Yıldız`dan Avusturya`ya uyarı

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yıldız’dan Avrupa’ya İslamofobi uyarısı

Yıldız, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen 24. AGİT Bakanlar Konseyi Toplantısı çerçevesinde katıldığı etkinlikler ve ikili görüşmelere ilişkin  AK Parti hükümetine yakın  kısa adı AA Anadolu Ajansı muhabirine Avusturya hakkında değerlendirmelerde bulundu.

– Yıldız şunları ifade etti:

– „İslamofobi aynen antisemitizm gibi geliştiği takdirde kontrol edilmez duruma dönüşebilir”

– „Avusturyalıların, hem yönetim hem de aydın ve sivil toplum düzeyinde, vatandaşlarımızı burada tedirgin edecek, mahrumiyetlerine sebep olacak ya da burada İslamofobiyi teşvik edecek söylemlerden kaçınması gerekir“
– „Dünyadaki barışsever liderlerden, ciddi bir tepki bekliyoruz. Aslında sadece İslam dünyasının meselesi değildir bu, Avrupa’nın da meselesidir. Bildiğim kadarıyla Avrupa ülkeleri de eskiden beri bu tür tek taraflı ve Filistin’i mağdur edecek kararlara karşıydılar, inşallah güçlü tepkilerini gösterirler“

Anadolu Ajansı haberi şöyle verdi

VİYANA -Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ahmet Yıldız, Avrupa’da artan aşırı sağ ve İslamofobik söylemin temelinde bazı siyasilerin göçmen karşıtlığının yattığını belirterek, „İslamofobi aynen antisemitizm gibi geliştiği takdirde kontrol edilmez bir duruma dönüşebilir.” dedi.

Rusya’nın Kırım’ı ilhakından sonra bölgede yaşayan Kırım Tatarlarının sorunlarının ele alındığı ve yaklaşık 13 ülkenin ortaklaşa düzenlediği Kırım toplantısına değinen Yıldız, „Rusya hapishanesinden serbest bırakılan Kırım Tatar, Türk liderlerden Ahtem Çiygöz ve İlmi Ümerov, Kırım Tatar dostu ülkelere durumlarını, Kırım’da şu an devam eden insan hakları ihlallerini anlattı. Buradaki ülkeler, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, Kırım Tatarlarına desteklerini ve Rusya yönelik eleştirilerini dile getirdi.“ dedi.

Yıldız, AGİT Bakanlar Konseyi Toplantısı kapsamında, Ukrayna’nın çatışma bölgelerindeki sivillerin durumunun konu edildiği bir başka toplantıda yaptığı konuşmada, sivillere yönelik tarafların daha hassas olmaları yönünde uyarılarda buluğunu belirterek, bu ülkenin Donetsk bölgesinden Türkiye’nin getirdiği yaklaşık 900 Ahıska Türkü’nü sivillerin korunmasına ilişkin bir örnek olarak verdiğini ifade etti.

Kırım’ın ilhakı ve Ukrayna’daki çatışmaların görüşmelerin merkezinde yer aldığını, bu iki konunun her ülkenin ortak kaygısı olduğunu dile getiren Yıldız, “Rusya’nın yaptığı, Avrupa Birliği’nin (AB) temelini oluşturan meşruiyet açısından çok büyük bir ihlal.“ diye konuştu

Yıldız, terörizmle mücadele ve yabancı terörist savaşçıların Suriye ve Irak gibi ülkelerden AGİT bölgesine geri dönerek oluşturacağı tehlikenin ele alınan başka konu olduğunu, Türkiye’nin bu durumdan en çok mustarip olan ülkeler arasında yer aldığını kaydetti.

– „Avrupa’da terör grupları hak ettikleri muameleyi görmüyor“

Avrupa ülkelerinin uzun yıllardan beri Türkiye’deki terör örgütleri ve teröre karışmış kişileri kimi zaman terörist olarak ilan etse de terörist muamelesi yapmadığına dikkati çeken Yıldız, “Avusturya’da dahil birçok ülkede, bu örgütler kendi sembollerini kullanarak, burada propagandalarını yapmaya devam ediyor, eleman devşiriyor. Zaman zaman Türkiye’de gerçekleştirilen eylemleri kendilerinin planladıklarını söylemelerine rağmen hak ettikleri muameleyi görmüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Yıldız, toplantıdaki konuşmasını anımsatarak, hem Avrupa’nın terör gruplarına karşı tutumu hem ABD’nin terör örgütü PYD/PKK ile kurduğu ittifak ve silahlandırma hem de son olarak AGİT bünyesinde terör örgütü FETÖ ile ilişkili grupların geçmiş dönemde yapılan bazı programlara katılmalarına müsamaha gösterilmesine tepki gösterdiklerini söyledi.

