Sapare aude: Aklını kendin kullanmak cesaretini göster

Viyana`da 5. Aralık tarihinde aydınlanma düşüncesinin kurucu köşe taşı Immanuel Kant üzerine bir dizi bilim insanı ile birlikte “Kants Wanderung über das Nebelmeer”- Kant’ın Sis Denizi Üzerindeki Gezisi” isimli eserinin tanıtımını birinci Viyana Eschenbach sarayında düzenleyeceğiz.  Neue Welt Verlag adlı yayınevimiz adına “Impuls”  giriş konuşmasında böyle bir eseri niye gündemimize aldığımı kendi dünyamızdan Türk asıllı Avusturya vatandaşı olarak Almanca dilinde dile getireceğim.

Almanca dilinde bir Türk asıllı vatandaş olarak önemli filozofların, medyanın ve siyaset adamlarının önünde Immanuel Kant anlatmak herkese biraz tuhaf gelsede bizim için aslında Kant`ın iyi bir takibcisi olarak büyük bir onur olacak. Konuşulacak ve dikkat çekilecek çok nokta var.

Bu arada Kant ile “Sapare aude -aklını kendin kullanmak cesaretini göster”  başlıklı  sayın Ferhat Atik `in üstün kaleminden Şalom Gazetesi`nin  son sayısında yayınlanan makaleyi dikkatlerinizi özellikle sunmak isterim.  Bu makaleye başlamadan Türkçe dilinde çok ama çok felsefik atasözlerinin olduğunu unutmayalım. Bunlardan biri mesela,
“Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz”. Peki Kuranı Kerim in Yunus Süresi 100. Ayet-i meali şöyle değil midir: “Aklını çalıştırmaz isen üzerine pislik yağdırırım” yada  ” Sen, sağırlara, üstelik akılsız da olanlara dinletebilir misin?” (Kur. 10:42 ).

 

#Sapare aude: Aklını kendin kullanmak cesaretini göster

Gündeliğin ne kadar hoyrat yaşanıldığı, bozulmaların nasıl dönüştüğü; temel alınan felsefelerden uzaklaşma ile ilgilidir bir bakıma.

Kant, aydınlanma düşüncesinin kurucu ilkesi olan akıl konusunda şöyle der:

“Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedenini de aklın kendisinde değil, fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aramalıdır:  Sapare Aude!”

Bu felsefik anlatımın sonunda söylediği “Sapare aude” ise “aklını kendin kullanmak cesaretini göster” demektir.

Aydınlanma çağının ana fikri, akıl aracılığıyla doğru bilgilere ulaşılabileceği ve bu doğru bilgi ile de toplumsal yaşamın düzenlenebileceğidir.

***

Aydınlanma Çağı, ‘aklı’ kurucu ilke olarak benimseyerek, tüm toplumsal yaşamın ve düşünüşün buna göre şekillendirilmesine geçilen bir dönemi anlatır. Kant, aydınlanmacılığı, ‘aklı kullanma cesareti’ olarak tanımlandığında, genel olarak Aydınlanma Çağı’nın felsefesini vermektedir. 18. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkıp gelişmiş ve ‘aydınlanma’ fikriyle yaygınlaşmıştır.

Aydınlanma felsefesinin kaynağı Rönesans felsefesi ve özellikle de 17. yüzyıl felsefesinin ortaya koyduğu ilkelerdir. Rönesans’tan itibaren düşüncenin tarihsel otoritelerden kurtulması, bilgi ve yaşam hakkında akla ve deneyime dayanmaya başlaması söz konusudur. 17. yüzyılda bu gelişmeler sistemleştirilip temel ilkelere dönüştürülmeye başlanmış, rasyonalizmin belirginleştiği bu yüzyılda aydınlanma felsefesinin düşünsel temelleri bir anlamda hazırlanmıştır. Sekülerleşme, aydınlanma felsefesinin ve genel anlamda aydınlanmacılığın her tür girişiminde temel olmuş olan bir yönelimdir.

18. yüzyıl felsefesinde bir yanda rasyonalizmin öte yandan empirizmin güçlenmesi ve bunlardan meydana gelen teorik sorunların yeni bir takım sentezlerle aşılmaya çalışılması söz konusu olacaktır. Aydınlanma çağı, aklın ışığında felsefenin de yepyeni bir etkileyicilikle ortaya çıkışına, yaygınlaşmasına, yeni sentezlerle sistematikleştirilmesine etki etmiştir.

***

Her şey, akıl yolunu kullanma ve buna eğilim göstererek düşünme temelini güçlendirmek içindir. Aklı ön plana çıkarma, sadece kendi bildiğinizle yetinmemeyi ve kolektif düşünmeyi de sağlar. Temel ifade ettiklerime bakarsak aslında akıl, başarının da esin kaynağı olur. Aksi, kısa ya da uzun vadede de olsa bir bilinmezliktir, hızlanabilir istikrarsız dönüşümlerdir.Sonucu da mutsuz bir toplumdur.

Davet>

http://neueweltverlag.at/einladung-neues-buch-kants-wanderung-ueber-das-nebelmeer/

Relevante Artikel

Back to top button
Close