Viyana’da örnek gencimiz: Piyanist Nazlı Hacıalioğlu

“Sanatla ilgilenen daha fazla gence ihtiyacımız var."

Müziğin başkenti Viyana’da bir Türk gencimizin yıldızı bileğinin hakkı ile parlıyor.

Birol Kılıç Viyana’dan yazdı

Avusturya; kültür, tarih ve doğal güzellikler gibi Avrupa’yı Avrupa yapan birçok değere sahip bir ülke. Müzik alanında ise Avusturya, başta operasıyla olmak üzere dünya çapında bir üne ve öneme sahip. Başkent Viyana, dünyanın müzik başkenti olarak tanımlanıyor.

Çok sayıda besteci ve müzisyene sahip bir ülke olan Avusturya, adeta bir sanatçı üretim merkezi.  Wolfgang Amadeus Mozart, Ludwig van Beethoven, Franz Schubert, Joseph Haydn, Johann Strauss I, Johann Strauss II (Joseph Strauss, Gustav Mahler, Franz Schubert, Herbert von Karajan (orkestra şefi), Falco (pop müzik sanatçısı), Joe Zawinul (caz davulcusu) Avusturya’nın dünyaca ünlü müzisyenlerinden sadece birkaçı. Bunun bilincinde olan Avusturya Devleti de Viyana, Salzburg, Insbruck, Graz başta olmak üzere şehirlerindeki müzik okullarına çok büyük önem veriyor. Çok sayıda yetenekli genç, özellikle Çin, Japonya ve Güney Kore’den tabiri caizse Avusturya’ya okumak için akın ediyor. Avusturya’da 300 binden fazla Türkiye göçmeni yaşıyor. 200 binden fazlası Avusturya vatandaşı ve üzülerek ifade etmemiz gerekiyor ki bu sayı içinde Avusturya’nın sunduğu eğitim fırsatlarından yararlanan genç çok az. Çevrenizde Türkiye göçmeni gençlerden kaçı piyano ya da keman çalıyor ya da müzik eğitimi alıyor? Çocuklarımız ve gençlerimiz yeteneksiz değiller. Ancak yeteneklerinin, aileleri başta olmak üzere çevreleri tarafından ortaya çıkarılması ve desteklenmesi gerekiyor. Bu konuda açığımız çok.

Nazlı Hacıalioğlu, işte bu anlamda örnek bir Türk genci olarak karşımızda duruyor. Yeteneğin yanı sıra ailesinin de büyük desteğine sahip olan Hacıalioğlu, Avusturya’nın en önemli müzik okullarından biri olan İnsbruck Mozart Piyano Konservatuarı’nın müdürü Gabriel Ensar’ın daveti üzerine başvurduğu giriş sınavını birincilikle vererek ve 2011’de başladığı okulunu beş yılda bitirerek tüm müzik otoritelerinin dikkatlerini üzerine çekmeyi başarmış durumda. Şu anda Viyana’da yaşayan Nazlı Hacıoğlu aynı zamanda Linz Üniversitesi Pedagoji Fakültesi’ne devam ediyor.

İnsbruck’da okurken Türk ailelerin çocuklarına profesyonel piyano dersi veren Nazlı Hacıalioğlu samimi duygular ile şunları ifade ediyor : “Farklı milletlerden gençlere piyano dersi vermek, onlara bu sanatı sevdirmek ve öğretmek bana büyük mutluluk veriyor. Ailelere, çocuklarının yeteneklerine dikkat etmelerini tavsiye ediyorum. Kulak ve parmaklar başta olmak üzere bu iş, ilgi, sevgi ve sabır işi. Türk gençleri, sanatla ilgilenerek, topluma fayda sağlayacakları gibi Avusturya’daki Türk imajının düzeltilmesine de yardımcı olabilirler. Sanatla ilgilenen daha fazla gence ihtiyacımız var. Ben elimden gelen desteği vermeye hazırım.”

