sonrasında oluşan baskıcı atmosferde Çepni Türkmenlerinin önemli bir kısmı Sünnileşmiş, Alevi kalmaya devam eden az sayıda ki Çepniler ise yüksek dağ ve bölgelere çekilerek varlığını devam ettirmişlerdir.

Hristiyan Kıpçak Türkleri ise 18. yüzyıla kadar dinlerini yaşamaya devam etmişlerdir. Bu tarihlerden sonra Kıpçak Türkleri Müslümanlığa geçmeye başlamışlardır.

Lazlar bölgenin yerli halkı değildir. M.Ö Kölheti kültürüne mensup halklar bölgeye gelmiş ve Laz ismini onlara Romalılar koymuştur. Lazlar M.S 6. yüzyılda Hristiyan olmuşlardır. Osmanlı kayıtlarına göre 1873 yılında Lazlar 9205 hanede 53 bin kişi olarak tespit edilmiş olup günümüzde ki sayıları 200 bin civarındadır. Günümüzde Artvin’in Hopa, Arhavi, Borçka ilçeleri ve Rize’nin Fındıklı, Ardeşen, Pazar, Çamlıhemşin ilçeleri Laz nüfusu yoğunluğu olan yerleşim yerleridir. Osmanlı hâkimiyeti döneminde Lazlar yavaş yavaş İslam dinine geçmişlerdir. Günümüzde Lazlar, Hanefi mezhebinden Sünni Müslümandır.

8.yüzyıldan itibaren bölgede az sayıda Gürcü nüfusunun olduğu bilinmektedir. Ama asıl Gürcü nüfusu 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı 93 Harbi’nden sonra bölgeye yerleşmeye başlamıştır. Osmanlı hâkimiyetinde 16. yüzyıldan itibaren Gürcülerin bir kısmı Müslüman olmaya başlamıştır. Günümüzde Gürcü nüfusunun en çok olduğu yerler Borçka, Şavşat, Fatsa, Ünye, Ordu, Terme, Rize Pazarcık ve Çarşamba yöresidir.

Rumlar ise bölge halkıyla karışmayıp mübadele yıllarında (1923-1925) Yunanistan’a göçmüşlerdir.

Kısacası Karadeniz’de herkes Laz değil, Hristiyanlığa ait her unsur da Rum değildir. Karadeniz bölgesi yoğun bir Çepni-Kıpçak nüfusu ve kültürü barındırdığı gibi Laz ve Gürcü nüfusu da bölgede varlığını devam ettirmektedir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de belirttiği gibi “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” Hepimiz Türk Milletinin bir parçasıyız. Varlığımız birliğimiz daim olsun.

 

 

Relevante Artikel

Back to top button
Close