Cips paketin üzerinden dinlebileceksiniz?

MIT, Cips paketini Kullanarak Ses Geçirmez Camın Arkasından Bile İçeriyi Dinlemenin Yolunu Keşfetti!

MIT’deki (Massachusetts Institute of Technology) mühendisler, evinizdeki yere düşmüş sıradan bir cips paketini gözleyerek, insanların konuşmalarının cips pakedi üzerinde yarattığı titreşimleri algılayan ve bundan konuşulanları çıkarabilen bir video kamera icat etti! Üstelik bu kamera, ses geçirmez camların arkasından bile içeride konuşulanları dinleyebilecek! Örneğin güvenli ve ses geçirmez bir odada özel bir konuşma yapıyorsunuz ve bu sırada masanızın üzerinde bir cips paketi duruyor (ya da herhangi bir diğer cisim). MIT’nin icat ettiği kamera, bu cips pakedini gözleyerek, ağzınızdan konuşma sırasında çıkan ses dalgalarının, paket üzerinde yarattığı minik titreşimleri algılayabilecek ve bunu konuşmanın içeriğini deşifre etmekte kullanabilecek. Elbette bu konu, çok bariz bir şekilde, gizlilik ve adli bilimler alanlarında yankı uyandıracak. MIT, konuyla ilgili detayları izah ettikleri bir videoyu yayınladı ve buraya tıklayak İngilizce olarak izleyebilirsiniz.

MIT bu teknolojiye “görsel mikrofon” adını veriyor. Bu mikrofon, ses dalgalarının etkisi altında cisimlerde meydana gelen değişimleri analiz ederek çalışıyor. Her ne kadar bunu gözle görmek pek mümkün olmasa da, ses dalgaları hava içerisinde yüksek ve düşük basınçlı alanlar halinde yayılıyor ve bu dalgalar bir cisme çarptığında, bu basıncın etkisi altında cisimler şekil değiştiriyor ve titreşiyor. Bu, tıpkı sizin kulak zarınızın çalışmasına benziyor: ağızdan çıkan ses dalgaları havada yol alıp kulak zarınızı titreştiriyor ve bu titreşimlerin neden olduğu dalgalar elektriksel atımlarla beyne taşınıyor ve ses algılanabiliyor.

Problem şu: eğer ki bir Metallica konserinde ana hoparlörlerden 1 metre uzakta değilseniz, bu ses dalgaları gerçekten ama gerçekten çok düşük basınca sahiptir. Bunu evinizdeki bir cips pakediyle konuşarak deneyebilirsiniz. Ona ne kadar şiddetle bağırırsanız bağırın, hiçbir kıpırtı gözleyemeyeceksinizdir. İşte bu sorunu aşmak için MIT 2 yöntem kullandı: ilki, yine bir diğer MIT grubunun geliştirdiği, bir video verisi içerisindeki en ufak değişimleri bile katlayarak arttıran ve şiddetlendiren bir yöntem. Bu öyle bir teknik ki, bu tekniğe sahip olan ve vücudunuza bakan bir kamera, derinizdeki renklerin gözle görülemez, ufacık değişimlerine bakarak kalp ritminizi belirleyebilir. Çünkü kalbimiz vücuda kan pompalamak için her var gücüyle kasıldığı sırada, aslında deri rengimiz inanılmaz az derecede değişir. İşte bu kamera, bu değişimi yakalayıp şiddetlendirerek analiz yapabiliyor. İkinci yöntemse şu: bu görsel mikrofonun etkisi yüksek hızlı bir kamerayla desteklenerek kat kat arttırıldı. Eğer yüksek frekanslı titreşimleri yakalamak istiyorsanız, saniyede binlerce kare yakalayabilen bir kameraya ihtiyacınız vardır. Eğer ki 300 Hz’te insan sesini yakalayıp yeniden yaratmak istiyorsanız, muhtemelen 300 fps (saniye başına kare) veya daha hızlı bir kamera istersiniz. Bu konuyla ilgili bir diğer açıklayıcı videoyu da buraya tıklayak izleyebilirsiniz.

Araştırmacılar, normal şiddetteki seslerden (konuşma ya da müzik gibi) kaynaklanan basınç dalgalarının cisimlerde yaklaşık olarak 1 mikrometrenin 10’da 1’i (metrenin 10 milyonda 1’i) kadar titreşime neden olduğunu tespit ettiler. Bu da, yakın çekim bir fotoğrafta 1 pikselin yaklaşık 5000’de birine denk geliyor. Bu titreşimleri tespit edebilmek için MIT takımı piksel rengindeki aşırı küçük değişimlere odaklandılar. Örneğin, maviye boyanmış bir odadaki beyaz bir cips pakedini düşünün. Bu cips pakedinin ağız kısmı, normalde gözle görülemese de, konuşma sırasında mavi ile beyazın farklı tonlarındaki bir renk aralığında gidip gelecektir. Bu renk değişimleri ve gölgelenmeler de yazılım tarafından tespit edilebilmektedir.

Her ne kadar görsel mikrofon, en yüksek verimliliğine bir yüksek hızlı kamera ile ulaşsa da, MIT ekibi sıradan (DSLR) video kamera kayıtlarından da belli düzeyde bir başarı elde ettiler.

Bu icadın bariz bir şekilde güvenikte, polislikte, istihbarat toplamada ve adli bilimlerde kullanımları olacaktır. Her ne kadar bir bardak üzerindeki titreşimleri tespit edebilen lazer mikrofonlar bu amaçlarla oldukça eskiden beri kullanılıyor olsa da, görsel mikrofon lazer mikrofonların aksine olayları anlık olarak analiz etmek zorunda değildir. Kayıtlı videolar üzerinden giderek de verileri işleyebilir. Hatta bu teknolojinin çok daha ilginç bir sonucu olabilir: eğer ki teknikler biraz daha geliştirilip bu mikrofonların kullanımı için hızlı kameralara ihtiyaç ortadan kalkarsa, Charlie Chaplin gibi büyük üstatların sessiz filmlerindeki sesler bile ortaya çıkarılabilir! (evrimagaci.org)

Mehr zeigen

Relevante Artikel

Close