Toplumsal süreçlerde “nesne” değil “özne” olmak için mücadele ile geçen bir ömür

Yeni Vatan Gazetesi, Viyana'da Türk toplumu ve gençler için 1990 yılından itibaren değerli projelere imza atmış ve yaşama 61 yaşında Viyana'da veda eden merhum Bülent Öztoplu'nun arkasından onu tanıyan kişilere “Bülent Öztoplu'nun ardından” başlığı altında anılarını yazmasını rica etti. 

Viyana’da yıllarca uyum alanında başarılı bir şekilde çalışan ve bunun yanında on beş yıl 6. Viyana Belediye Meclis Üyeliği yaptıktan sonra emekli olarak şu anda Ankara’da yaşayan Ramis Doğan, Öztoplu ile ilgili “Bülent Öztoplu’nun anısına” başlıklı makalesinde dikkat çekici mesajlar verdi. 20 Eylül 2016 tarihinde Viyana Eyalet Hükümeti  Viyana Şehri yaptığı değerli hizmetleri nedeni ile  “Altın Üstün Hizmet Madalyası“ ile ödüllendir Ramis Doğan „Sevgili Bülent Öztoplu! Viyana inan ki sana işi bilen herkesin tasdik edeceği ve ettiği göçmen gençlere yönelik önemli hizmetlerinden dolayı içtenlikle teşekkür eder . Öbür tarafdan Viyana Yönetimi sana yapılan haksızlıklardan dolayı da aslında özür borçlu. Huzur içinde uyu sevgili kardeşim“ dedi. 

BÜLENT ÖZTOPLU’NUN ANISINA

RAMİS DOĞAN/ANKARA/ 07. Eylül.2021

1990 yılının kış ayları. Schönbrunnerstrasse’de BFI’nin Almanca kurslarında sosyal çalışmacı (sosyal hizmet uzmanı) olarak çalışıyorum.

Boş zamanlarımda da çeşitli derneklerle geniş tabanlı bir birlik oluşturmak için toplantılar düzenliyorum. Bu toplantılardan beni tanıyan bir genç, kurs yerindeki odamda beni ziyarete geldi.

İsminin Bülent Öztoplu olduğunu söyledikten sonra yaptığım toplantılarla ilgili gözlemlerini, eleştirilerini ve önerilerini söyledi. İsmini daha önce duymuştum. Bir süre Viyana’da yaşadıktan sonra İngiltere’ye yerleştiğini söylemişlerdi. Yaptığım toplantılarda sık sık vurguladığım, “Avusturya’da yaşayan Türklerin politikada ve sosyal yaşamda ’nesne‘ olmaktan çıkıp, işin başına geçmelerini yani, ‚özne‘ olmaları gerektiği” düşüncemi paylaştığını söyledikten sonra, kendisinin de gençlerle bunu gerçekleştirmek istediğini belirtti. İngiltere’de Streetworker olarak, gençlerle bulundukları yerlerde kontak kurarak onları bu yönde yönlendirdiğini anlattı. Güzel ve yararlı deneyimleri vardı. Daha sonraları da bu konularda düşünce ve öneri alışverişlerimiz oldu.

Bülent’le bu görüşmeleri yaparken; gazeteler 15. Viyana’da Türk gençleri tarafında kurulan bir gençlik “çetesinin” kavga, yaralama gibi suçlara karıştığını günlerce haber yaptılar.

Bu gençlerin anne ve babaları, o gençlerin öğretmenliğini yapmış olan ve 15. Viyana’da SPÖ’den 15. Viyana Belediye Meclisi Üyesi ve sevilen bir öğretmen Anna Zeiml’dan yardım istediler. Ben de Anna Zeiml’in başkanı olduğu SPÖ Nobilegasse’deki seksiyonda üyesiydim. Anna Zeiml bu gençlerle ilgili olarak o zaman 3. Viyana’da bulunan Jugendgerichtshof’un başkanı Udo Jesionek ile görüştüğünü ve Udo Jesionek’e benim sosyal hizmet uzmanı olduğumu ve benimle görüşmesini önerdiğini söyledi.

Telefon görüşmemizden sonra Sayın Jesionek beni görüşmeye davet etti. Görüşmemizde nedenleri ve önerilerimi bilmek istiyordu. Kendisine, burada yetişen Türk gençlerinin toplumsal yaşamda “nesne” olmak istemediklerini, “özne” olarak toplumsal süreçlerde yer almak istediklerini, bunu gerçekleştirmek için gerekli yolların engellerle kapalı olduğunu, küçük bir grup olan bazı gençlerin de kendilerini kabul ettirmek için bazen yasal olmayan yolları seçtiklerini anlattım. Bu tür olayların önüne geçmek için bu gençlerin özne olarak yer alacakları, yani onlar tarafından kurulan ve onlar tarafından yönetilecek projeler geliştirilmesini söyledim. Acil olarak da bu gençlerle bulundukları yerlerde kontak kurmak ve onları yararlı işlere yönlendirmek için mobil gençlik çalışmasının (Mobile Jugendarbeit) başlatılmasını ve bu konuda İngiltere’de bu alanda yaptığı çalışmalar nedeniyle önemli deneyimleri ve bilgileri olan Bülent Öztoplu ile görüşmesini önerdim.

