Uslu:“Meğer herkes zazaca uzmanıymış“

Zazaca dil mi yoksa lehçe mi?” sorusu ekseninde her geçen gün ısınan tartışmalara eleştirileriyle yeni bir boyut kazandıran köşe yazarı ve Dil Edebiyat uzman Mehmet Maşuk Uslu,  1 Ocak 2003  tarihinde Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in Bingöl'de yaptığı açıklamalarını eleştiren STK'ları topa tutan analizi hala paylaşılıyor. 

Bingöl’de Aralık 2002’de katıldığı bir programda Zazaca’nın ayrı bir dil olarak seçmeli ders kitaplarında yer alacağını açıklayan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e yönelik sert eleştirilerde bulunan bazı sivil toplum kuruluşlarını aynı sertlikle eleştiren Bingöl Medya Köşe Yazarı Mehmet Maşuk Uslu, önemli noktalara temas eden analizi  2022 yılında bile paylaşılması gözlerden kaçmıyor.

Bingöl´de 2022 yılı sonunda ne olmuştu ?

Bingöl İnşaat Mühendisleri Odası, Bingöl Makine Mühendisleri Odası, Bingöl Sağlık ve Orman ile Bingöl’de yerleşik daha birçok sendika ve derneğin imzasıyla yayımlanan basın açıklamasını irdelediği yazısında “Keşke Bingöl’deki İnşaat Mühendisleri Odası, Makine Mühendisleri Odası, daha modern çağın teknolojisiyle kucaklaşmış bir ili nasıl inşa edebiliriz? konusunda projeleriyle medyada boy gösterselerdi” görüşünü paylaşan Uslu, birçok kelime üzerinden verdiği örnekleri sıralarken Zazaca üzerindeki baskı politikalarının sebebini de işaret etti.

Şeyh Sait ve Seyit Rıza’dan örneklerle dikkat çeken D Uslu; “Hükümetin Zazaca’yı dil olarak okutulacağına karşı çıkanların, tüm bu feryatlarıyla, asıl siyasi proje peşinde olduklarını ilan etmiş olmuyorlar mı?” 2003 başında kaleme aldığı analizinde sorguladı.

Dilbilimci Mehmet Maşuk Uslu’nun  Bingolonline’de ilk defa yayınlanan ve  duygusallıktan uzak somut bilgiler ile dolu sarsıcı analizindeki detay bilgiler dikkat çekiyor.

İşte Uslu’nun kaleminden  2003 yılında yayınlanan ama 2022 yılında bile gündemi ısıtan analiz:

ARAFTAKİ ZAZACA

Meğer Zazaca diye bir dil yokmuş…(!) Öyle buyurmuş Bingöl’deki birkaç dernek. Bu listeye imza atan bu derneklerin kaçının, dil üzerinde, dilin fonetik ve morfolojik yapısı hakkında çalışması vardır acaba? Hâlbuki şunu dürüstçe dile getirselerdi daha inandırıcı olurlardı.

“Biz aslında, Avrupa’da başlayıp sonra bu coğrafyayı kuşatan kavimcilik, trenini zamanında kaçırdık, elimizde kala kala bir Zazalar kaldı ne yapıp yapıp onların tarihten gelen kültürünü, folklorunu, Kürtçenin içinde eriterek yeni bir hinterlant oluşturalım.” Deselerdi daha sahici dururdu bu çıkışları.

Çoğunun ismini ilk defa duyduğum bu derneklerin, takım tutar gibi dilbilimi alanında hiçbir bilimsel veri ortaya koymadan, ortaya çıkmaları tam bir Aziz Nesin’lik vaka olarak tarihe geçecektir.

Bu dernekler, Fransızca, İngilizce ve Almancanın, Latinceden kopuşundan önce Hint dil ailesi içinde, Zazaca’nın, Farsça Kürtçe ve daha birçok dil gibi kendi mecrasını oluşturmaya başladığını biliyorlar mıydı?

Keşke Bingöl’deki İnşaat mühendisleri odası, makine mühendisleri odası, daha modern çağın teknolojisiyle kucaklaşmış bir ili nasıl inşa edebiliriz, konusunda projeleriyle medyada boy gösterselerdi.

Keşke sağlık emekçileri diye böylece varlığından haberdar olduğumuz bu dernek sağlık alanındaki çalışmalarıyla ortaya çıksaydı.

Aynı şekilde tarım ve hayvancılık derneği de ormancılık derneği de ve diğer dernekler de…

Elbette sivil toplum örgütlerinin söz söyleme hakkı her zaman vardır, ama en azından kendilerinin ilgi alanı olmayan konularda, ortada bir bilimsel makale, bir doktrin ya da bir tez olsaydı onun altına imza atmaları daha anlaşılır olurdu.

Hükümetin diğer dillerle birlikte Zazaca’nın kültürel varlığını desteklemeye yönelik kararının, Zazaların üzerinde oluşturduğu bu olumlu hava; bazılarının hesaplarını, ters yüz etmiş olacak ki; adeta içi kin ve anarşizmle dolu hümanist maskeli ırkçı bazı Kürtçüler aslında bu dil yoktur diye ortalığı velveleye vermeye başladılar.

İyi de Zazaca yok demek size mi düştü?

Zazca konuşan bir ailede büyüyen biri olarak, rüyaları Zazaca gördüm.

