”Ülkücüler buna kafa yorsun”

Kendilerini “Türk Milliyetçisi”- “Ülkücü” olarak tanımlayanlar, “düşman” sandıklarının kimlikleri hakkında bilgi sahibi olur! Yoksa… “Milliyetçi” sandıkları partilerinin 50 yıldır yürüttüğü “Alevi Türkmenleri düşmanlaştırma” projesinin parçası olmayı sürdürürler!"

Sözcü Gazetesi köşe yazarı Soner Yalçın kanayan bir yaraya Ümit Kaftancıoğlu başlıklı bir analiz ile parmak bastı ve Ülkücülere seslenerek şu sözlere yer verdi :

Çorum‘daki 1980 Temmuz katliamının sebebi de aynı değil mi? Yobazlık…
Sivas‘daki 1993 Temmuz yangınının sebebi de aynı değil mi? Bağnazlık…
Bunlar hiç tesadüf değil.
Bunlar “yoldan çıkmış bir güruhun” işlediği cinayetler filan değil; kendimizi kandırmayalım!
Birileri…
Çaldıran Savaşı’ndan beri 505 yıldır sürdürüyor bu sinsi düşmanlığı/kan davasını…
Müfettiş Esat Uras’ın raporuna göre, Kars, Sivas, Çorum Alevileri aynı Türkmen boyuna mensup. Çaldıran Savaşı’ndan sonra…
Kimi Oğuz Türkleri -o dönem el üstünde tutulan- Kürtleşerek hayatta kaldı. Kimileri ise Anadolu’nun dört yanına sürgüne gönderilip paramparça edildi.
Bu sebeple…
Sivas Madımak’ta yakılan Divriğililer ile, katledilen Koyunpınarlı Ümit Kaftancıoğlu öz akrabaydı
Benzer acıları yaşamalarına şaşmamak lazım; 505 yıllık zulümden-kinden bahsediyoruz!
İşte…
Cumhuriyet, köy enstitüsü gibi projelerle Osmanlı’dan kalan bu “kanlı mirası” ortadan kaldırmayı hedefledi. Ama tam başarıya ulaşamadı.
Umarım…
Kendilerini “Türk Milliyetçisi”- “Ülkücü” olarak tanımlayanlar, “düşman” sandıklarının kimlikleri hakkında bilgi sahibi olur! Yoksa… “Milliyetçi” sandıkları partilerinin 50 yıldır yürüttüğü “Alevi Türkmenleri düşmanlaştırma” projesinin parçası olmayı sürdürürler!”

Sözcü’de yayınlanan Soner Yalçın’ın analizinin tamamı şöyle  :

Ümit Kaftancıoğlu

Ahmet Esat Uras (1882-1957)…
Mülkiye mezunuydu.
Mondros Mütarekesi’nden sonra tutuklandı.
Serbest kalır kalmaz Anadolu’daki büyük mücadeleye katıldı.
Kaymakamlık yaptı. Emniyeti Umumiye Müdürlüğü yaptı. Milletvekilliği yaptı. Türk Tarih Kurumu yönetiminde bulundu.
Esat Uras, CHP müfettişlikleri kapsamında 1925-31 yılları arasında Kars yöresinin içinde bulunduğu 4. Mıntıka Müfettişliği’ni yürüttü.
1930 yılında raporunda şöyle yazdı:
“Orta Anadolu’da olduğu gibi 4. mıntıkayı teşkil eden vilayetlerde de Kızılbaşlık yaygındır. Sünni Türklerden hakaret gören, kendi hallerine bırakılan ve kendi kendilerini idare eden Kızılbaş Türk köyleri pek çoktur. (…) Çalışkan ve temiz birçok Türk, cahil adamların ektiği bu mezhep kavgası yüzünden acınacak bir halde bulunmaktadır. Aslen Türk olan ve Türkçeden başka bir lisan bilmeyen birçok Türk, sırf mezhep farkı yüzünden Alevi olan Kürtlerle mezhep iştiraki görmüş, milliyetlerini unutarak Kürtlük iddia etmeye başlamışlardır. Maalesef asırların miras bıraktığı bir cahillik olarak, güya Kızılbaş ve Alevi olmak, bu halis ve temiz öz Türkleri, Türklük camiasından ihraca sebep gibi telakki edilmektedir…”
CHP Müfettişi Esat Uras’ın yazdığı raporlar kağıt üstünde mi kaldı? Hayır…

