Warnung: Türkler ırkçı ve Yahudi düşmanı mıdır?-Dikkat ihale tüm Türklerin üzerinde kalacak!

Birol Kılıç yazdı
Viyana/ Analiz

Almanya başta olmak üzere Fransa ve yaşadığımız Avusturya’da “Yahudi Düşmanlığı ve Antisemitizm” ırkçılığının tüm Müslümanların özellikle Türklerin genlerinde varmış gibi lanse eden “haberlerin” artarak çoğalması dikkat çekmektedir.

Avusturya’daki Türk toplumunun, kendi içinde sorunlara sahip olması veya vurdumduymazlık yapısı nedeniyle kimsenin bunu üzerine almaması (bizim dışımızda) Avusturya’daki Türk toplumunun aleyhinde gelişen ve büyüyen bir sorun olarak gerçekliğini korumaktadır.

Bugün 15. Temmuz.2018

Bugün saat 11´de Viyana’da Yahudilerin en fazla yaşadığı ikinci Viyana Lassalle caddesinde Aşağı Avusturya’da doğmuş Türkiye göçmeni Avusturya vatandaşı Burkay S. adlı bir kişinin ilk önce 37 yaşındaki Yahudi asıllı bir kadına  saldırdığı daha sonra kaçtığını açıklayan Viyana Polisi sözcüsü Daniel Fürst Krone başta olmak üzere Österreich ve diğer basın organları şunları ifade etti : ” Bayana saldıran erkek daha sonra kaçarken yine ikinci Viyana’da Yahudilerin taktığı Kibba’yı başında taşıyan 22 yaşındaki bir erkeğe saldırmıştır . Daha sonra yakındaki Schwedenplatz’da aşırı saldırgan davranışları nedeni ile Polis tarafından tutuklanmıştır. Polis tarafından önceki suçları tanınan Berkay S.’nin tutukluluk hali devam etmektedir.

Avusturya Milli İstihbarat Teşkilatı olaya el koyarak davayı büyüteç altına aldığını yazan Avusturya basını ruh halinin bozuk bu Türk asıllı olduğu ifade edilen kişinin insanlara Yahudi asıllı oldukları için saldırdıklarını ve bunların benzerlerinin bundan önce Arap ve Afgan asıllı kişiler tarafından yapıldığını yazması dikkat çekti.

Bu olayın arkasında antisemitik yani Yahudi düşmanlığı olduğu çıkarsa bu tüm Türkiye göçmenleri açısından kötü sonuçları olacaktır.

Berkay S. adlı kişinin dengesiz bir insan olduğu iddia edildi ve polisin başka vukuatlardan dolayı kendisini tanıdığı ifade edilmesi çok önemli.

Saldırıyı şiddetle kınıyoruz

Yahudi asıllı vatandaşlara tüm Türk toplumu adına geçmiş olsun dileklerimizi iletmek isteriz. Bu çirkin saldırıyı şiddetle kınıyoruz.   Bu konuda bugüne kadar Türkiye göçmenleri Avusturya’da Yahudilere karşı saldırılarda hiç denecek azdır. Bundan sonra tüm Türkiye göçmenleri, dernekler , Camii imamları ve Türk basını vatanadaşları bu tür çirkinlikler konusunda uyarmalıdır. Avusturya’da Türkler ve Yahudiler arasında bu güne kadar sorun çıkmamıştır ve buna müsade edilmemelidir. Yoksa bu Yahudi düşmanlığı tüm Türklerin üzerine azrail gibi ihale kalacaktır. Buna müsade edilmemesi ve vatandaşların aydınlatılması gerekmektedir. Yahudiler ve Türkler Avusturya’da uyum bir şekilde yaşamaktadır. Yurtdışındaki sorunları Avusturya içine taşımamak gerekiyor.

Bundan önce ne oldu ? 

Bundan önce özellikle Arap asıllı insanların Yakın Doğu’da yaşanan olaylardan dolayı Arap basını ve sosyal medyalarında leblebi – çekirdek gibi artarak gelişmekte olan bu “düşmanlık”, Avusturya’da yaşayan Arap toplumunu da ister istemez olumsuz yönde etkilemektedir.

Fransa’da çok fazla sayıda olan ve farklı kültürlerden oluşan Arap Cemiyeti’nin toplumun alt tabakasında olması “Yahudi Düşmanlığını” arttırmak için adeta zemin hazırlamaktadır.

“İsrail eşittir Yahudi”, “Yahudi eşittir İsrail” düşüncesi ne kadar doğru?

