Moralleri yüksek tutalım!

Oturup sakince bir kahve içip kızmadan özeleştiri yapma zamanı değil mi?

Yeni Vatan Gazetesi / Başyazı /  Ekim 2018

Değerli okuyucularımız, 2018 yılının sonuna doğru hızla ilerlerken gelen haberler pek hoş değil. Başta vatandaşlık sorunları olmak üzere, uyuşturucu, iş piyasasındaki zorluklar, ayrımcılık, okullarda eğitimle ilgili sıkıntılar, gençlerimizin problemleri ve yaşlılarımızın giderek büyüyen sorunları karşısında ne yapılmalı?

Bu konuda ciddi ve büyük sivil toplum örgütleri, ne yazık ki çok yetersiz kalıyor. Çünkü kendileri, Avusturya’da birçok konuda, sorunların müsebbibi yani nedenleri olarak görülüyor. Kendi dar çevrelerinin sorunlarına ideolojik olarak yaklaşan bu “sivil toplum örgütlerinin” adı ile hareket eden “siyasi parti”  kuruluşların, artık karar vermesi gerekiyor.

Türkiye´de ki bir partinin herhangi bir  Avusturya teşkilatı olarak nereye kadar gidilebilir? Avusturya partilerinin hemen hemen hepsi, bu kadar sorun arasında özünde bununla ilgilenmiyor belki ama yeri geldiğinde de bu duruma karşı çıkıyor. Kısa Avusturya’da Türkiye orjinlik partileri istemiyorlar. Buraki sorunları Türk partileri değil Avusturya partileri çözer, gelin bizim partilerimizde samimi, saydam bir şekilde sadece Avusturya’da yaşayan insanların yerel  sorunlarını çözmek için siyaset yapın deniyor.Çocuklarımızın, gençlerimizin, yaşlı insanlarımızın sorunlarını, buradaki parti ve ilgili makamlar ile çözebiliriz. Türkiye sorunlarını buraya getirmeyin deniyor. Türkiye’de ki partilerinin gelip Avusturya’da vatandaş sorunu çözüyoruz adı altında  lobisini yapmayın diyorlar.  Siz karar verin. Kim haklı?

Vatandaş yaz diyor ve göz yaşı döküyor:
 “Yangını Avusturya´da çıkaran kundakçıların yani milletin başını Avusturya’da belaya sokanların, itfaiye eri gibi ortaya çıkıp afra tafra yaparak hala bu işten maddi ve manevi kazanç sağlıyor olmaları artık rahatsız ediyor. Bunların oturulup bağırmadan çağırmadan bir kahve eşliğinde öz eleştirisi yapılması. Toplumun başını bu kadar belaya sokup bundan birde maddi manevi nasiplenip sonra kalkıp nerede kalmıştık diye gündeme geçmek milleti aptal yerine koymak, aşağılamak, zekası ile oynamak değil midir?”

Vatandaş yaz diyor ve haykırıyor:
  “Bu topluma böyle egoist, çıkarcı, ne oldum delisi olmuş insanlar moral veremez. Kendileri sorun ve bela iken hala ortalıkta sorun çözücü olarak dolaşmaları milletin tepkisini çekiyor. Çünkü geçmiş yıllarda yaptıkları arsızlıklarının, Avusturya’da insanları senin partin benim partim diye bölmelerinin, etrafa saçtıkları kin ve nefretin, santaj, ispiyonlama, karalama düşmanın bile yapmayacağı kötülüklerin bedelini, Avusturya’da yaşayan Türkiye göçmenleri her gün gözyaşı, sıkıntı ve bunalım ile ödüyor.”

Vatandaş yaz diyor ve yine olgun bir şekilde dileğini şöyle dile getiriyor:
“Avusturya’da son yıllarda, medyada, politikada, bürokraside ve akla gelebilecek diğer her alanda görülen ve toplu bir şekilde Türkiye göçmenlerini hedef alan tepki ve düşmanlıklara neden olanlar, şu anda toplumun ve gerçek, çalışan sivil toplum örgütlerinin arkasına geçip artık Türklerin ve Müslümanların başını belaya sokmaktan vazgeçseler daha iyi değil mi ? Evet! Yeni bir başlangıç gerekli ama eskiler ile değil ? Oturup sakince bir kahve içip kızmadan özeleştiri yapma zamanı değil mi ?”

Relevante Artikel

Close