LIGHT OF HOPE buluşması: 7. Kasım. 2019, Heldenplatz

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti (Türkische Kulturgemeinde in Österreich TKG) dikkat çeken basın bildirisi  şöyle  :

7.Kasım.2019,  1010, Heldenplatz’da saat 19:00´da Avusturya Universitelerin’de okuyan Musevi asıllı gençlerin her yıl düzenlediği ve kısa adı IKG olan Avusturya Musevi Cemaati’ nin desteklediği “LIGHT OF HOPE” adlı yürüyüşüne katılmak amacı ile buluşalım.

7. Kasım. 1938 tarihinden sonra  Nazilerin Viyana başta  olmak üzere tüm Avrupa’da Yahudiler ve   kendilerinden farklı düşünen siyasi görüşlü insanlara karşı hunharca yapılan katliam ve soykırımları anmak amacı Heldenplatz’da başlayacak  “LIGHT OF HOPE” adlı yürüyüşe  Avusturya Türk Kültür Cemiyeti TKG’nın üyeleri ve dostları olarak katılacağız.

Bu konuda Avusturya’da yaşayan Türkler’ in ve müslümanların Avusturya Devleti tarafından zorla komik tedavi yöntemlerine maruz kalması gerektiği gibi siyasi görüşleri tekliflerini ayrımcı ve ırkçılığın en alçak düzeyi olarak red ediyoruz. Varsa bir tedavi yöntemi buyrun tüm Avusturya’da herkese tabii tutulsun Türk toplumuda bu çoğunluğun içinde görevini yapar. Bir yandan Yahudilere karşı ırkçılık ve soykırım lanetlenirken diğer tarafdan Avusturya’da yaşayan Türk asıllı vatandaşlara Yahudiler kullanarak Avusturya sağının , Hiristiyan muhafazakar siyasi kesimin ve sözde Sol kesimin aşağılamak, karalamak ve ırkçılık yapmaya kalkması kelimenin en hafif tabiri terbiyesizliktir. Red ediyoruz. Ne Türkler toptan Yahudi nede Yahudiler’de toptan Türk düşmanı değildir.
Doğru birileri içimizen ve dışımızdan küstahca ve kin içinde Türk ve Yahudileri birbirine düşman yapmak istiyor.
Dikkatli olalım. Avusturya’da birilerinin 5. Kolu olup  maddi, manevi ve siyasi çıkarlar için ajan ve provakatörlük yapmayalım.
Sahtekarlık ve samimiyesizlik ile kraldan çok kralcı olmayalım.  Avusturya’da yaşayan Türkiye göçmenlerini din istismarı, Atatürk istismarı ve ucuz milliyetçilikler ile yarı cahil bırakıp maddi ve manevi sömürüp zalimlik yapmayalım.
Unutmayalım,”Allah’ ın laneti zalimlerin üzerinde olsun” (Araf, 44) ve “Aklını çalıştırmayanlar üzerine Allah lanet ve pislik yağdırır”( Yunus, 100)  indirilmiş Ayet-i Kerim vardır… Gökten tezek yağacak değil. Bakın her gün  bu kadar varlık içinde kendiniz ne görüyorsunuz. Kimseyi temsil etmeyi bırakalım..Bu kadar yağan lanet ve pislik içinde ilk önce toptan bir tövbe edelim, yanlışları tekrarlamayalım.  Aynalara küs olmayalım. Ne oldum delisi ise olmaktan çekinelim. Emin sıfatlı insanlar olalım.
 
 
Gelin izninizle tarihe kısaca ışık tutalım:

Atalarımız Avrupa´da ki Musevilere kapısını açmıştır…

Atalarımız yüzyıllar boyunca Musevine dinine mensup çeşitli milletlere ait insanlara topraklarını aşmış veya onları İspanya ve Portekiz’de olduğu gibi 1492 yıllarında bizzat oralardan gemiler ile kurtarıp kendi ülkesine getirmiş ve onlara o çağın çok ilerisinde büyük haklar ve devletin birçok önemli kademelerinde görevler vermiştir. Bu zaman içinde tüm Avrupa’da ve Rusya’da Yahudiler gettolar da yaşıyor, katliamlara uğruyor ve her türlü insanlık dışı mualemeye maruz kalıyorlardı  Belge (I)

