Türklerin başına “bela mı?” yoksa “Mevla mısınız?”- Uyarmadı ve uyandırmadı demeyin!

Birol Kılıç yazdı

Mevla kelime anlamı ile usta demektir. Mevlâ kelimesi ayrıca dost, malik, sahip, efendi, yardımcı, koruyucu; bir işi idare edip yürüten; ihsan eden ve iyilik yapan, kendisine iyilik yapılan, yaraşan, yakışan ve layık olan kimse gibi sözlük anlamlarını taşır.

Son yıllarda Avusturya Sivil Toplum Örgüt (Dernek, Federasyon, Cemiyet ) temsilcisi, Türkiye’den bir partinin teşkilat temsilcisi ve Gazeteci adı altında ortaya çıkmış kişilerin toplumun başına açtıkları belaları saymakla bitiremeyiz. Böyle dernekçilik veya Sivil Toplum Örgütçülüğü olmaz. Türk toplumunun  başı toptan Avusturya’da resmen belaya sokuluyor.

Gerçek gazeteciler gibi kamuoyu adına aydınlatma, bilgilendirme ve hesap sorma gibi derdi olmayan, tecrübesiz, değer tanımaz, kendileri manşetlik dolandırıcı, ilan vermezsen hakkında karalama yaparım diye tehdit eden, Avusturya Bakanlıklarını ve Kurumlarını Türkler adına bizim gazeteye ilan vermezsen sizi veya seni ırkçı ilan ederim diyen yarı cahil bela insanlar türedi.

Türklere, iyi niyetle bakan Avusturya Bakanlıkları memurları, iş adamları, medya temsilcileri şaşkınlar bu Türklerin temsilcisi dernekçiyim gazeteciyim diyen ve baskı yapan dolandırıcı Türkiye göçmenlerinden. Şu anda Avusturya’da birçok sorunun müsebbibi olan bu kişileri koruyanlar, ona buna saldırtanların kendi hanım ve çocukları var ve bu pisliğin dönüp kendi ayaklarına dolanacağından bir haberler.

Toplumun başını belaya sokan bu kişi, kurum ve kuruluşlar yüzünden 300 bin fazla Türkiye göçmeninin hayatı Avusturya’da resmen aşırı sağın saldırısına çanak tutulmasını  bırakalım insanlık onuru ve şerefi karşısında itibar kaybına uğruyor. Bu durum birçok ayrımcılığın, nefretin ve karşılıklı sert tartışmaların oluşmasına neden oluyor.

Uyarmak zorundayız.

Sözde İdris ama özünde İblislik yapan bu kişilerin işi gücü fitne, fesat, dedikodu, onu bunu, oraya buraya; mezhep, meşrep, din, ırk veya farklı düşünce ve düşünceler ile ispiyonlamak.  Kendileri hep kurban rollerinde.

Bu kişiler, Türklerin hiç bir sorununu çözmüyorlar. Tam tersine var olan ateşlenmiş sorunlarının üzerine ateşle gidiyorlar. Avusturya’da maddi ve manevi olarak büyük sıkıntı çeken Türkiye göçmenlerinin başına Türklerin temsilcisi veya gerçek Gazeteci unvanları ile Mevla değil bela olan bu kinci, değer tanımaz, devamlı kavga çıkaran, kopyacı, hırsız, tecavüzcü, sübyancı, üretmeyen ama devamlı tüketen Mevla rollerinde ama gerçek bir bela olan insanlara karşı tavır koymaya davet ediyoruz.

Uyarmadı ve uyandırmadı demeyin!

Relevante Artikel

Back to top button
Close