9-10 Kasım 1938 Sinagoglar’ın yakıldığı, yağma ve soykırımların başladığı gece

9 Kasım 1938 gecesi, Avusturya'nın da içinde bulunduğu tüm Alman Reich’in de/Imparatorluğu içinde yaşayan Yahudi dinine mensup vatandaşlara karşı bir yağmalama ve şiddet hareketi başladı. Paris’te bir Alman yetkilisinin Yahudi bir genç tarafından öldürülmesi sonucu Almanların öfkesiyle planlanmadan ortaya çıkmış gibi görünüyordu.

Aslında, Alman propaganda bakanı Joseph Goebbels ve diğer Naziler pogromları yağmalama özenle organize etmişti. İki gün içinde, polis ve itfaiye öylece durup seyrederken, 250’nin üzerinde sinagog yakıldı, 7.000’den fazla Yahudi işletmesi yıkıldı ve yağmalandı, onlarca Yahudi öldürüldü, Yahudi mezarlıkları, hastaneleri, okulları ve evleri yağmalandı. Mağaza vitrinlerinin kırılan ve sokaklara yayılan camlarından dolayı, bu pogromlar yağmalara Kristallnacht „Kristal Gece“ olarak yanan Sinaglar’dan çıkan ateşler nedeni hiç utanmadan adıyla bilindi.

Allein in Österreich wurden in der Nacht vom 9. auf den 10. November 1938 insgesamt 30 Juden getötet, 7.800 wurden verhaftet und rund 4.000 ins KZ Dachau deportiert. Alle Synagogen wurden verwüstet, die allermeisten komplett niedergebrannt.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Auch die “Türkische Tempel” in der Zirkusgasse 22 in Wien.

In der Zirkusgasse 22 befand sich bis 1938 der Hauptsitz der sephardisch-türkischen Gemeinde in Wien. 1885 bis 1887 ließ diese an der Stelle eine Synagoge errichten. Sie wurde während der Pogromnacht vom 9. auf den 10. November 1938 in Brand gesteckt und zerstört.

Jahr für Jahr setzt die jüdische Jugend Wiens am 9. November ein wichtiges Zeichen der Erinnerung an die Novemberpogrome 1938.

Heuer am 9.November 2020  wurde der Fackelmarsch und die öffentliche Kundgebung coronabedingt ins Internet verlegt.

https://www.facebook.com/737990906220082/posts/3713833371969139/?d=n

Pogromlardan  yağlamalar sonraki sabah, 30.000 Alman Yahudisi erkek, Yahudi olmak „suçundan“ tutuklanarak, yüzlercesinin daha sonra ortadan kaybolduğu toplama kamplarına gönderildi.
Bazı Yahudi kadınlar da tutuklanarak yerel hapishanelere gönderildi. Yahudilerin sahip olduğu işletmelerin, Yahudi olmayanlar tarafından idare edilmediği takdirde tekrar açılmasına izin verilmedi. Yahudilerin evlerinden dışarıya çıkabilecekleri saatleri sınırlandıran sokağa çıkma yasakları kondu.
„Kristal Gece“den sonra, hayat Alman ve Avusturya Yahudisi çocuklar ve gençler için çok daha zor hale gelmişti. Zaten müzelere, kamuya açık oyun sahalarına ve yüzme havuzlarına girişleri yasakken, şimdi devlet okullarına gitmeleri de yasaklanmıştı. Yahudi gençler, anne ve babaları gibi Almanya’da toplumdan tamamen soyutlanmışlardı.

-Birçok Yahudi yetişkin çaresizlik içinde intihar etti. Pekçok aile ümitsizce oradan ayrılmaya çabalıyordu.

Gelin izninizle tarihe kısaca ışık tutalım:

Atalarımız Avrupa´da ki Musevilere kapısını açmıştır…

Atalarımız yüzyıllar boyunca Musevine dinine mensup çeşitli milletlere ait insanlara topraklarını aşmış veya onları İspanya ve Portekiz’de olduğu gibi 1492 yıllarında bizzat oralardan gemiler ile kurtarıp kendi ülkesine getirmiş ve onlara o çağın çok ilerisinde büyük haklar ve devletin birçok önemli kademelerinde görevler vermiştir. Bu zaman içinde tüm Avrupa’da ve Rusya’da Yahudiler gettolar da yaşıyor, katliamlara uğruyor ve her türlü insanlık dışı mualemeye maruz kalıyorlardı  Belge (I)

