Neden Viyana’da gayrimenkul satın almak giderek zorlaşıyor?

Viyana'da gayrimenkul satın almak gittikçe zorlaşırken, kiralama sektöründe ise şu anda işler daha rahat görünüyor. Emlak fiyatlarının yüzde 4 ila 5 oranında daha pahalı hale geleceği öngörülüyor.

VİYANA- Viyana’da gayrimenkul satın almak, özel mülk sahipleri için gittikçe zorlaşıyor. Düşük faiz oranları veya negatif faiz oranları göz önüne alındığında, emeklilik fonları gibi kurumsal yatırımcılar piyasayı boş satın alıyor ve fiyatları daha da yukarı çekiyor.

Öte yandan, bir ev satın almanın piyasa tahminlerine göre bu yıl ortalama yüzde 4 ila 5 oranında daha pahalı hale geleceği öngörülüyor. EHL Wohnen GmbH’nin Başkanı Sandra Bauernfeind, ilçe sınırları içinde bile büyük farklılıklar olacağını belirterek durumu „Kurumsal yatırımcılar tüm mülklerle ilgileniyor. Bu, satın alma fiyatlarında önümüzdeki birkaç yıl içinde önemli bir artışa yol açacaktır. Çünkü faiz oranları düşük kalacak.“ ifadeleriyle açıklıyor.

Kira sektörü daha rahat

Mülkiyet için fiyat faktörünün, kurumsal yatırımcılardan gelen büyük bir talep olduğunu vurgulayan Bauernfeind, „Bu tabii ki devremülklerin piyasaya nispeten az geldiği ve fiyatların yükseldiği anlamına geliyor. Özel yatırımcıların konut amaçlı gayrimenkul talepleri de yüksek seviyededir, ancak sınırlı ölçüde karşılanabilir. Teklif yeterli değil“ diyor.

Kiralama sektöründe ise durum farklı. Çarşamba günü bir video konferansında Sandra Bauernfeind’in açıkladığı gibi, birçok yeni kiralık daire şu anda tamamlandığından, buradaki arz talebi aşıyor. Bauernfeind’e göre, yeni kiralamalar için ortalama yüzde 1,5’lik bir fiyat artışı bekleniyor ve şu anda piyasada hem sübvansiyonlu hem de açık alanda yeterli sayıda kiralık daire var.

Salgının sosyo-ekonomik etkileri: „Evde yaşam konusu önem kazandı“

Sektörün uzmanları, inşa faaliyetlerinin uygun yaşam şartlarına etkisine dikkat çekerek, ne kadar çok yapı inşa edilirse, fiyat ve kira seviyelerinde bir o kadar düşüş yaşandığını dile getirdi. Bauernfeind, koronanın 2020 ve 2021 için inşaat izinlerinin büyük ölçüde azaltıldığı anlamına geldiğini belirterek, piyasada daha az proje olduğuna dikkat çekti.

EHL yöneticisi, korona salgınının bir sonucu olarak ortaya çıkan düşük faiz oranları ve ekonomik krizin arkasında, son zamanlarda daha fazla ekonomik neden olduğunu beyan etti. Bundan önceki yıllarda ise gayrimenkul talebinin arkasındaki itici faktörün esas olarak nüfus gelişimi olduğu belirtildi.

Covid-19 krizinin hayatları temelden değiştirdiğini söyleyen Bauernfeind, kilitlenmelere ve Home-Office çalışma sistemine atıfta bulunarak, „Evde yaşama ve iyi hissetme konusu yeni bir önem kazandı. Hepimiz evde her zamankinden daha fazla zaman geçirdik dedi.

Beklentiler ve gerçekler arasında uçurum var

Daire ararken arzu ve gerçeklik arasında bir uçurum bulunduğunu söyleyen uzmanlar, „Elbette herkes ek bir oda ister. Ancak herkesin fazla çalışmaya gücü yetmez. Ortalama gelir ve işsizlik rakamlarının gelişimi sınırlayıcı gerçeklerdir“ açıklamasında bulundu.

Bauernfeind, gerçek talebe atıfta bulunarak, bu yüzden dairelerin, özellikle de kiralık olanların çok daha büyük olacağını düşünmediğini kaydetti.

„Mikro-apartmanlara doğru eğilim“

Yüksek fiyatlar nedeniyle, kişi başına düşen yaşam alanı şimdiden önemli ölçüde düştü; bu Viyana’da kişi başına ortalama 36,1 metrekare ve Avusturya genelinde 45,3 metrekaredir. Karşılaştırma yapılacak olursa bu oran Berlin’de kişi başı 43 metrekare, Tokyo’da ise sadece 15 metrekare.

EHL konut uzmanı, sınırlı gelir ve hane bütçesinin bir sonucu olarak „mikro-apartmanlara doğru eğilim“ e atıfta bulunarak, Viyana’da kentsel planlama söz konusu olduğunda, kişi başına düşen alanın azalmaya devam edeceğinin varsayıldığını söyledi.

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"