Güle güle dürüst ve örnek esnaf İsmail Çakır

"İyi ve dürüst esnaf özletir ama kötü esnaf unutulmaz." demiş atalarımız. Doğru söylemişler. Viyana'dan iyi bir esnaf geçti. Gözlemlerimiz.

VİYANA. Viyana güzel bir şehir ve Viyana Eyaleti yönetimi ise Türkiye göçmenlerine büyük olanaklar sunuyor.  Otuz üç yıldır yaz kış demeden neredeyse her gün heyecanla geldiği ve müşterilerine güler yüzlü hizmeti, temiz ve sağlam malları ile dikkat çeken Akdeniz adlı dükkânın kapısında kocaman,“Kapatıyoruz diye yazıyor.  Sahibi ve kurucusu güler yüzlü İsmail Çakır adlı 54 yaşındaki örnek esnaf, dükkânın içinde son ürünlerini indirimli ve uygun fiyatlar ile müşterilerine satıyor. Yanında hanımı var tesadüfen. O da güler yüzlü. Hanımına, “33 yıl nasıl dayandınız İsmail beye. Beyinizin bu çalışma temposuna“ diye soruyoruz. Hanımı kısa ve öz gülerek esprili bir şekilde cevap veriyor: “35 yıldır dayanıyorum. 35 yıldır evliyiz. O hep öyle.”

„İyi ve dürüst esnaf özletir ama kötü esnaf unutulmaz“


Viyana’da yıllar içinde yüzlerce esnaf ile tanışıyoruz. Sohbet ediyoruz ve kamu adına izliyoruz. İçlerinde asık suratlı, yarı cahilliğini görmeden kendini beğenmiş, devlete vergi vermeyen, rüşvetçi ve karaborsacı ve malları yüksek fiyata, hatta çöp malları çöplükten toplayıp rakibini vurmak için gelip tezgahında yarı fiyatına satan arsız, sözde esnaflık ama özünde şeytanlık yapan insanlar az değil. O yüzden herkese dürüst ve temiz esnaf demek zor. “ İyi  ve dürüst esnaf özletir ama kötü esnaf unutulmaz.“ demiş atalarımız. Doğru söylemişler.

Bu manada 33 yıldır Viyana’da temiz, güvenilir olarak tanınan ‘AKDENİZ’ adlı Türk ürünleri satan dükkânın sahibi dürüst esnaf İsmail Çakır’a soruyoruz: „Niye dükkânı bu kadar yıldan sonra kapatıyorsunuz ?“

İsmail  Çakır ise çok basit  ve anlaşılır bir şekilde lafı dolandırmadan Yeni Vatan Gazetesi’ne duygularını şöyle ifade ediyor: “Artık yoruldum. Kimseye borcum yok.  İki erkek evladım işin başına geçmedi ve ilgi alanları farklı. Saygı duymak zorundayım. İkisi de meslek sahibi oldu çalışıyorlar ve ayakları üzerinde duruyorlar.
Biraz dinlenmem gerekiyor. Kolay değil 33 yıl gece gündüz, yaz kış, sonbahar ilkbahar hep buradaydım. Aralıksız. Başlarda ortağım vardı. O Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. Şu anda benim için müşteri ve dostlarımdan ayrılmak çok zor. Abartmıyorum gelip ağlayan otuz yıllık müşterilerim var. Kendi, çocuğu ve torunu gelmiş.  Evlerine hep bizim dükkândan Türkiye’den getirdiğimiz her türlü başta mutfak eşyalarını ve diğer ürünleri almışlar. Anıları var. Biz köprü olmuşuz. Düşünsenize  otuz yıl önce yeni çıkan ilk Türk filmlerini,  başta Kemal Sunal filmlerini içeren Beta Videolarını burada satıyorduk. Başta kaset daha sonra CD veya evin için çay, bardak eve ne lazım ise A’dan Z’ye ilk  bizden almışlar. İyi fiyat ve kaliteli ürün ve hep güler yüz ile. Ben müşterilerimi seviyorum. Onlara bir çeyrek asırdan fazla hizmet etmek benim için bir onurdu. Onları ben de çok  özleyeceğim. Tekrar tekrar teşekkür ederim.”