Atatürk Türkiyesi Avrupa´da ki Musevilere kapısını açmıştır…

Avusturya ve Almanya´da Naziler  1938 -1945 yılları arasında yükselerek hem kendi ülkelerinde hem de başta Polanya, Macaristan, Fransa, Ukrayna, Rusya, Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkelerinde  yaşayan o ülke Musevi dinine mensup vatandaşları alçakca o ülkenin kanunlarını hiçe sayarak toplama kamplarına sınırdışı ederek  yollarken  Atatürk Türkiyesi Avrupa´da ki Musevilere kapısını açmıştır…Daha fazla açmalımıydı? Evet açmalıydı.Bu övünelecek bir durum veya Yahudiler‘ in başına kalkılacak bir durum değildir. Bu bir insanlık görevidir. Az yapılmıştır ama asla fazla yapılmamıştır. Ama şu anda tarih içindeki gerçekler sisleniyor, manipüle ediliyor  ve bu insanlığı yapan milletin çocuklarına başta Avusturya olmak üzere Avrupa’da bu konuda Yahudiler kullanılarak eziyet ediliyor, aşağılanıyor ve toptan Yahudi düşmanı gösterilerek Avrupa’da 6 milyondan fazla Yahudi‘ nin soykırımına uğramasından sanki Avrupa’da ki Türkler „göbek atıyor“ gibi ifadeler ile şeytanlaştırılıyor. Türkiye’de ki siyasiler bunu kendi ve çevresinin çıkarlarının nefsi darlığı ile  göremiyorlar.  İç politikada üç beş oy daha fazla almak için veya dünyada Araplar’ın gözüne girmek için açtıkları kapanması zor yaralar  ve depremler büyük. Türkiye’nin anlı ve şanlı geçmişinden doğan artıları adeta yok sayılıyor ve eksi haline dönüştürülüyor. Acı verici!

10. Kasım.1938 Kristallnacht

Kristallnacht, “kırık camlar gecesi” (9 – 10 Kasım 1938), Nazi Almanyası’nda Yahudilere yapılan ilk büyük katliamdı.

SS Generali Heydrich’in 10 Kasım 1938 (Kristallnacht, “kırık camlar gecesi”, Yahudilere yapılan ilk büyük katliamdan önce)’de Eyalet Polisi Merkez Bürolarına ve Saha Komutanlıklarına mesajı: Selamlar: Bu gece Yahudilere karşı yapılacak önlemler.

Sadece Alman hayatına veya mülküne zarar vermeyen davranışlar yapılabilir (örneğin sinagoglar – Yahudi din evleri- yangının mahallelerde yayılma tehlikesi olmadığı sürece yakılabilir). Yahudilerin iş yerleri ve evleri tahrip edilebilir, fakat yağmalanamaz. Polis bu yönergelerin infazını gözetim altında tutup, yağmacıları tutuklamakla görevlendirilmiştir. İşyerlerinin bulunduğu sokaklarda Yahudi olmayan müesseseler her ne pahasına olursa olsun zarar görmemeleri için korunacaklardır. Gece gerçekleşen olaylar kontrol altına alınır alınmaz, belirlenmiş görevliler, her semtte yerel hapishanelerin alabildiği kadar Yahudi’yi, özellikle varlıklı Yahudileri tutuklayacaklardır. Başta sadece sağlığı yerinde, fazla yaşlı olmayan erkek Yahudiler tutuklanacaklardır. Tutuklama işlemleri biter bitmez uygun görülen toplama kampıyla irtibata geçilip Yahudilerin kamplara vakit kaybetmeden yollanması ayarlanacak…

Kristal Gece (Almanca ad ile Kristallnacht), 1938’de   9 Kasım’ı 10 Kasım’a  bağlayan gece, Nasyonal Sosyalist Partisi idâresi tarafından düzenlenen ve Yahudilere  âit ev, iş yeri ve  sinagoglara yapılmış kanlı ve ölümcül saldırıların gerçekleştiği gecenin adıdır.

O gece gerçekleşen yağma eylemleri sırasında ev, işyeri ve ibâdethanelerin tuz buz olmuş camları her yere saçılmış ve o meşûm gece ve o gecede yaşanan olaylar, halk arasında „kristal gece“ şeklinde hatırlanır olmuştur. Olayların „resmî“ asıl ismi, Almanca „Novemberpogrom„, yâni „Kasım Kıyımı“dır.

„Kasım Kıyımı“ adı verilen süreçte, 7 ile 13 Kasım 1938 arasında toplam 400 kişi öldürüldü. 1400 sinagog, Yahudîlere âit çok sayıda dinî veya sivil toplantı mekânı, binlerce işyeri, dükkân, ev ile birlikte Yahudî mezarlıkları talan ve yağma edildi.10 Kasım’dan sonra 30.000 Yahudî, toplama kamplarında gözaltına alındı, yüzlercesi bu kamplarda ya da kamplarda gördükleri muamelenin etkileri sonucu öldü.

