Nazi diksiyonu: 3. Meclis Başkanı Nazi dilli Hofer’e istifa çağrısı

Avusturya Parlamentosu önüne Türkiye göçmenlerinden siyah çelenk

Viyana. Avusturya’da aşırı sağcı parti olarak bilinen Özgürlük Partisi (FPÖ) Genel Başkanı ve Avusturya 3. Meclis Başkanı Norbert  Hofer’in Ekim ayında gerçekleşecek olan Viyana Eyalet seçimleri için 16 Haziran tarihinde düzenlediği mitingde, Kuran-ı Kerim’e yönelik sarf ettiği çirkin sözlere tepkiler gelmeye devam ediyor. Tepkilerin odağında olan Avusturya Parlamentosu 3. Meclis Başkanı ve aşırı sağcı FPÖ Partisi Lideri Norbert Hofer, 16 Haziran Salı günü Viyana Viktor-Adler- Markt bölgesinde yaptığı konuşmada, “Korona’dan korkmuyorum, Kuran korona’dan daha tehlikelidir,” demişti. Bu sözler üzerine Hofer kendisine Müslümanlar tarafından tehdit geldiğini dile getirmiş, Servus TV’de “İnşallah tüm Müslümanlar beni tehdit eden Müslümanlar gibi terörist değildir” diyerek tüm Müslümanlara karşı  toptan  yeniden bir aşağılama ve iftirada bulunmuştu.

Hofer, “Koronadan (yeni tip korona virüs) korkmuyorum. Kur’an Koronadan  daha tehlikeli.” ifadesini kullanmıştı. Viyana’da birçok Bağımsız Dernek temsilcileri Norbert Hofer’e “Nazi söylemine sahip olduğu” gerekçesiyle sert tepki göstermişti.

Bağımsız Avusturya-Türk Dernekleri Yetkilileri bugün Avusturya Meclisi önüne Avusturya Azerbeycan  Türk Ticaret Derneği Başkanı Yardım Güneş önderliğinde bir siyah çelenk koyup Almanca dilinde hazırlanmış  açık bir mektubu tüm milletvekillerinin dikkatine sunarak eski 3. Meclis Başkanı Norbert Hofer’in Kur’an-ı Kerim’e yönelik ifadelerini protesto ederek kendisini istifaya ya da Avusturya Parlamentosu tarafından görevden alınmasını talep ettiler.

Şu an tadilatta olan Avusturya Millet Meclisi önünde toplanan STK Başkanları, “Hiçbir Kutsal Kitap (Tevrat, Talmud, İncil, Kuran vb.) Korona Virüs ile karşılaştırılmamalı. Avusturya Cumhuriyeti 3. Meclis Başkanının Nazi Diksiyonu nedeniyle istifasını talep ediyoruz.” yazılı pankart açarak tepkilerini dile getirdi.

Burada yapılan konuşmaların ardından geçici Parlamento önüne gelen bağımsız STK’lar daha sonra şu anda Hofburg olarak bilinen geçici Parlamento binası önüne kadar yürüdükten sonra polis eşliğinde siyah çelenk bırakarak Hofer´in Kuran-ı Kerim’e yönelik sarf ettiği çirkin sözleri kınadılar.  Dernek yetkilileri hada sonra Avusturya 1.Meclis Başkanına ve Parlamento üyelerinin tümüne  hitaben yazdıkları,” Nazi dilli Hofer istifa”  mektubu da yetkililere ileterek Hofer´in istifasını talep etti.

 Nasıl unutacağız? 

Toplanan Bağımsız Dernek temsilcilerine tek tek teşekkür eden  Azerbeycan Avusturya Türk Ticaret Derneği Başkanı Yardım Güneş,  “Bizim Avusturya demokrasisine inancımız tamdır. Bu siyah çelenk, 3. Meclis Başkanı Hofer’in kutsal kitabımız Kur’an’ı Ker’im ve indirekt ona inananlar ve saygı duyanlara yönelik kabul edilmez ifadelerinden duyduğumuz derin üzüntüyü ve kaygılarımızı dile getirmektedir. Hiçbir Kutsal Kitap (Tevrat, Talmud, İncil, Kuran vb.) Korona Virüs ile karşılaştırılmamalı. Avusturya Cumhuriyeti 3. Meclis Başkanının Nazi Diksiyonu nedeniyle istifasını talep ediyoruz, dedi.