16. Viyana Brunnenmark pazarı ve çevresinde
Türk esnaf ve pazarcılar dönemi kapanıyor 

Dükkânı yıllar önce emlak olarak da satın alan ve şu anda  Avusturya asıllı  bir yatırımcıya satan İsmail Çakır 54 yaşında ve 33 yıl aynı yerde “AKDENİZ” adlı dükkânı işletmesi aslında Türklerin Viyana’da hikâyesinin önemli bir parçası olması açısından değerli.

16. Viyana Brunnermarkt ve Yppenplazt’dan Türk esnafları ve pazarcıları şu anda yerlerini oldukça yüksek hava parası veren Suriye ve Filistin asıllı mülteci Arap asıllı vatandaşlara satıyorlar ve Türk izleri yavaş yavaş bu sokaklardan son beş ile altı yılda yükselerek siliniyor ve aslında bir dönem kapanıyor. “Küçük İstanbul” diye anılan bu yer on yıl içinde “Küçük Halep” diye anılacak belki.

Hem de 16. Viyana Belediyesi’nin son yirmi yılda yaptığı büyük yatırımlarla ortamın 2021’de güzelleşmesi ve değerinin en fazla arttığı en iyi zamanında.

Türkiye göçmenlerinin küçük dükkânları tam kurumsallaşamadan yok olmaları aslında üzücü bir gelişme. Bu dükkanların elli veya yüz yıllık Türk asıllı insanların baba, evlat üzerinden gelen bir devamlılıkla devam ettirilmemesinin çeşitli nedenleri var. Bir tane değil.

İşte AKDENİZ adlı marketi gönüllerde taht kuran  İsmail Çakır bu anlamda bu Viyana’da ki Türkiye göçmenlerinin tarihine tanıklık etmesi açısından  önemli bir kişilik.

Çakır Viyana’ya geldiğinde 10. Viyana’da 1975 yıllarında ilk kurulan Türk marketi olan Pamukkale’de bu işi yardımcı işçi olarak öğrenmiş. Birçok kez el değiştiren Pamukkale bir zamanlar Viyana’da Türkiye göçmenlerin 1975 ile 1990 yıllarında  gözbebeği ilk Türk marketlerinden. Hala devam etmesi aslında çok önemli.

Akdeniz marketi aslında son orijinal Türk marketi
olması nedeni ile kendisini özletecek

Bu manada Viyana’da otantik ve hala Türkiye göçmenlerinin 1970 yıllarında ki anılarını akla getiren Akdeniz marketi aslında son orijinal Türk marketi olması nedeni ile kendisini özletecek.

Birçok Avusturya müşterisi de olmasının yanında başta Sırp, Hırvat, Arnavut, Çinli ve bin bir türlü milletten müşterisi olan Akdeniz market aslında güler yüzü, dürüstlüğü, sabrı ve fiyat kalite oranları aslında Türklerin  Viyana’da gerçek gönüllü gerçek bir büyükelçisi. Hem de hiçbir şekilde devletten maaş ve  makam peşinde olmadan,  o kendini kendi vatanı Türkiye’nin ve Türkiye göçmenlerinin  Viyana’da temiz, sakin, dürüst ve içten en iyi temsil etmek için elinden geleni yapan Avusturyalı bir Türk.

