Fethullah Gülen’in şikayetiyle Barış Pehlivan’a hapis kararı

Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, 'FETÖ' lideri Gülen’in şikayeti üzerine açılan davada hapis cezası aldı. HSK'den Barış Pehlivan açıklaması geldi: Cezası yeniden değerlendirilir.

Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan hakkında, ‘FETÖ’ lideri Fethullah Gülen’in şikayetiyle açılan davanın duruşması, İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Odatv avukatı Tugay Topbaş katıldı.

Kararını açıklayan mahkeme, ‘FETÖ’ lideri Gülen’in şikayetiyle yargılanan gazeteci Pehlivan‘a önce 6 ay hapis cezası verdi daha sonra indirim yaparak 5 ay hapis cezasına hükmetti.

Gazeteci Barış Pehlivan’a verilen cezanın gerekçesi, Odatv’de Fethullah Gülen aleyhine okur yorumlarının yayımlanmasıydı.

ODATV.COM’ da yayınlanan kararda şu ifadeler yer almış:

“Sanık hakkında İstanbul 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/01/2012 tarih, 2011/866 esas, 2012/8 karar sayılı ile hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına karar verildiği sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği anlaşılmakla hükmün açıklanmasına, Sanığın yüklenen suçu işlediği sabit olduğundan, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak eylemine uyan 5651 sayılı kanunun 9/4 maddesi gereğinde takdiren 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62/2 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın sonuçta 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına…”

İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi, karara istinaf mahkemesinde itiraz edilebileceğini belirtti.

Bu arada Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan’la ilgili olarak Fetullah Gülen’in avukatının şikayeti üzerine açılan davada 5 ay hapis cezası verildiği şeklindeki haberle ilgili açıklama yapan HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz kararın 2012 yılına ait olduğunu söyledi.

Gazeteci Barış Pehlivan’a, Fethullah Gülen’in şikayeti üzerine açılan davada İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen cezanın 2012 yılına ait olduğu açıklandı. Pehlivan’a 5 ay hapis cezası verilen kararla ilgili açıklama yapan HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz kararla ilgili olarak hükmün yeniden değerlendirilebileceğini de söyledi. Yılmaz, “Dosya kapsamındaki delillere göre atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, verilen hükmün hukuka uygun olup olmadığı değerlendirebilecektir” dedi.

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili ve 2’nci Daire Başkanı Mehmet Yılmaz, yaptığı açıklamada şunları söyledi, “Barış Pehlivan hakkında İstanbul 18 Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararının yeni bir yargılama ve mahkumiyet olmayıp,10.01.2012 tarihinde Sulh ceza Mahkemesi’nin (fetö ye hakaret fiilinden değil) 5651 S.Y. 9/4 maddesi uyarınca verdiği ceza ve HAGB kararına ilişkin bulunduğu CMK 231/5 maddesinde açıkça belirtildiği üzere, sanığa verilen ceza bu madde kapsamında HAGB yapılmışsa, beş yıllık denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmemesi ve varsa denetimli serbestlik tedbirine riayetsizlik gösterilmemesi durumunda süre sonunda açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırarak düşme karar verilecektir.

Yılmaz söz konusu kararla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Karar ilgililer tarafından istinaf edilirse, Yetkili Bölge Adliye Mahkemesinin görevli dairesince; dosya kapsamındaki delillere göre atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, verilen hükmün hukuka uygun olup olmadığı değerlendirebilecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

ODATV.COM’nun kurucusu ve imtiyaz sahibi Soner Yalçın, “Gülen’i güldüren karar”  başlığı ile dikkat çekici duygusal bir analizi şöyle kaleme aldı:

Bundan 15 yıl önceydi…
Cnntürk’te 5N 1K programını yapıyorduk.
Oradaydım belgeselini yapıyorduk.
Ve bu arada “Paranın Tarihi” gibi belgeseller yapıyorduk.
Dar bir kadromuz vardı, yetişemiyorduk. İtibarıyla… Bir asistana ihtiyaç duyduk. Asistanımız esmer, zayıf, uzun saçlı, genç bir adamdı. İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik okuyordu. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin, Türkan Saylanların yetiştirdiği bir öğrenciydi. Adı Barış Pehlivan‘dı.
Belgesel çalışmalarında başarılı oldu. Akıllıydı. Çalışkandı. Gazeteci olma merakı ve azmi yüksekti.
Zorlu barajı aştı; kadromuza kattık.
Zamanla “Oradaydım” belgeselinin röportajlarını yapıp, yayına hazırlamaya başladı. Bu yıllarca sürdü.
2007 yılında Odatv‘yi kurduk.
Zorlu yıllardı; FETÖ aykırı ses istemiyordu.
Kimi arkadaşlarla yollarımız ayrıldı.
Barış, benimle kalan bir avuç arkadaştan biriydi. Odatv genel yayın yönetmeni oldu.
Nasıl yayın yapacaktık; açık açık söyledim:
AKP- FETÖ ittifakının dayattığı yeni medya düzenine uyum sağlamayacaktık.
Çünkü o dönem medya tercih yapmaya zorlanıyordu: Gerçeğin yanında rüzgara karşı yürümek mi, yoksa kumpas bavullarının taşıyıcısı olmak mı?
Gazetecilikte inat etmek mi, Cumhuriyet’i yıkma projesinin taşeronlarına biat etmek mi?
Yani… Onurlu bir yaşam mı, gücün kölesi olmak mı?
Barış zor olanı seçti. Fethullahçı çetenin içyüzünü ortaya döken Odatv’yi yönetmeye başladı.
Her sıkıntılı durumda, inatla dik durdu; “sadece gerçeği yazacağız ve ne pahasına olursa olsun gerçeği koruyacağız” dedi.
Kuşkusuz bunun bedelini biliyordu.