„Kasım Kıyımı“, 1933’te başlayan Yahudî düşmanlığının düzenli bir takibe dönüşmesinin başlangıcı olarak kabul edilir. Olaylar, 3 yıl sonrasında da  Yahudi  Soykırımı’na dönüştü. Bu süreçte „Kasım Kıyımı“, Yahudî Soykırımı’nı hazırlayan temel olaylar arasında kabul edilir.

Viyana’da Türk Mabedi (Der Türkische Tempel) 10. Kasım.1938 yakılıyor

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

10 Kasım 1938 yılında  başta Paris ve tüm Almanya Sinagogları yalan ve dolan bahaneler ile Hitler Başkanlığı’nda Nasyonel Sosyalist Alman Devleti tarafından eş zamanlı yakılırken Viyana´da TÜRK MABEDI (Belge II) adı altında Osmanlı zamanında Viyana şehrine  1718 yılında imzalanan Pasarofça Anlaşması’ndan doğan haklar ile gelen başta İstanbul, Edirne ve İzmir’den gelen  Türk Museviler’in gururla kurdukları Sinagogu’da yakılıp yıkılmış hatta tüm yıkım masraflarının parası Türk Musevi Avusturya Cemiyeti’ne Viyana’da ki Nazi Hükümeti tarafından inanılmaz bir şekilde yollanmış ve zorla ödettirilmiştir.  Bununla ilgili Viyana’da Viyana Musevi Müzesi’nde 2010 yılında düzenlenen “ Die Türken in Wien“ adlı sergiye TKG  maddi ve manevi olarak sponsor olmuştur. (Belge III) Kısaca Türkler yaşatırken Naziler yakmışlar, yıkmışlar, çalmışlar ve soykırım yapmışlardır…Avusturya’da 1938 öncesi 230 bine yakın Musevi asıllı vatandaş yaşıyordu. 200 bine yakını Viyana’da. 1945’den sonra bu sayı binlere düşmüş ve şu anda bu sayı resmi sayılara göre çoğu Rusya’dan göç etmiş Museviler  ile birlikte Avusturya Musevi Cemaati’ne üye sayısına göre 1o bine yaklaşmıştır. 1938’den önce Viyana’da Türk Musevi Cemaati yıllarca aktiv olarak ikinci Viyana’da Zirkusgasse 22’de Türk Mabedi adlı Sinagogu cevresinde toplanmışlardır.

Avusturya´da yaşayan Türk asıllı Avusturya veya Türk vatandaşlarının Yahudilere karşı gocunacakları hiç bir utançları yoktur.  Tam tersine Türkler tüm dünyadaki milletleri din, dil, ırk farkı gözetmeksizin kardeş olarak görmeyi Atatürk Türkiyesin’de öğrendik. Kimse kışkırtmasın yeter…

Bu anlamda her yıl olduğu gibi Avusturya Musevi vatandaşlarının her yıl 7. Kasım tarihinde Heldenplatz´da toplanıp birinci Viyana´da Judenplatz ´ a kadar LIGHT OF HOPE adlı yürüyüşüne katılacağız. Amacımız Avusturya takribi 60 bin tüm Avrupa´da 6 milyon Musevi asilli vatandaşın medeniyetin merkezi olarak kabul edilen Batı’nın kalbinde sadece „Yahudi dinine mensup oldukları için‘  toplama kamplarında veya şehirlerde soykırıma uğramasının acısını paylaşmak ve saygı duruşunda bulunarak tarihten nefret değil ders çıkarmaktır.

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti olarak bu anlamda Avusturya´nın Mauthausen toplama kampında soykırıma uğrayan müslüman ve musevi Türk vatandaşlarının anısına Avusturya ve Türk Devleti´nin temsilcilerinin hazır olduğu bir törenle bir anıt dikerek 2010 yılında ölümsüzleştirmiştik. (Belge IV)

Gelin 7. Kasim.2019 tarihinde saat 19:00´da Heldenplatz´da sessizce LIGHT OF HOPE yürüyüşüne katılalım, acıları paylaşalım ve Avusturya yakın tarihini iyi öğrenerek  yeni vatanımız Avusturya’da  Musevi ve Türk asıllı insanların arasına konmak istenen nifak tohumlarına karşı tariyi iyi biliyoruz, acınızı paylaşıyoruz,  barış, esenlik ve kardeşlik ve istiyoruz diyerek cevap verelim.

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti
Türkische Kulturgemeinde in Österreich TKG

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"
×
×