AB ve BM’nin “Suriye Yardım Konferansı” düzenlemesiyle Guernica’yı anımsamak: “Sizin eseriniz!”

Avrupa Suriye’nin yıkımında nasıl bir role sahipti, şimdi ne yapıyor? Gazeteci-yazar Yücel Özdemir, Evrensel’deki yazısında, Picasso’nun ünlü Guernica tablosuyla ilgili bir Nazi subayına verdiği yanıtı Suriye kapsamında hatırlatıyor: Sizin eseriniz! Ve ekliyor: Bu işler kolay olmamalı!

Tam 10 yıl önce Suriye’de “rejim değiştirme” adına Batılı emperyalist devletler ve onların bölgedeki iş birlikçileri tarafından başlatılan savaştan geriye her bakımdan yıkılmış, bölünmüş, halkı dünyanın dört bir yanına dağılmış bir ülke kaldı.

Savaş, bir zamanlar Arap dünyasının liderliğine oynayan ülkeyi 50-100 yıl geriye götürdü. Bu büyük yıkımın arkasında olan Batılı emperyalist devletler, şimdi enkazı kaldırma adına yardım kampanyaları düzenleyip, suçlarının üzerini örtmeye çalışıyorlar.

Hafta içinde BM ve AB’nin ev sahipliğiyle dijital ortamda düzenlenen “Suriye Yardım Konferansı” da bunlardan biri idi. Beşincisi düzenlenen “yardım konferansı”nda yıkımda büyük payı olan ülkelerin elleri yine ceplerine gitmedi.

Açlık, yoksulluk, mültecilik gibi alanlarda insanlık dramının bir nebze olsun dinmesi için gerekli olan yaklaşık 10 milyon doların toplanmasının hedeflendiği konferansta, sadece 6.4 milyar doların toplandığı açıklandı. Bunun yaklaşık 2 milyar dolarının (1.74 milyar avro) Almanya tarafından verildiği göz önünde bulundurulduğunda, diğer ülkelerin bu büyük trajediye seyirci kalmaya devam etmek istediğini gösteriyor.

Almanya’nın diğer ülkelere göre daha bonkör davranmasının arkasında elbette parayı vererek Suriyeli sığınmacıları bulundukları bölgelerde ve ülkelerde tutma planı var. Bu ülkelerden biri de Türkiye.

AB’nin 560, ABD’nin 500 milyon dolar vermeyi kabul ettiği yardımın önemli bir bölümünün Suriye’ye komşu ülkelerde kalmak zorunda olan mültecilere gideceği ifade ediliyor. Bu da doğrudan Suriye’ye aktarılacak yardımın az olacağını gösteriyor.

Savaştan önce özellikle Kürtler ve azınlıklar için temel hak ve özgürlüklerin sınırlı olduğu Suriye, ekonomik açıdan diğer ülkelere göre daha iyi durumda idi. Ancak bugün savaştan henüz tam olarak çıkmış sayılmayan Suriye’de durum tam anlamıyla içler acısı. Ekonomik ambargo devam ettiği için temel gıda maddelerinde kıtlık her geçen yıl artıyor. Gıda fiyatları yüzde 200 artmış. Bu ambargodan, Esad rejimin kontrol etmediği Rojava bölgesi de etkileniyor.

BM tarafından hazırlanan ve söz konusu konferanstaki konuşmalara da kaynaklık eden rapora göre, Suriye halkının yaklaşık yüzde 60’ı açlıkla karşı karşıya. Yüzde 90’ı (13.5 milyon) yoksulluk içinde. 2 milyon 400 bin çocuk okula gidemiyor.

Aynı rapora göre, gıda yardımına muhtaç insan sayısı 1 yılda ikiye katlandı. Ülkenin üçte ikisini kontrol eden Beşar Esad yönetimi, var olan bütçenin büyük çoğunluğunu savaşa ve silahlanmaya ayırdığı için yeniden imarı sağlayacak mali kaynağa sahip değil.

Ekonomik olarak yıkılan ülke insan kaynağı açısından da büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya. Savaştan önce var olan nüfusun üçte biri yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Yurt dışına çıkmak zorunda kalan Suriyelilerin 5.6 milyonu Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi komşu ülkelerde zor koşullarda yaşam mücadelesi veriyor.

Değişik kaynaklara göre, 10 yıllık savaşta 500 bine yakın Suriyeli hayatını kaybetti. Yine BM verilerine göre 6.7 milyon kişi ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldı.

Kısa bir süre önce Suriye’ye gidip gelen Kızıl Haç Uluslararası Komite Başkanı Peter Maurer, bu hafta Die Zeit gazetesine verdiği röportajda ülkedeki durumu şu şekilde anlatıyor: “Benzin istasyonlarında kilometrelerce kuyruk var. Fırınların önünde de uzun kuyruklar gördüm. Bunlar ülkenin ağır bir ekonomik kriz içinde olduğunun işaretleri. Her ziyaretimde en fazla dikkatimi çeken yıkım görüntülerinde çok az değişimin olması. Yeniden imar diye bir şey yok. Buna rağmen ülke içinde göç etmek zorunda kalanlar geri dönüyor. Çünkü başka alternatifleri yok.” (zeit.de)

Görüldüğü gibi, savaş bitmiş görünmesine rağmen, yerle bir edilmiş Suriye’nin yeniden ayakları üzerinde dikilmesi, hayatın bir nebze de olsa normalleşmesi daha uzun yıllar alacak. Bu sürenin kısalması için yeniden inşa için dışarıdan yapılacak yardımların önemi tahmin edilenden de büyük.

Suriye’nin bugünkü hali elbette emperyalist devletler ve onların bölgedeki işbirlikçilerinin eseri. Tıpkı İspanyol Ressam Pablo Picasso’nun yıllar önce Guernica için söylediği gibi…

Paris’te yaşayan Picasso’un evini basan Naziler kendisini sorgulamak için karakola götürüler. Evdeki Guernica tablosunu gören Nazi subayı Picasso’ya “Bunu siz mi yaptınız?” diye sorar. Picasso soruyu “Hayır, siz yaptınız, sizin eseriniz” diye yanıtlar.

Evet, Suriye’yi bu hale getiren emperyalist devletler ve onların iş birlikçileri, yeniden inşa için ellerini ceplerine atmalı. Bu konuda yoğun bir uluslararası baskı oluşturulmalı. Hatta yüz binlerce insanın ölmesine, milyonlarcasının göç etmesine sebep oldukları için yargılanıp, tazminata mahkum edilmeliler. Emperyalist çıkarlar için bir ülkenin sudan gerekçelerle yerle bir edilmesinin öyle kolay olmadığı anlaşılmalı.

Kaynak: https://www.evrensel.net/yazi/88450/suriye-savasi-avrupa-ve-yeniden-insa-sorunu

Daha fazla bilgi icin: https://tr.wikipedia.org/wiki/Guernica_(tablo)

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"