Atatürk Türkiyesi Avrupa´da ki Musevilere kapısını açmıştır…

Avusturya ve Almanya´da Naziler  1938 -1945 yılları arasında yükselerek hem kendi ülkelerinde hem de başta Polanya, Macaristan, Fransa, Ukrayna, Rusya, Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkelerinde  yaşayan o ülke Musevi dinine mensup vatandaşları alçakca o ülkenin kanunlarını hiçe sayarak toplama kamplarına sınırdışı ederek  yollarken  Atatürk Türkiyesi Avrupa´da ki Musevilere kapısını açmıştır…Daha fazla açmalımıydı? Evet açmalıydı.Bu övünelecek bir durum veya Yahudiler’ in başına kalkılacak bir durum değildir. Bu bir insanlık görevidir. Az yapılmıştır ama asla fazla yapılmamıştır. Ama şu anda tarih içindeki gerçekler sisleniyor, manipüle ediliyor  ve bu insanlığı yapan milletin çocuklarına başta Avusturya olmak üzere Avrupa’da bu konuda Yahudiler kullanılarak eziyet ediliyor, aşağılanıyor ve toptan Yahudi düşmanı gösterilerek Avrupa’da 6 milyondan fazla Yahudi’ nin soykırımına uğramasından sanki Avrupa’da ki Türkler “göbek atıyor” gibi ifadeler ile şeytanlaştırılıyor. Türkiye’de ki siyasiler bunu kendi ve çevresinin çıkarlarının nefsi darlığı ile  göremiyorlar.  İç politikada üç beş oy daha fazla almak için veya dünyada Araplar’ın gözüne girmek için açtıkları kapanması zor yaralar  ve depremler büyük. Türkiye’nin anlı ve şanlı geçmişinden doğan artıları adeta yok sayılıyor ve eksi haline dönüştürülüyor. Acı verici!

10. Kasım.1938 Kristallnacht

Kristallnacht, “kırık camlar gecesi” (9 – 10 Kasım 1938), Nazi Almanyası’nda Yahudilere yapılan ilk büyük katliamdı.

SS Generali Heydrich’in 10 Kasım 1938 (Kristallnacht, “kırık camlar gecesi”, Yahudilere yapılan ilk büyük katliamdan önce)’de Eyalet Polisi Merkez Bürolarına ve Saha Komutanlıklarına mesajı: Selamlar: Bu gece Yahudilere karşı yapılacak önlemler.

Sadece Alman hayatına veya mülküne zarar vermeyen davranışlar yapılabilir (örneğin sinagoglar – Yahudi din evleri- yangının mahallelerde yayılma tehlikesi olmadığı sürece yakılabilir). Yahudilerin iş yerleri ve evleri tahrip edilebilir, fakat yağmalanamaz. Polis bu yönergelerin infazını gözetim altında tutup, yağmacıları tutuklamakla görevlendirilmiştir. İşyerlerinin bulunduğu sokaklarda Yahudi olmayan müesseseler her ne pahasına olursa olsun zarar görmemeleri için korunacaklardır. Gece gerçekleşen olaylar kontrol altına alınır alınmaz, belirlenmiş görevliler, her semtte yerel hapishanelerin alabildiği kadar Yahudi’yi, özellikle varlıklı Yahudileri tutuklayacaklardır. Başta sadece sağlığı yerinde, fazla yaşlı olmayan erkek Yahudiler tutuklanacaklardır. Tutuklama işlemleri biter bitmez uygun görülen toplama kampıyla irtibata geçilip Yahudilerin kamplara vakit kaybetmeden yollanması ayarlanacak…

Kristal Gece (Almanca ad ile Kristallnacht), 1938’de   9 Kasım’ı 10 Kasım’a  bağlayan gece, Nasyonal Sosyalist Partisi idâresi tarafından düzenlenen ve Yahudilere  âit ev, iş yeri ve  sinagoglara yapılmış kanlı ve ölümcül saldırıların gerçekleştiği gecenin adıdır.

O gece gerçekleşen yağma eylemleri sırasında ev, işyeri ve ibâdethanelerin tuz buz olmuş camları her yere saçılmış ve o meşûm gece ve o gecede yaşanan olaylar, halk arasında “kristal gece” şeklinde hatırlanır olmuştur. Olayların “resmî” asıl ismi, Almanca “Novemberpogrom“, yâni “Kasım Kıyımı”dır.

“Kasım Kıyımı” adı verilen süreçte, 7 ile 13 Kasım 1938 arasında toplam 400 kişi öldürüldü. 1400 sinagog, Yahudîlere âit çok sayıda dinî veya sivil toplantı mekânı, binlerce işyeri, dükkân, ev ile birlikte Yahudî mezarlıkları talan ve yağma edildi.10 Kasım’dan sonra 30.000 Yahudî, toplama kamplarında gözaltına alındı, yüzlercesi bu kamplarda ya da kamplarda gördükleri muamelenin etkileri sonucu öldü.

