Lezbiyen Yahudi kadından insanlık dersi

20. Mai 2018
1975 Views

Kazım Balaban yazdı…

*

Birkaç sene önce, aylardan Nisan, günlerden Salı idi. Çalıştığım gazetede bayan gazeteci iş arkadaşım telaşla odama geldi.

-Balaban Bey. Çok önemli bir işim var. Sizden başka kimse bana yardımcı olamaz. Lütfen bana yardım et. Ama acele, çok acele.

– Sakinleşin. Ne oldu? Nasıl yardımcı olabilirim?

– Biliyorsunuz Avusturya’da şimdiye kadar Lezbiyen olanların evlat edinme hakkı yoktu.

Kısa süre önce yasa değişti ve Lezbiyen ailelere evlat edinme hakkı tanındı. Biz de uzun süredir küçük bir kız çocuğunu evlat edinmek için bekliyorduk. Yasa değişince Gençlik Çocuk Dairesi (Jugendamt) bize mektup gönderdi evimizin evlat edinmek için müsait olup olmayacağına bakacaklar. Mektup dün geldi ve Gençlik Dairesi görevlisi Pazartesi gelecek. Evimiz hazır değil. Zaman çok kısa. Bu evin hazırlanması gerek. Lütfen bize yardımcı ol.

-Size nasıl yardımcı olabilirim?

– Bir odayı çocuk odası yapmak istiyoruz ama oradaki dolaplar siyah ve beyaza boyanması gerek. Odaya badana yapılması gerek. Çocuk odası için yatak dolap gibi mobilya alacağım ve bunun kurulması gerek. Bu işlerden anlamıyoruz. Firmalara başvursak haftalar sürer. Zaman çok kısa.

-Merak etmeyin bu sorunu çözeriz. Akşam sizde buluşalım ve yapacak işlere bakayım. Pazartesiye kadar tamamlarız.

-Zaman çok kısa. Gerçekten başarabilir misiniz?
-Merak etmeyin. Başarırız.
…..
Akşam evinde buluştuk ve hafta sonu bütün işin bitirileceği sözü verdim. Rahatladı ve çok memnun kaldı.

Ünlü bir gazeteci olan bayan iş arkadaşım Yahudi idi. Halen de aynı gazetede köşe yazarlığı yapmaktadır. Kendisinin Lezbiyen olduğunu özellikle vurgulayan biriydi. Avusturya’da Lezbiyen haklarını savunan çalışmaların içindeydi. Ve doğal olarak çevresinin bir kısmı Lezbiyenlerden oluşuyordu.

Evinde 3 gün çalışarak gösterilen bütün işleri tamamladım. Oda ve dolaplar boyandı. Fazla mobilyalar kaldırıldı. Yeni mobilyalar montaj edildi ve oda küçük bir çocuğun kalabileceği hale getirildi.
…..

Birlikte yaşadığı bayan dışında evine genç bir kız geliyordu. İlişkileri çok iyiydi ve Anne-Kız gibiydiler. Yabancı kökenli olan bu kız evde çok rahat hareket ediyordu. Sohbetleri, ilişkileri çok samimi idi.

-Bu kız kim? Diye sordum.

-‘’Evladımız sayılır’’ dedi.

Öğrendim ki 18- 19 yaşlarındaki bu kız Afganistanlı imiş. Anne ve babası Taliban’ın bombalı saldırısı sonucu öldürülmüşlerdi. Afganistan’da ki Birleşmiş Milletler Mülteci Komiserliği bu kızı ve ağabeyini Avusturya’ya getirmişti. Ne kız, ne de ağabeyi okuma- yazma bilmiyorlardı. Yaşları yüksek olduğu için normal okula gitme şansları da yoktu.

Biri bu Yahudi bayan gazeteci olmak üzere 5 Lezbiyen hanım bu kızın eğitimi için özel eğitim veren bir okulun eğitim masraflarını tamamen üstlenmişlerdi. Her biri 6 senedir aralıksız ayda 120 Euro ödüyorlarmış. Kız bu sürede Almanca öğrenmiş ve artık ortaokula gidiyordu. Ağabeyinin eğitim masraflarını kimin üstlendiğini sormak aklıma gelmemişti. Bu genç kız yıllardır kendisine maddi destek sunan bu Lezbiyen ailenin evine gelip gidiyor ve artık onlarla Anne – Kız gibi olmuştu.

Kadın Yahudi, bu kız ise Sünni- Hanefi İslam idi.
Kadın Avrupalı, kız ise Asyalı idi.
Kadın Avusturyalı, kız ise Afganistanlı idi.
Kadın Almanca, kız ise Afganca konuşuyordu.

Ortak noktaları neredeyse yok gibi idi. Ve gelenekleri de tamamen farklı idi. Ancak Yahudi ünlü gazeteci kadın bu farklılıkları tamamen bir zenginlik görüyor ve onaylamadığı, bir parçası olmadığı bir politika sonucu mağdur hale düşen bu kızın geleceği için sabırla gösterdiği büyük özveri ile büyük umut oluyordu.