Cumhuriyet projesi

Ümit Kaftancıoğlu (1934-1980)…
Kars/Ardahan- Hanak İlçesi Koyunpınar (Saskara) Köyü’ndendi.
Yedi çocuklu yoksul ailenin beşinci evladıydı.
El kapısında çobanlık yaparken, Cumhuriyet‘in ilk köy enstitüsü olan Kars Cilavuz Köy Enstitüsü hayatını değiştirdi. Öğretmen oldu! İlk görev yeri Mardin Derik İlkokulu’ydu…
Ardından Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsü edebiyat bölümünü bitirdi. Rize Pazar Ortaokulu Türkçe öğretmeni oldu…
Askerlik dönüşü hayatında yeni sayfa açıldı; TRT‘nin açtığı sınavı kazanarak köy yayınları bölümünde göreve başladı.
TRT İstanbul Radyosu‘nda yaptığı programlarla halk edebiyatını anlattı.
“Gerçek edebiyatın halkın ağzında, dilinde olduğunu bilmeliyiz. Halkın sözlü edebiyatını yazıya geçirecek, değerlendirecek olanlar da halk çocuklarıdır” diyen Kaftancıoğlu Anadolu’yu gezerek halk türkülerini yazıya döktü.
Günümüzde herkesin bildiği, “Evreşe Yolları Dar” ve “Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar” türküleri Kaftancıoğlu’nun derlemeleri arasındadır…
Ve keza:
Başta Cumhuriyet, Milliyet, Aydınlık olmak üzere günlük gazetelere ve Varlık, Türk Dili, Yeni Ufuklar gibi edebiyat dergilerine Türk kültürüne dair makaleler yazdı. Kitapları ödüller aldı.
12 Mart 1971 askeri darbesiyle sürüldü.
12 Eylül 1980 askeri darbesine az kala…
Tarih: 11 Nisan 1980.
İlkokul öğrencisi kızı Pınar‘ın gözü önünde kurşunlanarak öldürüldü!
Cumhuriyet projesinin ürünü Ümit Kaftancıoğlu neden katledildi?
Kendilerine “Türk Milliyetçisi” diyenler bu cinayeti neden işledi? Bu soruları sürekli halı altına süpürüyoruz…

Sahiden milliyetçi mi?

Katledilen sadece Ümit Kaftancıoğlu değil.
Çorum‘daki 1980 Temmuz katliamının sebebi de aynı değil mi? Yobazlık…
Sivas‘daki 1993 Temmuz yangınının sebebi de aynı değil mi? Bağnazlık…
Bunlar hiç tesadüf değil.
Bunlar “yoldan çıkmış bir güruhun” işlediği cinayetler filan değil; kendimizi kandırmayalım!
Birileri…
Çaldıran Savaşı’ndan beri 505 yıldır sürdürüyor bu sinsi düşmanlığı/kan davasını…
Müfettiş Esat Uras’ın raporuna göre, Kars, Sivas, Çorum Alevileri aynı Türkmen boyuna mensup. Çaldıran Savaşı’ndan sonra…
Kimi Oğuz Türkleri -o dönem el üstünde tutulan- Kürtleşerek hayatta kaldı. Kimileri ise Anadolu’nun dört yanına sürgüne gönderilip paramparça edildi.
Bu sebeple…
Sivas Madımak’ta yakılan Divriğililer ile, katledilen Koyunpınarlı Ümit Kaftancıoğlu öz akrabaydı
Benzer acıları yaşamalarına şaşmamak lazım; 505 yıllık zulümden-kinden bahsediyoruz!
İşte…
Cumhuriyet, köy enstitüsü gibi projelerle Osmanlı’dan kalan bu “kanlı mirası” ortadan kaldırmayı hedefledi. Ama tam başarıya ulaşamadı.
Umarım…
Kendilerini “Türk Milliyetçisi”- “Ülkücü” olarak tanımlayanlar, “düşman” sandıklarının kimlikleri hakkında bilgi sahibi olur!
Yoksa… “Milliyetçi” sandıkları partilerinin 50 yıldır yürüttüğü “Alevi Türkmenleri düşmanlaştırma” projesinin parçası olmayı sürdürürler!
Samimi Ülkücüler, Ümit Kaftancıoğlu gibi yurtseverlerin neden öldürüldüğüne kafa yormalıdır…
Bugün eğer gidebilseydim…
Ardahan Hanak’ta yapılacak Ümit Kaftancıoğlu’nu anma etkinliğinde bu konuşmayı yapacaktım…

Relevante Artikel

Back to top button
Close