Putin’den Türkçe bilgisi dersi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, her yıl sonunda Rus ve yabancı gazetecilere düzenlediği geleneksel basın toplantısında eski Türk dili konusuna da değindi. Kırım Türkleri'nin Kırım'ı ruslaştırma ve ilhakı ile düşmanlığını kazanan Putin bu cevabı ile sempati kazanma yarışına girmesi dikkat çekti.

MOSKOVA. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, her yıl sonunda Rus ve yabancı gazetecilere düzenlediği geleneksel basın toplantısında eski Türk dili konusuna da değindi. Rusya’nın Türkçe konuşan Altay bölgesinden bir muhabirin, „Altay Cumhuriyeti’nde bir şehirde çocuklara Altay dilini tam olarak öğreten sadece tek bir okul var“ dedi ve 30 yıl önce kurulan okulun kiralık binada bulunduğunu söyledi. Muhabir, yeni bina yapımı için Putin’den yardım da istedi. 

„RUSYA’NIN TÜRKÇE KONUŞAN HALKLARI…“

Medyagünlüğü’nden Fuat Safarov’un haberine göre, Putin soruyu yanıtlarken konuya ilişkin bilgisini de şöyle ortaya koydu:

„Altay genel olarak en eski Türk dillerine ait bir dil. Aslında bu, büyük ölçüde diğer tüm Türk dillerinin temelini oluşturmaktadır. Büyük ölçüde de değil, neredeyse yüzde 100. Bu nedenle, genel olarak, ulusal kültürlerin, geleneklerin, dillerin incelenmesine çok daha fazla ilgi göstermemiz lazım. Ve okul acınacak bir durumda ise, özellikle ulusal dilde öğreten bir okul, bu elbette kabul edilemez. Bana ‘okulun kurtarılmasına ve yeniden yapılması için yardım edin’ dediniz. Söz veriyorum bunu yapacağız.“  

Aralık 2015’deki yıllık basın toplantısında da gazetecilerin sorusu üzerine Putin, „Rusya’nın Türkçe konuşan halkları, Rusya’nın bir parçasıdır. Bu bağlamda Türk halkı ve diğer Türkçe konuşan halklar bizimle dosttur“ demişti.

Diğer konular

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2001 yılından bu yana düzenlediği geleneksel yıl sonu basın toplantısında dün 2 bin eyakın gazetecinin karşısında canlı yayına çıktı. 4 saatten fazla süren toplantıda Putin’e bu kez doğrudan Türkiye ile ilgili bir soru sorulmadı. Ancak dolaylı olarak Libya ve Ukrayna-enerji konularında Türkiye de gündeme geldi. İşte Putin’in açıklamalarından bazı başlıklar:

Sputnik’in aktardığına göre, Rusya Devlet Başkanı, yıl sonu basın toplantısında Anadolu Ajansı’ndan soru aldı. Ajans muhabirinin sorusu kapsamında, ‚Batı basını, Rus güçlerinin General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun saflarında yer aldığını yazıyor’ demesi üstüne Putin esprili bir dille, „Batı basınının yazdıklarına gerçekten inanıyor musunuz?“ yanıtını verdi.

Rusya lideri bunun devamında, „Hem başında Fayiz es Serrac’ın bulunduğu hükümetle hem de Hafter ile temas içerisindeyiz“ dedi ve Rusya’nın Libya hususunda, Türkiye ve Avrupa ülkeleri dahil olmak üzere partnerleriyle sürekli diyalog halinde olduğunu söyledi.
Ayrıca Putin, „Libya’dakinin hassas bir sorun olduğunu biliyoruz. Libya’da karşı karşıya olan taraflarla çeşitli ülkelerin ilişki içinde olduğunu, söz konusu ilişkilerin seviyesinin de çeşitlilik gösterdiğinin bilincindeyiz” ifadelerini kullandı.
Libya’da olanları Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de ele aldıklarını ve almaya devam edeceklerini kaydeden Putin, yakında Moskova’ya Türkiye’den temsilcileri içeren bir heyetin geleceğini, bu heyetin Rusya’daki temasları esnasında Libya’da olanların da ele alınacağını belirtti.
Rusya lideri şöyle devam etti: „Umuyorum ki Libya, Libya halkı tarafından kabul edilecek çözümler bulabiliriz. BM’nin Libya Özel Temsilcisi Gassan Salame ile nihali bir çözüm buluruz. Bize göre Libya’da öyle bir çözüm bulunmalı ki çatışan taraflar arasındaki askeri eylemleri durdurabilsin ve ülkenin nasıl ve nasıl yetkiler çerçevesinde yönetileceği konusunda bir anlaşmaya varılabilsin.“
Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna’nın doğusunda Kiev’in denetiminde olmayan bölgelere ilişkin olaraksa, Donbass sorununu güç kullanarak değil, buradaki insanlarla diyalog yoluyla çözmek gerektiğini belirtti ve ekledi: „Kiev, Donbass’a abluka uygulayarak bu bölgeyi kendisi kendinden kopardı.“

 

Putin aynı soru kapsamında Donbass’ta Rus güçlerinin bulunmadığını da söyledi ve şöyle devam etti: „Bana sürekli ‚(Donbass’taki milislerin) ellerinde nasıl tank olabiliyor, bu tanklar nereden geliyor?’ diye soruyorlar. Bunlar onların yerli tankları, yabancı ülkelerden gelen tanklar değil.“
Rusya lideri ayrıca Donbass’ta Avrupa’dan gelmiş, gönüllü olarak savaşan kişiler bulunduğu hatırlatmasını da yaptı.

