Çin :“ En önemli kriterleri, ba­ğımsızlık. En önemli değerleri, ahlak­lı olmak. „

D. Trump ABD’nin güven­lik stratejisini açıkladı:
“Sınırlarımızı koruyamazsak ülkemizi koruyamayız.”

Kimden koruyacaktı: Çin ve Rusya!

Haksız sayılmaz:
Dünyada en fazla itha­lat yapan ülke:
2 trilyon 249 milyar dolar ile ABD.
Dünyada en fazla ihra­cat yapan ülke:
2 trilyon 97 milyar dolar ile Çin.
Dünyada en büyük dış ticaret açığı olan ülke:
796.4 milyar dolar açık­la ABD.
Dünyada en büyük dış ticaret fazlalığı olan ülke:
509.7 milyar dolar fazlalıkla Çin.
Herkesin hem fikir oldu­ğu gerçek var:
Küresel ekonominin en önemli aktörü Çin.
Mao’nun ülkesi…
Sosyalizmin kalesi Çin…


Sovyetler Birliği ve uydu ülkeleri batarken böylesine büyük başarıyı nasıl elde etti?
Son bir haftadır elimden bir kitap düşmüyor:
“XI JINPING/ Çin’in Yönetimi.”
Kitap; Çin Halk Cum­huriyeti Devlet Başkanı XI JINPING yani Şi Cinping‚in yaptığı 79 konuşmayı içeri­yor.
Genelde siyasal liderlerin konuşmalarından derlenen ki­taplar sıkıcı olur. Ancak. 504 sayfalık kitabı elimden bıraka­madım. Çünkü…
Çin ile ilgili kafamdaki soru­lara yanıt arıyordum:
Bu kadar kısa sürede muci­zeyi nasıl gerçekleştirdiler?

ATATÜRK’ÜN BENİMSEDİĞİ

Çin…
5 bin yıllık medeniyet.
Başkan Şi Cinping ko­nuşmalarında bunun altını çiziyor:
“Çin’in seçkin geleneksel kültürüne dayanmamız ge­rek. Ancak kökünü unutma­yanlar geleceği yaratabilir.”
1921‚de kurulan ve 1949‚da devrim ya­pan Çin Komünist Parti­si’nin, yoksul- geri bırakılmış Çin’i müreffeh – güçlü yapma yolundaki fedakar mücadelesi­ni hep hatırlatıyor:
– “Partimizin ve ülkemizin bütün pratiği; Çin’in, ancak ve ancak sosyalizmle kurtarıla­bileceğini, Çin’in gelişmesi­nin de ancak ve ancak Çin’e özgü sosyalizmle gerçekle­şebileceğini kanıtlamıştır.”

Şi Cinping konuşmaların­da “planlamanın” önemine vurgu yapıp, “Çin’e özgü sosyalizm” kavramını sıklık­la kullanıyor. (Aslında bu; Bu­harin‚in 1920’lerde Sovyetler Birliği’ne önerdiği ve Stalin’in önce kabul edip uyguladığı sonra terk ettiği; “tarımda kontrollü pazar.”)
Çin ise “kontrollü piyasa ekonomisini” (devlet kapi­talizmini) başarıyla hayata geçirdi.
Şi Cinping, her ülkenin ken­di ekonomik yapısı ve kültürel geleneğiyle farklı sosyalist yapı inşa edeceğini belirtiyor:
– “Çin’e özgü sosyalizm, özünde sosyalizmden başka bir kavram değildir. Dolayısıyla sosyalizmin temel ilkelerinden vazgeçilmemelidir.”
– “Mao, hakikati olgularda aramayı ‘oku hedefe göre atma‘ya benzetmişti. Bizim yapacağımız Marksizm‚i ‘ok‘ olarak kullanarak Çin’in dev­rimi, yapılanması ve reformu yönündeki ‘hedef‘i vurmaktır.
– “Tabii ki bizim piyasa ekonomimiz sosyalisttir. Sosyalist piyasa ekonomisini geliştirmede hem piyasa ve hem de devlet rol oynayacak­tır. (…) Hem ‘görünmez elleri‘ hem de ‘görünen elleri‘ iyi kullanmalıyız.”
Bu aslında Atatürk’ün be­nimsediği, devletin pazardan tümüyle çekilmediği “karma ekonomi” değil mi?

“KAPLANLAR” VE “SİNEKLER”

Çin…
9 milyon 600 bin kilometre­kare bir ülke…
56 etnik grubun bulun­duğu 1 milyar 300 milyon nüfusu olan ülke…
En önemli kriterleri, ba­ğımsızlık.
En önemli değerleri, ahlak­lı olmak.
Şi Cinping yolsuzluk konu­sunda net konuşuyor:
– “Yolsuzluk vakalarını kararlılıkla soruşturup hem ‘kaplan’ları hem de ‘sinek’leri cezalandırdık. Yine de yol­suzluk sorununun imajımızı zedelemeye devam ettiğini ve acilen ortadan kaldırılması gerektiğini de görmek lazım.”
– “Kamu parası kamuya aittir ve bunun tek kuruşu­nu bile kişisel çıkarımız için kullanmamalıyız.”
– “Yöneticiler, korkmayı bilmeli ve yolsuzluk yapıp cezadan kaçabilecekleri düşüncesine kapılmama­lıdır.”
Ve Şi Cinping -aynı Ata­türk gibi- söylevlerinde hep halkını yüceltiyor:
– “Çin halkı; çalışkanlığıy­la, cesaretiyle ve zeka­sıyla bütün etnik grupların katılımıyla barış ve kardeşlik içinde ortak bir yurt kurdu.”
Başkan Cinping Çin mucizenin gelecek yolunu ise şöyle açıklıyor:
– “Ülkeyi boş laf batırır, sağ­lam çalışmalar kalkındırır.”
– “Beceri, doğuştan gelmez, öğrenme ve pratikle kazanılır.
Eğer her alanda bilgi biri­kimimizi zenginleştirmek için çaba harcamazsak;
Eğer her türlü bilimsel ve kültürel bilgiyi bilinçli olarak öğrenmezsek;
Eğer bilgilerimizi hızla yenilemek; bilgi birikimimizin yapısını düzeltmek ve bakış açımızı-ufkumuzu geniş­letme konusunda girişken olamazsak…
O zaman becerileri artır­mamız, inisiyatifi ve üstün­lüğü kazanmamız, aydınlık geleceğesahip olmamız söz konusu olmayacaktır.”
– “Bilgi öğrenmenin amacı illa yönetici olmak değildir; ama yönetici olanlar bilgi sahibi olmak zorundadır.”
– “Her şeyden önce Marksizm teorisini ciddi­yetle öğrenmeliyiz.”
– “Öğrenmek ile düşünmek ve öğrenmek ile uygulama birbirini tamamlar, destekler. Öğrenmeyi seven ilerler…”
Karşımızda en büyük ho­bisi kitap okumak olan…
Konuşmalarında Çehov, Puşkin, Victor Hugo, Goethe, Leibniz, Tolstoy gibi isimler­den bahseden…
Bir dünya lideri var!
Konuşmalarını okudukça Çin mucizesini nasıl gerçek­leştirdiklerini ve daha neleri gerçekleştireceklerini anlı­yorsunuz (Soner Yalçın/Sözcü)

Relevante Artikel

Back to top button
Fonds Soziales Wien
Cookie Consent mit Real Cookie Banner