Odatv’yi yok ettirmedik

Barış Pehlivan yeni evlenmişti.
Sevgililer Günü 14 Şubat 2011’de evi basıldı. Suç delilleri bulundu: Üniversite 1. sınıfta ÇYDD’den burs almış, eğitim hayatına ÇYDD’nin katkılarıyla devam etmişti. Yetmemiş, ÇYDD’nin “Köy-Kent Gençliği Elele” adlı bu projesinde yer almıştı. İstanbul’daki 10 üniversite öğrencisiyle Van’ın Özalp İlçesi’ne gitmiş çocuklara satranç öğretmiş, blok flüt çalmayı göstermiş, birlikte resimler yapmışlardı!
Suçu büyüktü. Tutuklandı!
27 yaşındaki Barış’la aynı koğuştaydık.
Habercilik direnişimizin mekanı, yazımızın aracı değişmişti sadece. Silivri’de parmaklarımız nasırlaşarak yazdık. Odatv’yi yok ettirmedik.
Bir yandan gizlice haberler yazıyor, bir yolunu bulup Odatv’deki genç editörlere ulaştırıyorduk. Hücrelere de koysalar, gerçeği durduramazlardı; bizi yetiştiren Cumhuriyet’e borcumuz vardı.
Hep yazdık.
Barış, bir avuç gökyüzünü paylaştığımız, öte koğuştaki Barış Terkoğlu ile WikiLeaks belgelerini Sızıntı adıyla kitaplaştırdı.
Silivri okulundan fışkıran hakikat, hapis duvarlarını deliyordu.
Fethullahçı çete ise durmuyor, içeriye attığı bizlere halen dava üstüne dava açıyordu.
Bir gün…
Barış elleri kelepçeli götürüldüğü duruşmadan döndü. Fethullah Gülen aleyhinde Odatv’de yayımlanan okur yorumlarını kaldırmadığı gerekçesiyle Barış’a dava açmıştı.
Hakim, karar duruşmasına gelen Gülen’in avukatı Orhan Erdemli’nin karşısında eziliyordu. Hukukun değil, gücün yanındaydı. Ve, FETÖ tehlikesini yazan okur yorumlarını bahane göstererek Barış’ı cezalandırdı.
Hakim kararında “5 yıl içinde bir kez daha suç işlersen hapse girersin” diyordu.
Suç; gerçeği yazan Odatv yorumlarıydı!

Ahlaki değil

Cezaevinden çıktık…
“Nerede kalmıştık” diye gazeteciliğe devam ettik.
Yıl, 2014. ABD’li komedyen John Oliver HBO kanalında yayımlanan programında Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki harcamaları hicvetti ve Odatv bunu alıntıladı.
Milyonlarca insanın izlediği bu programın Odatv’de yayımlanması, Barış Pehlivan’ı yine hakim karşısına çıkardı.
Şikayetçi bu kez Recep Tayyip Erdoğan‘dı.
Mahkeme 11 ay 20 gün hapis cezası verdi. Ceza ertelendi ama Erdoğan’dan ceza almak, Fethullah Gülen’in şikayetçi olduğu dosyanın tekrar açılmasına neden oldu.
Evet, 5 yıl içinde yeni “suç” işlenmişti!
İki gün önce…
Gazetecilik hayatı FETÖ ile mücadeleyle geçen Barış için yeniden karar günüydü:
Fethullah Gülen’in şikayeti ile 8 yıl önce açılan dava raflardan indirildi. Karar açıklandı.
Barış, Fethullah Gülen aleyhinde Odatv’de yayımlanan yorumları kaldırmadığı, yani FETÖ’nün baskısına direndiği için cezalandırıldı. 5 ay hapis cezasına çarptırıldı! Erdoğan’dan ceza alınca, Gülen yanında promosyon olarak verildi!
Aynı dün gibi… Erdoğan ve Gülen elbirliğiyle Barış’ı hapse sokuyor yine…
Ne diyeyim:
“Adaletin olmadığı yerde ahlak olmaz” diyor Montaigne…

Relevante Artikel

Back to top button
Close