Kız bu süre içinde Almancayı mükemmel olmasa da öğrenmişti. Neşeli ve hayata olumlu bakıyordu. Güzel hayalleri vardı. Bu kadınlar ona geleceği konusunda her türlü desteği sunuyorlardı.

Aynı Yahudi kadın buna ilaveten şimdi de küçük bir çocuğu evlat edinecekti. Baba 44 yaşında bir Türk, anne 16 yaşında Sloven bir kızın gayri resmi ilişkisi sonucu dünyaya gelen bir sebildi. Evli olan Türk, düzeni bozulmasın diye kızına sahip çıkmamıştı. Henüz kendisi de çocuk sayılan anne ise ailesi onaylamadığı için kıza annelik yapacak durumda değildi. Bebeğe devlet sahip çıkmıştı ve evlat edinme koşulları elverişli olan ailelere sıkı kontroller dahilinde evlat olarak verebiliyordu.

Bu kadın şimdi büyük bir heves içinde bu bebeği evlat edinme heyecanı yaşıyordu. Lezbiyenlerin evlatlık edinme haklarının olabilmesi için aktivist olarak çaba göstermiş, yasa çıkınca da bundan yararlanmak istiyordu.

Çocuk dahil masum halka kurşun sıkan ve katleden İsrail devletinin zalim politikasına karşın bu kadın bir Yahudi olarak çok az insanda görülen özveri ile mazlumlara sahip çıkıyor zamanını, maddi imkânlarını yıllardır seferber ediyordu. Bu kadının başka kimlere ne gibi yardımlar yaptığını bilmiyorum. Zaten o fedakâr bir insan olarak yaptıkları yardımları anlatan biri de değildi. Uzun yıllardan bu yana aynı işyerinde çalışmamıza rağmen bütün bunları evinde kendisine yardımcı olurken tesadüfen öğreniyordum.
…..
İsrail devletinin masum Filistin halkına dönük katliamlarından dolayı Yahudileri / Yahudiliği sorumlu tutma anlayışı yanlış bir anlayıştır. Nasıl ki İŞİD, EL Nusra, Taliban, Müslüman kardeşler veya Boko Haram gibi sapık katiller sürüsünün yaptıkları barbarlıklardan dolayı İslamı sorumlu tutma anlayışı yanlış ise, Yahudi İsrail devletinin katliamlarından dolayı da Yahudileri / Yahudiliği suçlamak o kadar yanlıştır.

Her ulusun, her aidiyetin, her dini inancın içinden kötü insanlar çıktığı gibi iyi insanlar da çıkmaktadır. Olgulara toptancı mantığı ile yaklaşmamız yanlış olur.

Oturup kendimiz ile kıyaslayalım. Hangi birimiz bu kadının başka din, ülke, kıta ve ulustan olan bu kişilere gösterdiği özveriyi yapıyoruz? Veya kaçımız aynı fedakârlığı gösteriyoruz? Uygar insan dünyada barışın hakim olmasını ister. Büyük Atatürk’ün ‘’Yurt’ta Sulh, Cihan’da Sulh’’ şiarı tam da buna işaret eder. Unutmayalım ki cihanda çok farklı aidiyetler mevcuttur.

Muhabbetlerimle

Not: Bu kadının özverisinden etkilenerek ben de rica edip yaptığım iş için sembolik olarak çok küçük bir ücret aldım. Israrım sonucu kabul ettirdim.

You may be interested

Öğretmenler Sendikası’ndan “Almanca teşvik sınıfları” eleştirisi
BILDUNG/EĞİTİM
35 views
BILDUNG/EĞİTİM
35 views

Öğretmenler Sendikası’ndan “Almanca teşvik sınıfları” eleştirisi

Yeni Vatan 3 - 20. Juni 2018

VİYANA - Sonbahardan itibaren faaliyete geçmesi planlanan Almanca destek/teşvik sınıfları hakkındaki eleştiriler bitmek bilmiyor. Kamuoyundaki ateşi bir nebze söndürmek amacıyla…

AB vatandaşlarının yüzde 5’i evinden çalışıyor
Dünya / Welt
206 views
Dünya / Welt
206 views

AB vatandaşlarının yüzde 5’i evinden çalışıyor

Yeni Vatan 3 - 20. Juni 2018

BRÜKSEL - Avrupa Birliği (AB) vatandaşlarının yüzde 5'i, işlerini evden yürüttü. Avrupa İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) 2017 verilerine göre, AB vatandaşlarının…

Avusturya Eğitim Sisteminde Ayrımcılık Yüzde 268 Arttı
Avusturya / Österreich
49 views
Avusturya / Österreich
49 views

Avusturya Eğitim Sisteminde Ayrımcılık Yüzde 268 Arttı

Yeni Vatan 3 - 19. Juni 2018

VİYANA - Avusturya'da iki yıldır eğitim sisteminde, din, cinsiyet, kültür, etnik köken ve benzeri nedenlerle ayırımcılığa maruz kalan öğrenci ve…