Sayın Jesionek, Bülent ile birkaç kez buluştu. Bu görüşmelerden sonra Jesionek Viyana Gençlik Merkezi ile görüşerek Gençlik Merkezi’nin gençlerin bulundukları mekânlarda mobil gençlik çalışması başlatmasını önerdi.

Bu sırada 10. Viyana Reumanplatz’da gençlik grupları arasındaki kanlı kavgalar basında yer alıyordu. Viyana Belediyesi, Gençlik Merkezi’nden 10. Viyana’da mobil gençlik çalışmasını başlatmasını istedi. Gençlik Merkezi Sosyal Çalışmacı Sabine Etll’in yönetiminde Back on Stage projesini başlattı. Bülent, Ettl ile birlikte bu çalışmada belirleyici bir rol aldı ve 1992 yılından itibaren Gençlik Merkezi’nin bir çalışanı olarak Back on Stage projesinde çalıştı.

Bülent Back on Stage projesinin çalışmalarını önemli bulmakla beraber eksik olduğunu söylüyordu. Ona göre gençler zamanı üretim için kullanmalıydılar. Oysa gençler Back on Stage de zaman tüketiyorlardı. Bülent gençlerin medya alanında bir şeyler üretmek için gönüllü ve yetenekli olduklarını görüyordu. Bu düşüncesini çevresindeki gençlerle tartışıp, gençler tarafından üretilecek bir yayın organının yaratılmasına çalışıyordu. Bu gençlerle birlikte projelerini Gençlik Merkezi’ne anlattılar. Gençlik Merkezi’nin düşünceyi desteklemesi üzerine Bülent’in yöneticisi olduğu ECHO projesi ve ECHO dergisi yayını başladı. 1996 yılından sonra Bülent ve gençler ECHO Derneği’ni kurdular. Gençlik Merkezi bünyesinde bulunan ECHO Projesi dernek kuruluşundan sonra ECHO Derneği’ne devredildi ve Bülent sorumlu müdürlüğe getirildi. ECHO’da Bülent’in müdürlüğü sadece şeklendi. Projenin asıl yöneticileri gençlerdi. Bülent gençler için bir “BÜLENT ABİ” idi.

ECHO Derneği ile gençler üretim için bir araca sahip olmuşlardı. Heyecanlıydılar. Derginin yanı sıra onlarca yeni proje ürettiler ve yaşama geçirdiler. Gençler ECHO’da kendi kararlarıyla üretmenin mutluluğunu yaşıyorlardı. ECHO toplumdan da destek görüyordu. Avusturyalı basın-yayın organları etkinliklerini haber yapıyordu. Gençler yaptıkları çalışmalarla ikinci ve üçüncü kuşak ile ilgili toplumda pozitif bir imaj yaratmayı başarmışlardı. ECHO’da yetişen ve çalışan gençler aynı zamanda parklarda mobil gençlik çalışması da yürütüyorlardı. Deneyimleri ve edindikleri bilgilerle gençlere rehberlik yapıyorlardı.

Echo’ya yapılan parasal destek 2004 yılında kesildi.

Bundan sonrasını Bülent ile SOS Mitmensch dergisinde “Der Unbeugsame-Bükülmeyen, Yılmaz” başlığı altında 5 Eylül 2013 tarihinde yapılan söyleşiden okuyalım.

“Viyana belediyesi sponsor olarak bizden gözle görülür bir şükran talep etti. Echo halkın içinde çok tanınıyordu ve bizi kırmızı şehir yönetimi için bir ‚vitrin projesi‘ olarak kullanmak istediler. Viyana Belediyesi, mümkün olduğunca bağımsız kalmak ve Yeşillerden ÖVP’ye kadar tüm olası aktörlerle işbirliği yapmak istememizden hoşlanmadı.

Ben sözde pasif ‚kurbanların‘ kendilerinin ‚çok aktif‘ olabileceğini göstermek istedim. Ancak bu, Viyana Belediyesi için yeterli ‚düşük eşik‘ değildi. Genç göçmenler müzik, tiyatro ve medya işleriyle ilgilendikleri için artık ‚muhtaç‘ sayılmıyorlardı – uyuşturucu bağımlısı ya da suçlu değillerdi! Benim izlenimim şuydu: Gençlerin eğitim ve sanatsal gelişme talep etmesi siyaseti rahatsız etmişti. Siyaset kurumu şöyle bir yoruma gitti. Kültürel olarak başarılı bir şekilde aktif olan ve hiçbir sorunu olmayan gençlere neden para harcanmalı? Bu konuda bütün siyasi aktörler aynı düşüncede idiler, Yeşiller de bizden bir tür ‚hayırsever yabancı dostluğu‘ istiyorlardı.

