Muharrem ayı: Peygamber ne dedi? Ümmet ne yaptı?

1338 Yıldır Süren Yas: Matem Orucu. Aleviler yüzyıllardır her yıl Hicri Takvim'e göre Muharrem Ayı'nın başlamasıyla beraber 12 gün oruç tutuyor. Muharrem Orucu Aleviler için aynı zamanda bir Matem Orucu'dur.

“Bugün matem günü geldi. Ah Hüseyinim vah Hüseyinim. Senin derdin bağrım deldi. Ah Hüseyinim vah Hüseyinim”

Matem Orucu denmesinin nedeni Hz. Hüseyin’in Muharrem ayında Kerbela Çölü’nde katledilmesinden dolayıdır. İmam Hüseyin, 10 Ekim 680 (Hicri Takvim’e göre 10 Muharrem Hicri 61) Kerbela’da 72 yareniyle beraber Yezit’in ordusu tarafından katledildi. İmam Hüseyin katledildiğinde Muharrem Orucu’nu tutuyordu. Muharrem orucunun tarihi Adem peygambere kadar gider. Hz. Muhammed de Muharrem orucu tutmuştur. İmam Hüseyin, İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in torunu, Hz. Ali ile Hz. Ana Fatma’nın oğludur.  Bu nedenledir ki Muharrem ayı Aleviler için matem ayı, Muharrem Orucu da matem orucu olmuştur. Aleviler, Muharrem ayında 12 gün oruç tutarken aynı zamanda İmam Hüseyin ve Kerbela Şehitleri için yas tutarlar.

Oruç için niyet duası okunur. Dua şöyledir:
“Bism-i Şâh, Allah Allah!
Er Hak- Muhammed-Ali âşkına, İmâm Hüseyin Efendimiz’in susuzluk orucu niyetine, Kerbelâ’da şehid olanların tertemiz ruhlarına, Fâtıma-tüz Zehra’nın şefaatına, Oniki İmamlar, Ondört Masum-u Pakların aşkına!
Onyedi Kemerbestler’in hürmetine; hazır, gaip ve gerçek erenlerin himmetleri üzerimizde hazır ve nazır ola. Yuf münkire, lanet Yezid’e, rahmet mümine!
Gerçek erenler demine, dost erenler hü!
Sekkahüm ya Hüseyin!
Allah eyvallah hü dost!”

Şükür Kurbanı, Aşure ve Anadolu Aşure kültürünü farklı anlamlara sokarak sulandırma

Aleviler, 12 günlük oruç ve matemden sonra şükür kurbanı keserler, aşure pişirip dağıtırlar. Muharrem ayının 13. günü 12 çeşitten oluşan aşure pişirilir ve dağıtılır. Şükür kurbanı kesilmesinin nedeni ise İmam Hüseyin’in oğlu Zeynel Abidin’in Kerbela’da sağ olarak kurtulmasıdır. Böylece Ehlibeyt soyu devam etmiştir. İmam Hüseyin’in şahadetinden sonra imamiyet Zeynel Abidin’e geçmiştir. Aşure bir bereket veya bilinen bir kutlama değildir. Katliamdan kurtulan Hz. Hüseyin‘ in oğlu, Peygamberin kızı Hz. Fatima ve Hz. Ali’nin torunu Zeynel Abidin’in Kerbela’da sağ olarak kurtulmasına şükür etmek için yapılıp dağıtılan aslında matem tatlısıdır. İnsanlar Peygamber ailesinin Kerbela’de Şehit edilişinin üzüntünü yaşıyor. Bu Aşure kültürünü sulandırmamak gerek…Müslüman olan insanlarının empati yaparak bu matemi düşünmeleri gerekiyor…

 

Peygamber ne dedi Ümmet ne yaptı?“

 

Ünlü araştırmacı ve çeşitli önemli eselerin yazarı Ali Rıza Özdemir Muharrem ayına özel, Peygamber ne dedi Ümmet ne yaptı?“ başlıklı analizin de Veryansıntv’de dikkat çekici bilgiler verdi.

Özdemir şunları yazdı:
Muharrem ayındayız. İslam dünyasının en azından bir bölümü Kerbela katliamının yasını tutuyor. İslam peygamberi Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve ailesi, 680 yılının Muharrem ayının onuncu günü Kerbela çölünde önce susuz bırakılmış, sonra kundaktaki bebeğine kadar şehit edilmişti. İşte ülkemizdeki Aleviler ve Medrese Şiileri de Kerbela katliamının matemini tutanlar arasında.

***

Peki, Hz. Hüseyin’in dini bakımdan değeri nedir?

Hz. Hüseyin sadece Hz. Muhammed’in torunu olduğundan dolayı mı önemlidir, yoksa dini bakımdan başka özellikleri de var mıdır?

Soykırım boyutundaki katliam sadece insani bir dram mıdır, yoksa bundan çok daha fazlası mıdır?

Kerbela’da yaşananlar sadece yerel bir hadise midir, yoksa bütün zamanlara yapılan bir çağrı mıdır?

İşte bütün bu soruların cevabı için bu konuyla ilgili “Hz. Peygamber ne dedi, ümmet ne yaptı?” sorularını cevaplamak gerekir.

***

Aralarında Hz. Hüseyin’in de bulunduğu Ehlibeyt için “Ancak ve ancak Allah, ey Ehli Beyt, sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tam bir temizlikle tertemiz bir hale getirmek diler”(1) (Ahzap/33) ayetini Hz. Peygamber ümmete duyurdu, Hz. Hüseyin’in “tertemiz” olduğunu bildirdi. Bunun Allah’ın iradesiyle gerçekleştiğini söyledi.

