Viyana, “cana yakınlık ve misafirperverlikte” sınıfta kaldı!

Yaşam kalitesiyle defalarca ve hala dünyanın en yaşanabilir şehri seçilen Viyana, cana yakınlık ve misafirperverlikte dünya sıralamasında son sırada kalarak sınıfta kaldı.Bu sonucu abartı bulan ve inanmayan Viyana'da bir Türk konuştu.

Viyana. Göçmen nüfus arasında yapılan bir ankette, Viyana’nın bir kez daha dünyanın „yabancılara karşı en düşmanca ve huysuz şehri“ seçilmesi şaşkınlık yarattı. Haber Avusturya basınında geniş yankı buldu.

Şehir, „Internations“ organizasyonu tarafından „Expat City Ranking 2022“de yaşam kalitesi açısından ilk ona girmesine rağmen, „Cana yakınlık“ ve “Misafirperverlik” kategorisinde yine sonuncu oldu. İsveç’ten bir göçmen, „Buradaki herkesin bu kadar huysuz ve düşmanca olması hoşuma gitmiyor“ dedi.

Viyana, „Dostluk“ kategorisinde de son sırada yer aldı. Göçmenler, federal başkentteki insanları genel olarak “düşmanca” nitelendirdi. Ankete katılanların yüzde 54’ü “Viyanalılarla arkadaş olmayı” zor bulduğunu belirtti.

Seyahat ve ulaşımda bir numara

Ancak Viyana, „Seyahat ve Ulaşım“ (birincilik) ve „Sağlık ve Genel Refah“ (ikincilik) kategorilerinde puan almayı başardı. Göçmenler, toplu taşımayı kolay erişilebilir (dünya genelinde yüzde 73’e karşılık yüzde 97 memnun) ve uygun fiyatlı olarak tanımlarken, tıbbi bakım ve yüksek çevre kalitesi de çok iyi derecelendirildi.11.970 göçmenin katıldığı ankette en popüler şehir Valensiya olurken, onu Dubai ve Mexico City izledi.

“ Der grandige  Wiener Ober…“ – Viyanalı huysuz garson

Birol Kılıç

Viyana’da otuz yıldan fazla yaşayan Avusturya Kültür Cemiyeti Başkanı
ve „Yeni Vatan Gazetesi“, „Einspruch“, Kikeria, „Türkische Allgemeine“ gibi gazetelerinin yayıncısı Neue Welt Verlag adlı prestijli yayınevinin sahibi Birol Kılıç  „Expat City Ranking 2022″ nin Viyana ile ilgili sonucunu kendi görüşü olarak şöyle açıkladı:

“ İyi incelenirse bu sıralamada Viyana şehri birçok alanda dünya şehirleri arasında en ön sırada. Tebrik ederim. Gurur duydum. „Cana yakınlık“ ve “Misafirperverlik” konusunda bir dur dememiz gerekiyor tabii. Viyana’nın ünlü kahvelerine has “ Der grandige Ober…“  (Viyanalı huysuz garson ) diye bilinen papyonlu, temiz giyimli ve  müşterilerine bakışları, kısa cevapları ve vücut dilleri ile  „huysuzca“ yaklaşan garsonların tavırlarının tüm Viyana halkına yansıtılması bana göre biraz abartı.

Viyana’da şu anda Sırp, Arnavut, Slovak, Hırvat, Ukrayna, Moldavya,  Macar , Türk ve  yavaş yavaş Afgan asıllı ünlü Viyana kahvelerinde garson olarak çalışan kişilerin bu , “ Der grandige  Wiener Ober…“ – Viyanalı huysuz garson“ taşımaları aslında bu şehrin yüzyıllar içinde oluşmuş bir kültürünün bir parçası. Bir örnek ile zenginleştirecek olursam. Geçtiğimiz hafta Opera’nın yanında bulunan otuz yıldır gittiğim ünlü Cafe Mozart adlı yerde Y. K. adlı bir dostumuzla bir konuda fikir alışverişi yapmak üzere otururken hafif bir yemek söyledim ve  garsona ,“ Yanında inşallah bir bardak su getirirsiniz.“ dedim.

Almanca ama Viyana aksanı ile  sordum. Yemek esnasında içki veya su içmiyorum, ama Viyana’da gelenekte kahve ve yemek yanında bir sade bardak su küçük de olsa getirilir. Burasının musluk suyunu 1 litre getirerek para ile satan yer olduğunu da biliyorum.