İsrail devletinin yanlış – doğru tüm siyasetini normal bir ülkenin yaptığı yanlışlar gibi eleştirmek yerine, “İsrail eşittir Yahudi” gibi yanlış bir zeminde oluşan bu toptancı düşüncenin, Kur’an ve İslam’ın kabul etmediği halde çirkin bir ayrımcılıkla ırkçılığa kadar ulaşması, Müslüman kültür dairesi içinde bulunan inançlı – inançsız Türkleri de etkilemektedir.

İsrail’in iç veya dış politikasını, ülkeyi şeytanlaştırmadan, çifte standartlara tabii tutmadan ve ülkeyi yok etme duygularından uzak bir şekilde eleştirmenin “Yahudi Düşmanlığı” olmadığı kabul edilmiştir. Aynı durum Türkiye için de geçerlidir.

Avusturya’nın eski Cumhurbaşkanı Heinz Fischer, görevde olduğu dönemde İsrail’in bazı politikalarını eleştirmiş ve “İsrail devletinin politikalarını eleştirmek, antisemitizm değildir” ifadelerini kullanmıştı. Bu ifadelerden de yola çıkarak İsrail devletini Yahudi toplumuyla, Yahudi toplumunu da İsrail ile eşit tutmak, son derece “yanlış bir düşüncenin” ürünü olmaktan öteye geçmemektedir. İsrail hükümetinin yanlış politikalarına tepki gösteren Yahudi yazar, akademisyen ve STK gibi kişi ve oluşumlar da bunun en gerçekçi delili olarak karşımızda durmaktadır.

Ön yargılar ve olumsuzluklar zemini

Aynı ön yargılar torbası bu kez “Türklerin hepsi Müslüman oldukları için ‘Antisemitist – Yahudi düşmanıdır” damgasını yavaş yavaş Avusturya’da beyinlere kazımaktadır.

Kısacası Türkiye ve Türk düşmanlığı yapanlar veya oldukça ön yargılı bir yapıya sahip kişiler bilerek – bilmeyerek olumsuz hava oluşturma uğraşı içindedirler. Düşüncenin temelinde ayrımcılık ve ırkçılık yapan bazı Avusturyalı siyasiler ve bazı sözde gazeteciler tarafından ön yargılı bir zeminde; “Bu Türkler ve Müslümanlar doğuştan Yahudi düşmanıdır” şeklinde adeta propaganda yapılmaktadır.

Avusturya’daki bazı medya organları tarafından nakış gibi işlenen bu ön yargılar, beraberinde Türk toplumunu hayatın bir çok alanında zor durumda bırakacak olumsuz havayı da meydana getirmektedir. Öyle ki; Türk çocukları okullarda, vatandaşlar iş yerleri yada iş alımları gibi temel yaşam normalarında ciddi sorunlarla karşıya karşıya kalmaktadır.

Türk toplumunu uçuruma sürükleyen bu sessizlik nereye kadar sürecek?

Gerek Avusturya Yahudi Cemiyeti Başkanı gerek Avrupa Yahudi Cemiyeti yetkilileri, ön yargıyla yazılan ve Avusturya basınında yer alan bu haberleri ve devamında oluşan sorunları üzülerek ve korkarak dile getirmektedir. Avusturya basınında yer alan ve çoğunluğunun ön yargılardan oluştuğu haber ve yazılara karşılık, Türkleri az veya çok kişiyle temsil eden STK, kişi, kurum ve kuruluşlardan herhangi bir açıklama gelmemektedir. Türk toplumunu normal yaşam normlarında dahi olumsuz etkileyen bu sorun karşısında, Türk toplumunu temsil iddiasındaki kurum ve kişilerin takındığı “sessizlik” rolü, “kabul” olarak anlaşılmaktadır. Bu durum beraberinde çok yönlü sorunlara davetiye çıkarmakla birlikte, Türk toplumunu her geçen gün uçuruma sürüklemektedir. Peki bu sessizlik nereye kadar sürecek?

İslam, Yahudilik ve antisemitizm

Gerek Kur’an-ı Kerim gerek kadim Türk kültürü, tarihi, gelenek ve görenekleri; ırkçılığı, kavimciliği ve ayrımcılığı hoş karşılamamaktadır.

İslamiyet, kategorik olarak bir Yahudi düşmanlığını onaylamadığı gibi, Yahudilere karşı geliştirilmiş nefret içerin bir dil ve söylemi de onaylamaz. Diğerleri gibi Müslümanların da İsrail’in devlet politikalarını eleştirmeye hakkı vardır. Fakat Müslümanlar, bu eleştirileri geliştirirken kullandığı dil ve üsluba dikkat etmeli, bunu İslam’ın özüne uygun bir şekilde yapmalıdır. İsrail’in eleştirilen devlet politikalarını bir Yahudi yazara, bireye veya oluşumuna mal etmek, İslamiyet ve Müslümanlığın özüne uygun olmadığını unutmamak gerekir.