Daha sonra STK’lara hitaben bir konuşma yapan Düşünce Kuruluşu Türk Kültür Cemiyeti  Başkanı Birol Kılıç, sarf edilen sözlerin çok vahim, tehlikeli, endişe verici ve Avusturya Anayasası’nda korunan insan onurunu, inancı üzerinden ‘Kuran Korona Virüsü gibi..’diyerek tarihten iyi bilinen Nazi Dili ile  zedelediğinin altını çizdikten sonra şunları ifade etti:“Bugün burada toplanmamızın nedeni Avusturya Anayasal hakkımız olan toplantı ve gösteri izni hakkımızı kullanarak Avusturya 3. Meclisi Hofer’i sessizce aslında istifaya davet etmek veya yüce Avusturya Parlamentosu’nun gerekenin yapmasını rica etmektir. Söylenen sözleri Hofer, geri almamış tam tersine ağzımdan kaçmadı, bilerek söyledim ve inşallah tüm Müslümanlar terörist değildir, diyerek resmen betona dökmüştür. Bugün tepkimizi ortaya koymazsak yarın çok daha kötülerinin söylenmesine müsaade etmiş olacağız. Biz Avusturya Anayasa’sına olan güvenimizi tazeliyoruz, tek dayanağımız olarak bizim onurumuzu, şerefimizi, hak ve sınırlarımızı belirleyen sığınabileceğimiz Avusturya Anayasası, demokrasisi ve hukuk devletidir. Herkesi göreve çağırıyoruz.  Hofer unutulacağını üstünün kapatılacağını sanıyor ama unutmamız mümkün mü? Bu sözlerin ifade edildiği gün olan 16 Haziran ve 800 bin müslümanın  Avusturya’da ve 2 milyar müslümanın  dünyada 3. Avusturya Meclis Başkanı Hofer tarafından küstahça virüs yapılmaya çalışıldığı gündür.   16 Haziran 2020  kara bir gündür bunun için de siyah bir çelenk ile tepkimizi ortaya koyuyoruz. Bizim dinimiz sevgi ve merhamet dini, kinimiz ve nefretimiz yok ama tekrar ediyoruz 3. Meclis Başkanın bu kabul edilmez sözlerini nasıl unutacağız?” 

Kılıç’ın konuşmasının ardından söz alan Avusturya Türk Ticaret Derneği Başkanı Yavuz Kuşçu konuşmasında istifa taleplerini yineleyerek “Bizim inancımız olan Müslümanların Kutsal Kitabı Kuran-ı Kerim’in herhangi bir virüsle, hastalıkla kıyaslanmasını kabul edemeyiz. Bu aşağılamayı bu hakareti yapan Parlamento 3. Başkanı Norbert Hofer´i istifaya davet ediyoruz. Bu amaçla siyah çelengimizi Parlamento binası önüne koyacağız.” dedi.

Norbert Hofer’in istifasını talep eden bağımsız sivil toplum kuruluşlarının Avusturya Parlamentosu Başkanı Wolfgang Sobotka’ya yazdıkları açık mektup şöyle:

Avusturya Parlamentosu Meclis Başkanı sayın Sobotka!

Sevgili Avusturya Cumhuriyeti Parlamenterleri!

Tevrat, Talmud, İncil, Kur’an gibi kutsal kitaplar  korona virüsüyle karşılaştırılamaz.

Bu Nazi üslubu nedeniyle Avusturya Cumhuriyeti Meclisi’nin 3. Başkanının istifasını talep ediyoruz!

Bizler 30 Avusturya Türk Sivil Toplum Kuruluşu  olarak tepkimizi, üzüntümüzü ve endişelerimizi ifade edebilmek için meclis binasının önüne siyah çelenk bırakıyoruz.

Bu siyah çelenk, Avusturya’nın özgür, demokratik düzenine ve hukukun üstünlüğüne olan inancımızın bir simgesidir. 2020’de  Avusturya Cumhuriyeti anayasasının yüzüncü  yılını kutluyoruz. Avusturya anayasasın bizi koruyan, hukuk temelinde sınırları gösteren, onur, hak ve yükümlülüklerimiz için değerler bütünü  olarak  saygı duyduğumuz ilk ve son liman olarak yasal  dayanağımız olarak gördüğümüzü  Avusturya Milleti’nin baş temsilcileri olmanız münasebeti nedeni ile yüksek bilgilerinize arz ederiz.

Halka açık bir etkinlikte, Avusturya Meclisi 3. Başkanı, “Kur’an koronadan daha tehlikelidir” dedi. Ertesi gün, Ö24 televizyon kanalındaki konuşmasında ifadesini geri çekmeyerek “Ağzımdan kaçmadı. Bilerek söyledim” diye karşılık verdi. Böylece Haziran 2020’de 1945 yılındaki Avusturya nasyonal sosyalist (NSDAP) hikayesini  böyle bir Nazi üslubuyla 3. Meclis Başkanı olarak kemikleştirmiş oldu. Bu fikirleri temsil eden bir kişi cen başta demokratik çoğulcu cumhuriyete başta olmak üzere Avusturya parlamenter sistemine zarar verir ve en önemlisi Avusturya Millet Meclisi’nin haysiyeti açısından da tahammül edilemez bir durumdur. 