Özellikle AGİT temsilcileri ile yapılan ikili görüşmelerde söz konusu sorunun tekrarlanmaması için gerekli açıklamaların yapıldığını vurgulayan Yıldız, „Eğer bu duruma mani olunmazsa, Türkiye’nin İnsani Boyut Toplantılarını bloke edeceğini kendilerine açıkladım.” dedi.

Son zamanlarda gerginleşen Avusturya-Türkiye ilişkilerine de değinen Yıldız, Avusturya’nın Türkiye’nin AB sürecine ilişkin olumsuz tutumunun gerçekçi bir değerlendirmeden ziyade  önyargıdan kaynaklandığının altını çizerek, Türkiye’nin de kendi çıkarlarını göz önünde bulundurarak NATO bünyesinde bu ülkenin de yer alacağı ortaklık faaliyetlerini engellemek durumunda kaldığını anlattı.

Avusturyalılar, İslamofobiyi teşvik edecek söylemlerden kaçınmalıdır“

Yıldız, Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşlarının durumunun çağdaş, insani standartlarla ölçülmesi gerektiğine işaret ederek, „Biz vatandaşlarımızın bulundukları toplumlarda entegrasyonuna karşı çıkmıyoruz, tam tersi destekliyoruz. Bunun dünyada örnekleri var. Birçok toplum kimliğini, dinini, dilini koruyarak fevkalade yaşadıkları ülkelere entegre olabiliyor. Bu neden bizim vatandaşlarımız için olmasın?” görüşünü paylaştı.

Türkiye’nin buradaki birçok kurumunun, Türk vatandaşlarının Avusturya’ya uyumu noktasında katkılar sağladığını dile getiren Yıldız, „Avusturyalıların, hem yönetim hem de aydın ve sivil toplum düzeyinde, vatandaşlarımızı burada tedirgin edecek, mahrumiyetlerine sebep olacak ya da burada İslamofobiyi teşvik edecek söylemlerden kaçınması gerekir.“ uyarısında bulundu.

Türkiye’nin Avusturya ile ekonomik ilişkilerinin özellikle özel sektörde gayet iyi olduğunu anımsatan Yıldız, Bosna Hersek’in devlet yapısının korunması gibi bazı konularda Türkiye’nin bu ülke ile ortaklaşa hareket ettiğini hatırlattı.

Yıldız, Avrupa’da yükselişte olan aşırı sağ eğilimin temelinde göçmen karşıtlığı bulunduğunu vurgulayarak, bazı politikacılar ve kanaat önderlerinin göç konusunu İslamofobik söylemle tehlike olarak göstermelerinden kaynaklandığını belirtti.

Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ortaya çıkan göçmen sorununun uluslararası toplumun iş birliğiyle üstesinden gelinebileceği ancak sorunun çözümüne ilişkin planlı bir çalışma yapılmadığını ifade eden Yıldız, şunları söyledi:

„Benim de bulunduğum birçok toplantıda, henüz 200-300 sığınmacı kabul etmemiş kimi ülkelerin bakanları, bunu çok büyük bir tehdit olarak, zaman zaman AB’nin kimliğine bir tehdit olarak konuşuyorlar. Bu durum ister istemez seçmende aşırı sağ ve İslamofobik duyguları körüklüyor. İslamofobi aynen antisemitizm gibi geliştiği takdirde kontrol edilmez duruma dönüşebilir.”

Yıldız, AGİT kapsamında antisemitizm konusunda kabul edildiği gibi Müslümanlara karşı ayrımcılıkla ilgili de bir karar tasarısı çıkartılmasını talep ettiklerini ancak üye ülkelerin net bir karar metninde anlaşmadığı için bunun gerçekleşemediğini vurguladı.

Relevante Artikel

Back to top button
Close