Antisemitizm, İslam kültürünün bir ürünü değildir. Tarihsel, siyasal ve konjonktürel gelişmelerin ortaya çıkardığı olumlu-olumsuz sonuçları dinin özüne mal etmek mümkün değildir.

“Kendinize , kendi dininize, kendi mezhebinize, kendi meşrebinize ve kendi sevdiklerinize istemediğiz hal, söz ve davranışları başka dinlere, mezheblere, meşreblere ve milletlere yapmayınız” diye bizzat Allah tarafından,“ Senin dinin sana! Benim dinim bana”, “Onların Tanrı’larına saldırmayınız. Yoksa oda sizin Tanrı’nıza saldırır“ gibi kesin ayetler ile özünde insanlara birbirlerine karşı saygılı ve hoş görülü olmayı akılcı bir şekilde öğüt vermiştir.

Her ne kadar bazı Kur’an ayetleri Yahudi düşmanı olarak anlamlandırılmaya çalışılsa da burada aslında bir kavim değil, özünde Kur’an tarafından Hak dini ve Hak kitabı olarak Allah tarafından kabul edilen Yahudilik ve kutsal kitapları Tevrat sahiplenerek defalarca öne çıkarılmış ve atalarının Tevhid – Şirk boyutunda yaptıkları yanlışlar, Müslümanlar tarafından tekrarlanmaması adına örnek olarak verilmiştir.

Kur’an, Yahudi kavmi düşmanlığı yapmamaktadır ve yapmaz! Kur’an-ı Kerim’den Yahudi düşmanlığı çıkarmak Allah‘a iftiradır ve şirktir!

Kaldı ki; Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. Süleyman, Hz. İsa ve Hz. Meryem Yahudi asıllıdır.

Kur’an’da bir kavim toptan değil, bir “karakter” eleştirilmektedir! Aynı şekilde Kur’an-ı Kerim’deki bir çok ayette Bedevi Arap kavminin bir çok çirkin karekteri de Allah tarafından sert şekilde eleştirilmektedir.

Biz buradan bu çirkin karekter özelliklerini tüm Araplar için bir genelleme yapmadığımız gibi Yahudiler için de yanlış anlamlandırmalar yaparak bir millete karşı eleştiri hatta aşağılamak, değersiz göstermek kısacası ırkçılık yapılmasına müsade etmemeliyiz.

Güncel olarak benzer durumları göze alırsak, çok uzağa gitmeye gerek yok! Bugün başta Avusturya ve Almanya’da da Türkler benzer sorunlarla, farklı Bizans oyunlarıyla karşı karşıyadır.

Avusturya’da (Almanya’da aynı şekilde) Türkler üzerine karanlık bir çul gibi örtülmek istenen veya örtülmüş bu durum son derece tehlikeli bir hal almaktadır. Arap toplumu için güncel sorunlara bağlı olarak anlık sayılabilecek sorunlar, Türk toplumu açısından aynı şekilde işlememektedir. Tarihsel bir bütünlük olarak sorunu ele alırsak; Müslüman kültür dairesi içinde yer alan Türkler için geçerli olmayan ve olmaması gereken dini veya genetik bir “Yahudi düşmanı” propagandası karşısında ne yapmalıyız?

Fikir ve öneri olarak;

Avusturya’da yaşayan Türk toplumunu temsil iddiasındaki kişi, STK, kurum ve kuruluşların bu konuda herkesin kabul edip, altına imza atacağı bilgilendirme ve uyarı mahiyetinde bir Türkçe bildirinin hazırlanıp yayınlanması,
Medyada yapılan olumsuz algı operasyonları karşısında toplum olarak sessiz kalınmaması, bütüncül ve gerçekçi bir şekilde yazılı açıklamaların yapılması,
Gerçeklikten uzak olarak Kur’an’da yer aldığı iddiasıyla toplumda yer edinmiş yanlış anlamlandırmaları düzeltme adına çalışmaların yapılması,

Yukarıda maddeler halinde yer alan fikir ve önerilerin kısa sürede faaliyete sokulması, Avusturya’daki Türk toplumu nezdinde tüm Müslümanlar için gerekli görülen esaslardır.

İlgili kaynaklar  :

https://www.krone.at/1742415

http://www.oe24.at/oesterreich/chronik/wien/Wien-Drei-Juden-auf-offener-Strasse-attackiert/341742077

Relevante Artikel

Close