Bu konu  mecliste temsil edilen bazı partiler tarafından omuz silkerek  de geçiştirilemez.

Parlamentonun önüne çelenk bırakarak Avusturya Cumhuriyeti Meclisinin 3. Başkanı’nın ifadelerine karşı duyduğumuz dehşeti ifade etmek istiyoruz

Sayın Hofer Avusturya Cumhuriyeti Meclisi’nin  3. Başkanı olarak Nazi üslubuyla Avusturya’da yaşayan 800 bin  ve dünya çapındaki 2 milyar Müslüman’ı ‘yok edilmesi gereken bir virüsle, parazitle, hastalıkla’ eş tutmuştur  ve onları insanlıktan çıkaran bir ifade kullanmıştır. 

Sayın Hofer Meclis 3. Başkanı olarak, tüm Müslümanları ve kutsal kitaplarını Nazi üslubuyla  bir virüs olarak gösterip  hastalık yayan bir parazitle eş tuttuktan sonra, “ServusTV”de katıldığı  bir sonraki programda kullandığı şu ifadelerle de yangına körükle gitmiştir: “Umarım bütün Müslümanlar bunlar gibi  terörist değillerdir.”

Ahlakın altın kuralı  “Başkalarına size davranmalarını istediğiniz şekilde davranın” der.

Filozof Immanuel Kant da şöyle der:  “Her zaman, davranışımızın altında yatan kuralın veya kanunun aynı zamanda hem kendimiz için isteyebileceğimiz dünyanın her yerinde genel geçer bir yasa olmasını isteyebilecek şekilde davranmalıyız.”

Avusturya Cumhuriyeti halkının en yüksek temsilcisine olan sorumuz ise şöyle: “1945’ten ve İbiza videosundan ( “Biz böyle değiliz”) sonra böyle bir Nazi söylemini  kabul edebiliyor musunuz?

Eğer edemiyorsanız Avusturya Cumhuriyeti Meclisi’nin birinci başkanı olarak  sizden  yüksek talebimiz tüm müslümanların kutsal kıtabı Kur’an’ a kabul edilmez bir şekilde Korona Virüsü’nden beter diyerek tüm müslümanları ayrıca viruslaştırmaya kalkışan ve bunda  küstahca ısrar eden Avusturya 3. Başkanı’nın görevden alınması için  gerekli adımları atmanızı rica ediyoruz. Norbert Hofer ayrıca Cumhuriyetin itibarına ve saygınlığına layık olmadığını defalarca kanıtlamıştır. 

Devletin en yüksek işlevlerinden birine sahip Avusturya Cumhuriyeti Meclis  3. Başkanı’nın bu tür kışkırtıcı ifadelerin ardından derhal görevini bırakması gerekmektedir. 

Meclisin  ve diğer parlamenterlerin zarar görmesini önlemenin tek yolu budur.

Yahudiler’in kendileri için kutsal olarak kabul ettileri Tevrat ve Talmud da o dönemde nazi partisi NSDAP tarafından parazitle eş tutulmuş ve  Yahudi halkı ve ırkı aşağılanmıştı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Avusturya Meclis 3. Başkanı Norbert Hofer bugün 2020 yılında özgür ve demokratik Avusturya Cumhuriyeti’nde nazi dönemine ait benzer ifadeleri Kur’an için kullandı. Hofer 3. Meclis Başkanı olarak Avusturya’da 100 yılı aşkın süredir tanınan Müslüman cemaati Kur’an’ı şeytanlaştırmıştır. Avusturya’daki dünyadaki tüm Müslümanlara kültürel ırkçılık uygulamış ve aşağılamıştır. Bu aşalamalara, ayrımcılıklara, deportasyona ve  yok etmeye giden yola ücretsiz açık bir bilet gibidir. 

Sayın Meclis Başkanı ve Sayın parlamenterler ‘Bir daha asla’  sözünüzü uygulamanızı talep ediyoruz. 

Tora, Talmud, İncil ve Kur’an gibi hiçbir kutsal kitap korona virüsü ile bir tutulamaz. Meclis 3. Başkanı Hofer’in nazi üslubundan dolayı istifa etmesini talep ediyoruz.” 

 

 

 

Relevante Artikel

Back to top button
Close