Yeni Vatan Gazetesi’nin 1999 yılında kurulduğundan bu yana dağıtım noktalarından biri olan Akdeniz Market’in vefakâr esnafı İsmail Çakır, Türk esnaflarına ne tavsiye edersin sorusuna şöyle cevapladı : “Herkese ilk başta tekrar teşekkür ederim. Yeni Vatan Gazetesi’nin 1999 yılından bu yana okuyorum, yararlanıyorum ve zevkle müşterilerimize dağıttık  ve emeklerinizden dolayı Yeni Vatan Gazetesi ve tüm emekçilerine teşekkür ederim. Esnaflarımıza tavsiyem dürüstlükten ayrılmasınlar. Düsturum, dürüstlüktür diye işe başlasınlar. Herkes dükkân açabilir. Uzun süreli ekmek parası yemesi ancak dürüst hizmet, disiplinli çalışma, patron değil işçi gibi kendi dükkânında çalışma,  azim ve sabırla olur. Toptancıların parasını hemen verelim.  Müşterilere her zaman güler güz ve samimi yaklaşalım. Dükkân hak kapısıdır. Müşteriler ise başımızın tacıdır. Tekrar tüm müşterimize sevgi ve saygılarımı sunarım. Herkese en sağlık, esenlik ve mutluluklar dilerim.”

Dürüst ve samimi  insanların adı geçtiğinde sevgi ve saygı ile anılıyor: Muzaffer Kartal

Muzaffer Kartal, Facebook

Otuz yıl önce. Dile kolay. 1990 yıllarında ikimizden sevdiği ve saydığı bir kişi olarak gözlerimizin ışıldamasına ve hakkında güzel anılarımızı anlatılmasına  Akdeniz’in önünde konuşmasına vesile oldu.  AKDENİZ Market olarak biz Muzaffer bey çok çalıştık diyen İsmail Çakır, “ İlk kurulduğumuz yıllardı. O zaman en çok okunan günlük gazete Avrupa Hürriyet idi. Biz de Avusturya sayılarında çok reklam verdik. Muzaffer Bey çok cana yakın ve dürüst bir temsilcisi olarak bizlere hizmet etti. Çok uzun çalıştık ve memnun kaldık.“

Evet bir zamanlar Hürriyet Avrupa’da dünyada  yurtdışında satılan en çok gazete idi. Türkiye göçmenlerinin 1970 yıllarından itibaren en çok rağbet ettiği günlük  güvenilir ciddi bir Türkçe gazete. Şu anda Hürriyet  hem yurtdışında  hem yurt içinde pek rağbet görmeyen ve de facto hiç satmayan ve güvenilmeyen bir günlük gazete oldu. Yazık… İşte 1990 öncesi ve sıralarında Muzaffer Kartal bizleri daha çok  o zamanlar Türklerin sorunlarına çok eğilen ve Türkiye konusunda hassas olan kısa adı EATA olan Avrupa Türk Akademisyenler Birliği’nin Avusturya’da kurduğumuz derneğin yönetiminde genç üniversite öğrencileri olarak tanıdı. Türklerin sorunu başta olmak Türkiye dendiğinde demokrasiden yararlanarak yazılı ve toplantılar eleştirel yaklaştığımız yirmili yaşlarımız idi. Hürriyet Avrupa’nın merkezi olan Frankfurt’da haberlerden sorumlu kişi İsmail Tipi idi. İşte aslında bir spor muhabiri olan Muzaffer Kartal o zamanlar dostana,  mesafeli ama candan bir insan olarak biz gençleri izler haberlerimizi toplantılarımıza şeref vererek fotoğraflı yapar, merkeze yollar ve bizlerin kendimize olan özgüvenimizi artmasına neden olurdu. Onun mesafeli ama ortamı tatlandıran afacan esprileri hala kulaklarımızda. İyi, örnek ve işini temiz yapan  insanlar hep olumlu anılıyor. Bu manada Yeni Vatan Gazetesi ekibimiz olarak yaşayarak gözlemlediğimiz örnek insanlar olan sayın İsmail Çakır ve sayın Muzaffer Kartal’a nerede olurlarsa olsunlar bundan sonra gönülden mutluluk, huzur ve sağlı günler dileriz.  (yenivatan.at, Birol Kılıç, 19.12.2021)

 

Dürüst ve samimi  insanların adı geçtiğinde sevgi ve saygı ile anılıyor: Muzaffer Kartal 

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"