„Huysuz Virjin“ tarzı ters moduna giriyorlar…Ciddiye almayın

Garson bu sorum karşısında suratını asarak,  „Hayır getiremem. Parasını öderseniz bir litre musluk suyu getirebilirim.“ diye konuştu. Türk ve Türkçe konuştuğumuzu bildiği halde. Karşısında aslında temiz giyimli bu iki kişiye kabaca cevap veren garsona ters cevap vermek yanlış olur. Kendisi ile Türkçe konuştum. “ Otuz yıldır geldiğimiz yerde ufak bir su getirmiyorsun değerli kardeşim. Aşk olsun size. Daha sonra kahve söyleyecektim belki de tatlı. Müşteriye küçük bir bardak su getirirsiniz olur biter. Bunu yapıyorlar burada. Biliyorum. Neredensin değerli kardeşim?“ Garson, “ Yozgat asıllı olduğunu“  huysuzluk akan kibar bir dille söyledi. „Patron izin vermiyor. Ama tabii bu patronlar kadar sert, onlar değil. Getirebilirim. Ama oyunu bozmak istemiyorum.“ dedi huysuzluk akan kibar bir dille. Bir bardak suyu bu kadar konuşmadan sonra getirmemesi dikkatinizi çekebilir. Bu onun suçu değil. Ona kızmadım ve şaşırmadım. Yozgat asıllı insanların huyu değil bu… Yozgat dışında en fazla Yozgat asıllı insanların yaşadığı şehir Viyana. Onların içinden bin tür farklı insan çıkar ama su yemek konusunda elleri açıktır. Cafe Mozart‘ ın sahibi olduğu Cafe Landmann başta olmak üzere Cafe Museum gibi kahvelere yıllardır gidiyorum. Patronunu üye olduğumuz ticari dernekler üzerinden tanıyorum. Artık Viyana’da bu olaylara alıştım. Suratı asık huysuz garsonlar.  Sırp, Arnavut, Türk göçmen çocukları bile bu „Huysuz Virjin“ tarzı ters moduna giriyorlar…Ciddiye almamak gerek. Kesinlikle.

„Karalama değil ama Receb İvedik kabalığı Türkiye ne hale getirildi. Viyana’ya şükür!“

Biz Y.K. adlı dostumla yemeği yedikten sonra yakındaki başka bir yerde kahve ve  tatlı yemek üzere kendisine fazla değil bir avro bahşiş bırakarak gittik. Burası Viyana… Viyana fabrikası. Bu Viyana fabrikası tezgahından geçen tüm göçmenlerin yüzde ellisi böyle olmak zorunda. O yüzden bu şehri bu hali ile seviyorum. Önemli olan bu şehrin alt yapısı ve sanat şehri olması. Kalitesi. Cafe Mozart’ın yemekleri, kahveleri ve atmosferi. Harika. Biraz da demokrasi ve hukuk devleti olunca ve  son yirmi yılda aziz vatanımız Türkiye’nin bu kadar liyakatsız karalama ve aşağılama değil ama „Receb Ivedik“ kabalığındaki insanlar ile ne hale getirildiğini hele gördükçe ve aklımıza gelince şükür derken kederleniyoruz.

„Viyanalılar böyle değil. Haksızlık etmeyelim. Genelleştirmeyelim.“

Bu araştırmaları yapan şirket Viyana kahvelerinde oturan turistlere Viyana hakkında soruları sorunca ortaya böyle , „Viyana, “cana yakınlık ve misafirperverlikte” sonuncu olarak sınıfta kaldı!“ gibi dehşet ve haksızca sonuçlar çıkıyorsa biraz da işte bu huysuz garsonlardan tutun hizmet sektöründe çalışan insanların payı var. Tüm Viyanalılar böyle değil. Haksızlık etmeyelim, Genelleştirmeyelim. Tam tersine medeni, kibar, mesafeli ve dostane insanlar. İyi kalpli Viyana insanlar gördüm, tanıdım ve birçok konuda bu Viyanalıları’dan örnek insanlar  olarak çok şeyler öğrendim. Viyana kolay bir şehir değil. Medeni insanların ama çok rahat edeceği bir şehir. İster burada yaşayın ister turist olarak gelinsin.  Oturma, kalkma ve medeni tavırlar dışına çıkılmadığı sürece hic bir sorun çıkmaz.  Aynı İstanbul için geçerli ama Kars  ilimiz veya Tunceli ilimiz içinde. Medeni davranış para ile alınmıyor. Hatta çok eğitimli olmakta yetmiyor. İçten gelen bir dalga…Bu yüzden  bu kadar çok değişik ülkelerden nüfusuna göre on yıllardır Avrupa’da en fazla göç almış ve alan bir ülkeye ve oturmuş alt yapısı olan bu güzel şehre haksızlık yapmamak gerek.  Türkiye’nin metropol şehirleri bu farklı kültürlerden gelen insanlar ile yeni tanışıyor. O yüzden Viyana’nın bu sondan birinciliğine inanmayın. Ortasına inanabilirsiniz. Bu da normal.“ (yenivatan.at)

Update/Güncelleme 2.12.2022

İstanbul’dan bir okuyumuz O. K. bu analizden sonra şu mesajı geçti:
„Sayın Kılıç’ın analizi çok güzel. 2019 yılında eşimle  Viyana’ya gelmiş ve bir hafta geçirmiştim. Herhangi bir olumsuzluk yaşamadığım gibi kafe kültürlerine ve müzelerine hayran kalmıştık. Kafe Demel,City Central ve Cafe Landtmann’da uzun uzun oturmuş, sanat müzesindeki oval kafeye hayran kalmıştık. Sizilerin analizlerini okumak fikrimi yeniden berraklaştırdı.“

 

Kaynaklar

https://www.internations.org/expat-insider/

https://www.derstandard.at/story/2000141285183/expat-city-ranking-2022-wien-unfreundlichste-stadt-weltweit

Home

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"
Cookie Consent mit Real Cookie Banner