Nehammer, Türkiye’yi olası “sonuçlar” ile tehdit etti

İçişleri Bakanı Karl Nehammer ÖSTERREICH gazetesine verdiği demeçte Türkiye yönünde sert eleştiri ve tehdit vari ifadeler kullandı.

VİYANA – Avusturya İçişleri Bakanı Ankara’nın Viyana’daki ayaklanmaların arkasında olduğuna dair işaretler gördüğünü vurgulayarak, çıkan olaylar sonrası başlattıkları çalışmanın hızla devam ettiğini aktardı.

Haziran’ın son günlerinde Viyana’nın 10. bölgesinde düzenlenen yürüyüş ve gösterilerde, provokasyonlara yenik düşen gençler hem göstericilere hem polislere ve iddialara göre polis köpeklerine de saldırdı.

Favoriten bölgesinde çıkan arbedeler sonucu, günlerdir Avusturya parlamentosunu dahi meşgul eden bu durumun sorumlusu, Türkiye gizli istihbaratı olduğu düşünülüyor.

Avusturya İçişleri Bakanı Karl Nehammer, Türkiye gizli istihbaratın gösterilere katıldığı ve yönettiği ortaya çıkması durumunda Türkiye’nin ağır sonuçlar ile karşı karşıya kalacağını daha önce ifade etmiş, geçtiğimiz Cuma günü ‘kanıtları’ sunacağını açıklamıştı. Ancak Cuma günü Nehammer, Entegrasyon Bakanı Susanne Raab ve Viyana Devlet Polis Başkan Yardımcısı Franz Aigner eşliğinde düzenlediği basın toplantısında, polisin iyi ve profesyonel çalışmaları sonucu 22 kişinin tespit edildiğini ve bunların 4’ünün ‘elebaşı’ olduğu bilgiler haricinde ayrıntı açıklamadı. Öte yandan elebaşı olarak nitelendirilen 4 kişinin de Türkiye kökenli ve 30’lu yaşlarda oldukları aktarıldı.

İçişleri Bakanı Nehammer bugünkü röportajında, Cuma günkü açıklamalarını tekrarlayarak, 22 kişinin tespit edildiğini, bu kişilerin araştırılıp incelemeye alındığının altını çizdi. Tespit edilen kişiler arasında Türkiye vatandaşı kişilerin yanı sıra Türkiye kökenli Avusturyalılarında olduğunu ifade eden Nehammer, tespit edilen kişilerden birinin aşırı sağ olarak gösterilen Bozkurtçular ile organize olduğu öne sürdü.

Çıkan olaylar Türkiye’nin kontrolünde mi?

Nehammer ayrıntı vermeden geçmişteki deneyimlerine dayanarak, 6 bin göstericinin çok kısa bir sürede bayraklar ile sokaklara indiğini hatırlattı, bunun ise uygun bir organize olmadan mümkün olmayacağını vurguladı.

Bakan, Kürt gösterisindeki katılımcıların profesyonel yönetmeler ile casusluk yaptığını fark ettiklerini duyurdu. İfade özgürlüğü hakkının değerli bir meta olduğunu vurgulayan Nehammer, böyle bir durumun mümkün olamayacağını hatırlattı ve bu nedenle Anayasanın Korunması Dairesi’nin de katılımıyla araştırmayı yoğunlaştırmak için görev gücünü yükselttiğini ifade etti.

Ayaklanmaların arkasında Türkiye varsa ne olacak?

Karl Nehammer verdiği demeçte, Türkiye’nin ayaklanmaların arkasında olması kabul edilemez olduğunu ve diplomatik düzey dahilinde sonuçları olması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Nehammer böyle bir durumda Türkiye’nin dolaylı olarak bir AB ülkesine müdahale etmiş olacağını söyledi. (yenivatan.at)

Relevante Artikel

Back to top button
Close