Ümmet, Peygamber’ine inanmadı. Hz. Hüseyin –haşa- makam, mevki ve hırs için ulu’l-emre yani emir sahiplerine isyan etti, dedi. Hz. Hüseyin’e iftira attı, kara çaldı. Onun ilahi misyonunu, yiğitliğini ve kahramanlığını perdelemeye çalıştı.

***

Hz. Peygamber, ilahi emir gereğince “De ki: „Ben, buna karşılık sizden, yakın akrabamı/Ehlibeytimi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum” (2) (Şura/23) diyerek ümmetine aralarında Hz. Hüseyin’in de bulunduğu Ehlibeyt’in sevgisini buyurdu.

Ümmet, Ehlibeyt’i sevmedi. İlahi mesajı anlamadı, Allah’ın emrini salt akrabalık bağı olarak algıladı. Onların ilahi iradeyle tertemiz kılındığını görmezden geldi. Onların çağrılarına kulak vermedi. Onların emirlerine uymadı. Hz. Hüseyin’e karşı silahlandı, on binlerce kişilik ordular hazırladı, onu düşmanlarıyla yalnız bıraktı.

***

Hz. Peygamber, „Size iki şey bırakıyorum; onlara sımsıkı tutunursanız kurtuluşa erersiniz. Bunlardan biri Allah’ın kitabı Kur’an, diğeri ise Ehlibeyt’imdir” (3) buyurdu.

Ümmet iki emaneti de terk etti, onları anlamadı ve dinlemedi, onlara uymadı, hatta düşmanlık besledi. İslam’ın özünü ve ruhunu kendisinden sonraki nesillere doğru şekilde aktarmadı. Bu iki emanetten ayrılarak kargaşa ve anarşi düzeni yarattı. Birbirini boğazladı. Kendisinden sonraki nesilleri zehirleyen ayrılıkların mimarı oldu.

***

Hz. Peygamber, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında, “Allah’ım, ben bunları seviyorum. Sen de bunları sev”, “Hasan ve Hüseyin’i seven, beni sevmiş, onlara kin tutan da bana kin tutmuştur”,(5) “Hüseyin bendendir ve ben de Hüseyin’denimAllah Hüseyin’i seveni sever” (6)buyurdu.

Ümmeti ne Hz. Hasan’ı sevdi, ne de Hz. Hüseyin’i… Hz. Hasan’ı yalnız bırakarak ve serkeşlik ederek Muaviye ile anlaşmaya mecbur bıraktı. Hz. Hüseyin’i ise Yezid’e biat etmediği için Kerbela yollarında yalnızlığa terk etti.

***

Hz. Peygamber, “Hasan ve Hüseyin, benim dünyada kolladığım iki reyhanımdır” (7), “Hasan ve Hüseyin, şu dünyadaki hoş kokulu iki gülümdür (8) buyurdu.

Ümmet bu iki reyhanı, bu iki gülü dalından kopardı. Hz. Hasan’ı da Hz. Hüseyin’i de şehit etti, şehit edilmesine göz yumdu. Hz. Hasan’ın cenazesini bile onlarca okun hedefi haline getirdi. Hz. Hüseyin’in kafasını bedeninden ayırarak diyar diyar gezdirdi. Yezit, elindeki sopayla Hz. Hüseyin’in dişlerine vurduğunda bile ümmet sessizliğini sürdürmeyi tercih etti.Ehlibeyt ve Hz. Hüseyin hakkında Hz. Peygamber’in sayısız buyruğu var….

***
Özetle Hz. Peygamber, ne buyurduysa ümmet tam tersini yaptı. Hz. Peygamber ne emrettiyse ümmet tam tersine hareket etti. Eğer Hz. Peygamber, -haşa- Ehlibeyt’ine zulmetme emri verseydi, Ehlibeyt’e ancak bu kadar zulmedilirdi, fazlası olmazdı. Ümmet bu zulümleri yaptı, yapılan zulümlere sessiz kaldı, iki yakası bir araya gelmedi. Hüseyni değil Yezidi bir ruh taşıdıkça da gelmeyecek. Çünkü Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Sizin aranızda öyle bir şey bırakıyorum ki, ona sarıldığınız müddetçe sapmazsınız: Allah’ın kitabını, o Allah’ın gökten yere uzanan bir ipidir ve soyum olan Ehl-i Beyt’imi. Havuz başında bana dönünceye kadar onlar birbirlerinden ayrılmazlar. Bakın benden sonra onlara nasıl davranacaksınız?”(9)

Evet, ümmet Hz. Peygamber’den sonra Kur’an’a ve Ehlibeyt’e nasıl davrandı?

Hz. Peygamber ne buyurdu, ümmet ne yaptı?

Bu soruların cevabını artık biliyoruz.

Dipçe: Bu yazıdaki ümmet kavramı, Hz. Hüseyin’e bakış merkezli olup tarihin bir dönemini için kullanılmıştır. Bütün zaman ve mekânlardaki ümmeti ifade etmemektedir.

1. Ahzap/33

2. Şura/23

3. Tirmizî, Menâkıb, Hadis no: 3874

4. Tirmîzî, Sünen, Hadis no: 3775

5. Ahmed b. Hanbel, Müsned, Hadis no: 9673

6. Tirmizî, Menakıb, Hadis no: 3775.

7. Ahmed b. Hanbel, Müsned, Hadis no: 43

8. Buharî, Sahih, Hadis no: 3753

9.  Kenz-ül Ümmal, Hadis no: 947

https://youtu.be/RqgiZViAu9Y

https://www.youtube.com/watch?v=t7EarbtfJ74

https://www.youtube.com/watch?v=TiBAMNYGJWk

Relevante Artikel

Back to top button
Close