 

‚START-3 olmazsa, silahlanma yarışını dizginleyen bir şey kalmaz‘
Putin, yeni Stratejik Saldırı Silahlarının Azaltılması Anlaşması’nı (START-3) yıl sonuna kadar imzalamaya hazır olduklarını ancak ABD’den henüz yanıt alamadıklarını söyledi.

 

Putin, „Eğer anlaşmayı yarın postayla bize gönderirlerse, biz bunu imzalayıp Washington’a göndermeye hazırız. Eğer onlar hazırsa, başkan da dahil ilgili yönetici imzasını atsın ve göndersin. Ancak henüz tekliflerimizin hiçbirine yanıt gelmedi ve eğer START-3 olmazsa, dünyada silahlanma yarışını dizginleyen hiçbir şey kalmaz“ uyarısında bulundu.
‚TürkAkım gibi yeni doğalgaz hattı projelerine karşın Ukrayna üstünden Avrupa’ya transiti koruyacağız‘
Rusya lideri bir soru karşısında, „TürkAkım ya da Kuzey Akım-2 gibi yeni doğalgaz boru hattı projelerine rağmen ülkemizde çıkarılan doğalgazın Ukrayna üstünden transit yoluyla başkalarına ulaştırılmasına devam edeceğiz“dedi ve ekledi:

 

„Doğalgazın Ukrayna üstünden transit yoluyla Avrupa’ya iletilmesi bizim için daha maliyetli ancak Rusya bu transit yolunu korumaya hazır.“

 

Putin bir türlü neticeye ulaştırılamayan doğalgaz fiyatı görüşmeleri hakkındaysa, „Rusya hâlâ doğalgaz için Ukrayna’ya şu anda aldığından çok daha uygun bir fiyat sağlamaya hazır“ açıklamasını yaptı.

 

‚Rus sporcuların hepsinin dört yıl boyunca spor müsabakalarından men edilmiş olması siyasi bir karar‘

 

Rus lider Putin, Dünya Dopingle Mücadele Kurumu’nun (WADA) Rusya’yı dört yıl boyunca düzenlenecek olan tüm büyük spor organizasyonlarından men etmiş olmasına ilişkin olarak, „WADA’nın bireysel cezalandırma yerine Rus sporcuları kolektif olarak cezalandırması adil bir karar değil. Rus sporcuların ezici çoğunluğu ‘temizken’ böyle bir karar alınmış olası siyasidir“ vurgusunu yaptı.

 

Putin söz konusu kararın ne aklıselime ne de uluslararası hukuka uygun olduğunu da ekledi.

Basın toplantısının başında Rusya lider, elinde „15 yıldır Kamçatka’dan soru almadınız“ yazılı pankart tutan bir gazetecinin sorusunu yanıtladı.

Sputnik’in aktardığına göre, Kamçatkalı gazeteci Putin’e, uçak biletlerinin pahalı olması nedeniyle Kamçatka’ya gidip gelmenin herkesin karşılayabileceği bir şey olmadığı, bununla ilgili bir düzenleme yapmayı planlayıp planlamadıklarını sordu.

 

Ayrıca gazeteci Rusya’nın uzak doğusunda yer alan Kamçatka’yı Putin’in bir süredir ziyaret etmemiş olmasının uçak biletlerinin pahalılığıyla bir ilintisi olup olmadığı sorusunu da yöneltti.

 

Rusya Devlet Başkanı soru karşısında esprili bir dille, „Kamçatka’ya gelmeyişimin sebebi uçak biletlerinin pahalılığıyla ilişkili değil. Zira biliyorsunuz ki ben ayrıcalıklı yolcu kategorisinde yer alıyorum. Bunu unutmamanızı rica ederim“ dedi.

 

Rus lider iklim değişikliğine ilişkin bir soru karşısında şunları söyledi:
„BM verilerine bakılacak olursa atmosfere zararlı gaz salınımı yapan ülkelerin başında ABD geliyor, bunu Çin ve AB izliyor, Rusya ise dördüncü sırada yer almakta. Kimse iklim değişikliğinin nedenlerini tam olarak bilmiyor. Ancak küçücük bir kaymanın dramatik sonuçları olabileceğini biliyoruz. İnsanlığın iklim üstündeki etkisini tam olarak hesaplamak mümkün değil. Tabii ki bu, iklim değişikliğine karşı hiçbir şey yapılmayacağı anlamına gelmiyor, hiçbir şey yapmadan bir kenarda oturmak doğru olmaz. Rusya, iklimin ani bir biçimde değişmemesi adına elinden geleni ortaya koymalı.“

Relevante Artikel

Back to top button
Close