Salgın dönemi, sahada çalışan işçi ve memurlar hak ettikleri değeri görmüyorlar!

Viyana Üniversitesi İletişim Uzmanları tarafından, binden fazla çalışan arasında, Nisan 2020 ayında yapılan bir ankette; işe gitmek zorunda olanların, işverenleri tarafından yeterince bilgilendirilmediklerini, kendilerine adil davranılmadığını ve kendilerine değer verilmediğini düşündüklerini belirtmişler.

Yaşadığımız Korona Virüs salgını sürecinde evden çalışanlarla, işe gitmek zorunda kalanlar arasında memnuniyet açısından büyük bir fark oluştu. İşe gitmek zorunda olanlar, evden çalışanlara göre sadece krizden etkilenmediler; onlar, bu süreçte yapılan araştırmalar işveren tarafından da dikkate alınmadıklarını düşünüyorlar.

Viyana Üniversitesi Gazetecilik ve İletişim Bilimleri Enstitüsü’nden Sabine Einwiller liderliğindeki anket ekibi, çalışanların, işverenleriyle olan iletişim memnuniyeti hakkında daha fazla bilgi edinmek amacıyla, bu anketi uyguladıklarını ifade etti. Anket sonucuna göre  özellikle sağlık hizmetlerinde, marketlerde ve toplu taşımacılık alanında çalışanların çoğunun özel zorluklara maruz kaldıkları görülmüş.

Güvencesizlik ve Stres

Einwiller, anket sonuçlarına göre işe gitmek zorunda olanların, bu salgında kendilerini korumalarının, evde çalışanlara göre daha zor olduğu ve sadece kendilerini değil, müşterileri tehlikeye atmamak için sıkı güvenlik önlemleri almak zorunda kaldıkları da görülmüş. Bu durumun; çalışanlarda, stres ve güvencesizlik duygusuna yol açtığı, bilgi ve iletişime ihtiyaç duydukları – ayrıca işverenin, çalışanını takdir etmesinin de önemli olduğu belirtilmiştir.

Ankete göre, işyerinde çalışanların sadece yarısı, işverenlerinin kriz hakkında zamanında kendilerini bilgilendirdiğini belirtmiş. Evden çalışanlar arasında bu memnuniyetsizlik oranı %62.   Einwiller, sürekli bilgisayar başında olmayan çalışanlara ulaşmanın daha zor olduğunu itiraf etti.

Daha da fazla risk altında

İçinde bulunduğumuz şu Koronalı kritik süreçte, sahada çalışanlarla, iletişimi iyileştirmek gerekir. Çünkü onlar, evde çalışanlara göre sadece daha büyük risk grubunu oluşturmuyor, onların aynı zamanda diğer insanların güvenliğine de dikkat etmeleri gerekiyor. Bu, özellikle sahada çalışmak zorunda olanlar üzerinde stresi arttırıyor: Mart ayının ortalarından bu yana, bu insanların % 30’u sık sık veya çok sık kendilerini gergin hissettiklerini ve % 21’i de kendilerini üzgün hissettiğini belirtmiş. Evden çalışanların bu tür duyguları anket sonuçlarına göre önemli ölçüde, daha az sıklıkta, yaşadıkları görülmüş.

Kabul görmek önemli bir değer

İşverenin, çalışanına karşı adaletli olması ve çalışanını takdir etmesi konusunda da sıkıntılar var. Sahada çalışanların yarısından azı (%44) şu anda işverenleri tarafından  ‘çok değer ‘ gördüğünü düşünüyor. (%61) kendisine ‘ dürüst ve adil’ davranıldığını düşünüyor. Yaklaşık yarısı işverenlerinin ‘katkılarından dolayı’ kendilerine ‘ teşekkür ettiğini’(%53) ve işverenlerin (%49’u) çalışmalarının önemli olduğunu açıkça belirtmiş.

Evden çalışanların, değer bilinme oranları önemli ölçüde % 50’nin üzerinde. Einwiller, bu sonucu ‘talihsizlik’ olarak nitelendiriyor, çünkü Korono virüs krizi sürecinde sahada çalışanların büyük sorumluluk taşıdıkları ve takdir ve teşekkürü hak ettiklerini belirtiyor.

Gelecekten korkmak

Farklılık, yönetimin kararlarının kabulünde de kendini gösteriyor. Sahada çalışanların yaklaşık üçte ikisi bu kriz ortamında yönetim kararlarını aktif olarak desteklediklerini ve değişikliklere açık olduklarını belirtirken, evden çalışanların onay oranı yüzde on puandan fazla.

Geleceğe gelince, katılımcılar genel ekonomiye baktıklarında, daha yakın çevre konusunda daha az endişeli. Yaklaşık dörtte biri kendi mesleki durumları (% 26) ve kendi işverenlerinin ekonomik durumları (% 28) hakkında çok veya az endişeli görünüyor.

Genel olarak Avusturya ekonomisinin geleceğiyle ilgili olarak, % 57’si çok ya da aşırı endişeli olduklarını belirtilmiş.

Relevante Artikel

Back to top button
Close