Evet, bir sanatçının yetişmesi kolay değil. Annesi ile birlikte bizleri ziyaret eden Nazlı Hanım, anne ve babasının yoğun ilgi, sevgi ve desteği ile bu seviyeye geldiğinin özellikle altını çiziyor. Hacıalioğlu sekiz dokuz yaşlarında iken ünlü piyanist Fazıl Say’ın da öğretmeni olan Kamuran Gündemir tarafından konulan “Obsolute’’ teşhisi, yani kulağın müzik frekanslarının alt ve üst sınırlarını tanıması, hatırlaması ve tekrarlaması, bu yeteneğin genotip ve daha ziyade fenotip olarak fiziki bir tanrı vergisi olduğunu da gösteriyor.

Şu anda 26 yaşında olan Nazlı Hanım, işte bu yeteneğinin annesi tarafından desteklenmesi ilkokulu sonuna kadar piyano dersleri almaya başlıyor.

Ortaokulu ve liseyi ise birincilikle girdiği Bilkent Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nde okuyan Hacıalioğlu,  bu arada Ankara’da İngiliz Kültür Merkezi ve Ahmet Adnan Soygun Sanat Merkezi başta olmak üzere önemli kurumlarda da sanatını icra etme olanağına kavuşuyor ve böylece çalışmaya da başlamış oluyor.

Ayrıca lise döneminde piyano dersi için bıkmadan usanmadan her hafta sonu annesi ile birlikte hızlı trenle Ankara’dan Eskişehir’e, Azeri Devlet Sanatçısı Zöhrap Adıgüzelzade’nin yanına giden ve  dile kolay aynı gün geri dönen Nazlı Hacıalioğlu, yetenekli olmasının yanında oldukça sabırlı, düzenli, çalışkan ve disiplinli de.

Nazlı Hacıalioğlu kendini kısaca şöyle tanıtıyor: “Ankara’da doğdum, Ankara’da büyüdüm ve son yedi yılımı eğitim nedeniyle Avusturya’da geçirdim. Son dört aydır Viyana’da yaşıyorum. Annem, piyanist olma hayalini o zamanın şartları nedeniyle gerçekleştiremediği için benim piyano eğitimi almamı istedi. Altı yaşımda piyano dersi almaya başladım. Ortaokul ve lise eğitimime Bilkent Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nde devam ettim. Teymur Shemsiyev, Hatıra Amrahova, Zöhrab Adıgüzelzade gibi birbirinden başarılı ve değerli hocalardan eğitim aldım. Ayrıca ünlü piyanist Fazıl Say’ın da hocası olan Kamuran Gündemir’den iki sene ders aldım. Avusturya’ya tatile geldiğim bir dönemde Innsbruck Mozarteum Konservatuarı’nın Piyano Bölüm Başkanı Sebastian Euler ile tanıştım. Beni dinledi ve öğrencisi olarak almak istediğini söyledi. Sınava girdim, kazandım. Üniversite eğitimimi de burada bitirdim. Şu anda Avusturya’da öğretmenlik alanında master yapıyorum. Aynı zamanda özel piyano dersleri veriyorum. Birçok Türk ve Avusturyalı öğrencim var. Avusturya’nın birçok şehrinde konserler verdim. Bundan sonraki hedefim yüksek lisansımı bitirmek ve akademik kariyerimi tamamlamak. Aynı zamanda konserlerime de devam etmek istiyorum.”

Enstrümanını konuşturarak Türklerin her alanda başarılı olabileceğini gözler önüne seren Nazlı Hanım, gelecekte çok daha fazla örnek çalışmaya imza atacağa benziyor.

Türk toplumunun içinden çıkan örnek sanatçımız Nazlı Hacıalioğlu’nu, sevgi, sabır ve büyük bir merhametle yetiştiren ailesini tebrik ederiz ve Nazlı Hanım’ın ve ailesinin, Türkiye göçmeni tüm ailelere ve çocuklarına örnek olmasını dileriz. Avusturya Türk toplumu adına büyük bir değer ve kazanım olan Nazlı Hacıalioğlu’na üstün başarılar dileriz.(Viyana, 13. Mayıs.2019, yenivatan.at, b.k.)

 

Relevante Artikel

Back to top button
Close