Sübvansiyonlar kesildikten sonra, iki yıl boyunca kendi başıma devam etmeye çalıştım. Bu benim için çok uzun sürdü. 15 yıllık toplumsal katılım ve uyum çalışmaları politik güçler tarafından basitçe yok edildiği için de hüsrana uğradım. O zamanlar ikinci ve üçüncü kuşağın sözcüsü olarak algılanırdım, derneğin on iki çalışanı vardı. Daha sonra artık gençler adına konuşma fırsatım olmadığı hissine kapıldım.”

BİBER GAZETESİ

Bülent 2005/2006 yılında “Gençlerden, Gençlere” belgisi altında Kurier Gazetesi redaktörü Simon Kravagna ile birlikte “Biber” isimli gençlik dergisini iki sayı çıkardı ve ayrıldı.

Bülent, o dönemde projeyi “Bu sosyal bir proje olmayacak” diye nitelemişti.

Bir sosyal hizmet uzmanı olarak Bülent, gençlerin birlikte medya alanında üretici olabileceklerini ve bunun için de politikanın yardımına bağımlı olmadıklarının kanıtı olarak Biber’i birlikte çıkarmaya karar vermişti. Bülent, Biber’den ayrılış nedenini Philipp Sonderegger’in Biber ile ilgili yaptığı bir yoruma yazdığı cevapta şöyle özetler:

“Sevgili Philip!

Çok ilginç bir yorum yazmışsın. Ama bir şeyi düzeltmeliyim. Biber’in ilk 2 sayısını Simon ile birlikte yayınladım ve derginin geleceği ile ilgili farklı fikirler nedeniyle yollarımız ayrıldı. Bence bu iyi niyetle düşünülmüş bir proje idi. Ama benim düşündüğüm genç göçmenlerin genç göçmenler için çıkaracağı bir şehir gazetesi olmadı. Bir göçmen olarak, 2-3 neslin gerçeklerini basit boyamalarla örtmeyi asla amaçlamadım. Biber çizgileri ve eleştirileri olan bir dergi olmalıydı ve bu da bir normal olarak kabul edilmeliydi. Ayrıca ‚Hiçbir sorunumuz yok‘ mesajları da 2., 3. kuşağın gündelik yaşamına uymuyor…

Uzun zamandır Biber ile hiçbir ilgim yok…

Selamlar.” ( Kaynak: https://phsblog.at/biber-stellt-keine-besonderen-anspruche/#comments)

VİYANA VE “GENÇLİK ÇETELERİ”

İnternette “Gençlik Çeteleri” ile ilgili olarak son aylarda yayınlanmış haberlere baktım. Başlıklar şöyle:

Gençlik çeteleri Belediye Konutlarında terör estirdiler. 22.03.2021, Kronen Zeitung

Gençlik Çeteleri 21. Viyana’yı yangın yerine çevirdiler. 22.04.2021, Kronen Zeitung

Gençlik çeteleri şehir merkezinde yabancıları dövüp soydu. 20.06.2021, Kurier

Viyana: Gençlik çeteleri 13 yaşındaki çocukların cep telefonlarını gasp ettiler. 10.08.2021, Vienna.at

15. Viyana’da gençlik çeteleri suç işlediler. 18.08.2021, Vienna.at

Şehir merkezinde gençlik çeteleri savaşları. 19.08.2021, Zeit im Bild

Bu durumun sorumlusu kim? Gençler mi? Yoksa bu gençleri sermayenin kâr amaçlarını gerçekleştirmek için nesne olarak gören politikacılar mı?

ECHO’nun gençlerle çalışmalarını bugüne kadar sürdürmesine izin verilseydi, yetiştireceği ve bu gençleri iyi tanıyan gençler bu gençlerle kontak kurup, bu gençleri kendilerini ifade edebilecekleri çalışmalara yönlendirirlerdi. Rehberlik yaparlardı.

Bülent’le hastalığı sırasında hemen hemen her hafta telefonla görüşüyorduk. ECHO’nun tarihini yazmak istiyordu. Bu görev onunla beraber ECHO’yu omuzlayan gençlere kaldı. Onların Bülent Abi’lerine bir borcudur, ECHO’nun hikâyesinin yazılması.

Bülent Öztoplu’nun Viyana şehrine bıraktığı en büyük miras, bugün bulundukları alanlarda başarılı çalışmalar yapan ECHO gençliğidir. Viyana politikacıları bu gençlerin değerini anlar ve onlarla birlikte çalışırsa, Viyana halkı kazançlı çıkar.

Sevgili Bülent Öztoplu! Viyana Yönetimi inan ki sana gençlere yönelik hizmetlerinden içtenlikle teşekkür ve sana yapılan haksızlıklardan dolayı da aslında özür borçlu. Huzur içinde uyu sevgili kardeşim. (Ramis Doğan, Ankara, 6.7.2021)

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"