“Kasım Kıyımı”, 1933’te başlayan Yahudî düşmanlığının düzenli bir takibe dönüşmesinin başlangıcı olarak kabul edilir. Olaylar, 3 yıl sonrasında da  Yahudi  Soykırımı’na dönüştü. Bu süreçte “Kasım Kıyımı”, Yahudî Soykırımı’nı hazırlayan temel olaylar arasında kabul edilir.

Viyana’da Türk Mabedi (Der Türkische Tempel) 10. Kasım.1938 yakılıyor

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

10 Kasım 1938 yılında  başta Paris ve tüm Almanya Sinagogları yalan ve dolan bahaneler ile Hitler Başkanlığı’nda Nasyonel Sosyalist Alman Devleti tarafından eş zamanlı yakılırken Viyana´da TÜRK MABEDI (Belge II) adı altında Osmanlı zamanında Viyana şehrine  1718 yılında imzalanan Pasarofça Anlaşması’ndan doğan haklar ile gelen başta İstanbul, Edirne ve İzmir’den gelen  Türk Museviler’in gururla kurdukları Sinagogu’da yakılıp yıkılmış hatta tüm yıkım masraflarının parası Türk Musevi Avusturya Cemiyeti’ne Viyana’da ki Nazi Hükümeti tarafından inanılmaz bir şekilde yollanmış ve zorla ödettirilmiştir.  Bununla ilgili Viyana’da Viyana Musevi Müzesi’nde 2010 yılında düzenlenen ” Die Türken in Wien” adlı sergiye TKG  maddi ve manevi olarak sponsor olmuştur. (Belge III) Kısaca Türkler yaşatırken Naziler yakmışlar, yıkmışlar, çalmışlar ve soykırım yapmışlardır…Avusturya’da 1938 öncesi 230 bine yakın Musevi asıllı vatandaş yaşıyordu. 200 bine yakını Viyana’da. 1945’den sonra bu sayı binlere düşmüş ve şu anda bu sayı resmi sayılara göre çoğu Rusya’dan göç etmiş Museviler  ile birlikte Avusturya Musevi Cemaati’ne üye sayısına göre 1o bine yaklaşmıştır. 1938’den önce Viyana’da Türk Musevi Cemaati yıllarca aktiv olarak ikinci Viyana’da Zirkusgasse 22’de Türk Mabedi adlı Sinagogu cevresinde toplanmışlardır.

Avusturya´da yaşayan Türk asıllı Avusturya veya Türk vatandaşlarının Yahudilere karşı gocunacakları hiç bir utançları yoktur.  Tam tersine Türkler tüm dünyadaki milletleri din, dil, ırk farkı gözetmeksizin kardeş olarak görmeyi Atatürk Türkiyesin’de öğrendik. Kimse kışkırtmasın yeter…

Bu anlamda her yıl olduğu gibi Avusturya Musevi vatandaşlarının her yıl 7. Kasım tarihinde Heldenplatz´da toplanıp birinci Viyana´da Judenplatz ´ a kadar LIGHT OF HOPE adlı yürüyüşüne katılacağız. Amacımız Avusturya takribi 60 bin tüm Avrupa´da 6 milyon Musevi asilli vatandaşın medeniyetin merkezi olarak kabul edilen Batı’nın kalbinde sadece “Yahudi dinine mensup oldukları için’  toplama kamplarında veya şehirlerde soykırıma uğramasının acısını paylaşmak ve saygı duruşunda bulunarak tarihten nefret değil ders çıkarmaktır.

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti olarak bu anlamda Avusturya´nın Mauthausen toplama kampında soykırıma uğrayan müslüman ve musevi Türk vatandaşlarının anısına Avusturya ve Türk Devleti´nin temsilcilerinin hazır olduğu bir törenle bir anıt dikerek 2010 yılında ölümsüzleştirmiştik. (Belge IV)

Gelin 7. Kasim.2019 tarihinde saat 19:00´da Heldenplatz´da sessizce LIGHT OF HOPE yürüyüşüne katılalım, acıları paylaşalım ve Avusturya yakın tarihini iyi öğrenerek  yeni vatanımız Avusturya’da  Musevi ve Türk asıllı insanların arasına konmak istenen nifak tohumlarına karşı tariyi iyi biliyoruz, acınızı paylaşıyoruz,  barış, esenlik ve kardeşlik ve istiyoruz diyerek cevap verelim.

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti
Türkische Kulturgemeinde in Österreich TKG

Kaynaklar:

Belge (I)

Belge (II)

Belge (III)

AUSTELLUNG: „DIE TÜRKEN IN WIEN-GESCHICHTE EINER JÜDISCHEN GEMEINDE“ IM JUDISCHEN MUSEUM

Belge(IV)

Relevante Artikel

Back to top button
Close