Çocukluluğumun masum duygularını, Zazaki’nin ipeksi patiskasına sarıp hafızamın naftalin kokulu raflarında koydum.

Zazaca hayal kurdum.

Zazaca Allah’a yakardım.

Hz. Peygamberi Zazaca sevdim

Cenneti, cehennemi, kabri Zaza’ca tasavvur ettim.

Zaza’ca ağıt yaktım bir cenazenin ardından.

Zaza’ca aşık oldum.

Koyunlarıma, keçilerime Zaza’ca seslendim.

Ve bu bir üstünlük değildi ama ayıp da değildi.

Ama şimdi birileri çıkıp aslında senin düşündüğün, hayal kurduğun dil meğer çakmaymış ve bu dili paketleyip Kürtçenin içinde yontmaya çalışıyor.

Bu, en basitinden vicdansızlıktır.

Benim duygularımı, folklorumu çalmaya ne hakkınız vardır.

Geçmişle bu kültür, bu folklor üzerinden bağlanıyorum. Bunu unuttuktan sonra Türk olmuşum, Kürt olmuşum Arap olmuşum ne fark eder.

Düne kadar Kürtçe yoktur, aslında Türkçenin bir lehçesidir diyenlerden farkınız nedir?

Hani demokrattınız, özgürlükçüydünüz?

Zazaca’nın üzerine uzun süredir yapılan bu tartışmaları uzaktan izliyorum.

Ne kadar sığ, ne kadar düzeysiz yürüdüğünü görünce kahroluyorum.

Meğer herkes Zazaca uzmanıymış.

Bir edebiyatçı olarak henüz üniversitedeyken Zazaki dil yapısının fonetik ve morfolojik yapısı ve mukayeseli edebiyat üzerine kafa yorduğum halde, bazı şeyler söylemeye cesaret etmezken “ali gel.” Cümlesini ögelerine bile ayıramayan birçok kişinin ahkâm kesmesi ne kadar komiktir.

Canım bunu bilmeyecek ne var, deyip özne ve yüklemden oluşur, diye verdikleri yanlış cevabı hadi, Türkçe anadilleri olmamasına bağlayalım.

Zazaca, Kürtçenin bir lehçesidir, diyecek kadar ahkâm kestiklerine göre hadi Zazaca olarak ögelere ayırınız, ya da Kürtçe ögelere ayırınız da görelim.

Hadi ondan vazgeçtim şu sorulara cevap verin o zaman:

Kürtçe’de, aruzun bahri remel vezinleri ağırlıktayken neden bahri hezec vezninde pek şiir yok, tam aksine Zazaca mevlid başta olmak üzere birçok Zazaca şiir bahri hezec vezinleriyle şekillendiğini neyle izaha edeceksiniz?

Ya da aruzun bahri remel olan altmış yedi ve bahri hezec olan altmış sekiz vezninden sadece dört tanesini sayabilir misiniz?

Hint dil ailesinin temel dillerinden olan Farsça, Kürtçe Zazaca vb. dillerini anlamak için olmazsa olmazı olan aruz veznini ne kadar biliyor bu ahkâm kesenler…

Tamam, şiir dili, Arapçaysa dünyanın en büyük musiki dillerinden olan Kürtçede neden kürdi- hicazkar başta olmak üzere on iki makamın tamamında şarkılar ezgiler, varken Zazaca şarkıların yüzde sekseni, sadece hüseyni yad uşak makamının ney ve kaval enstrümanıyla söylenen başak versiyonunu bayati makamında toplanmaktadır.

Hadi bu soru biraz zor oldu, peki makam nedir?

Gerek etrafımda dil üzerine ahkâm kesen Kürtçü Zazalara, gerekse google sayesinde ulaştığım makalelerde Zazaca Kürtçenin lehçesi diyenlerin söylediği şu: “Efendim bazı isimler birbirinin çağrıştırmaktadır.”

O zaman biri de çıkıp dese ki, aslında Kürtçe, yoktur baksanıza birçok kelime İngilizcenin aynısı hatta yarısından fazlası Farsçayla aynıdır, dese ne diyeceksiniz?

Mesela Zaza’ca merek (samanlık) serender “sebze, meyve vb, şeylerin üzerinde kurutulduğu yer, estiri (boynuz) vb daha birçok kelime Lazca hatta Hemşinceyle aynı olmasını neye bağlıyorsunuz.

Hiç Zazaca bilmeyen bir Pakistanlının yüze kadar sayıları Zazaca’yla aynı şekilde saymasını neye bağlıyorsunuz?

İsterdim ki tartışmalar bilimsel veriler üzerine yürütülsün. “Ben öyle hissediyorum, o halde öyledir” değil de daha somut delillerle ortaya çıksalardı bu alanda fikir yürütenler.

Kaldı ki Kürtlerle bir alıp verdiğimiz de yok, tam aksine Kürtlerle Türklerle Farslarla veya başka milletlerle tarihten gelen bir akrabalığımız varsa bununla mutluluk da duyarız. Ama çıkıp bir kadim kültürü sırf Milli Eğitim Bakanı “Buyurun isteyen dilini okuyup öğrensin,” dediği için karşı çıkmak faşizmin bir başka versiyonudur.

Bunun yerine İran kaynakların “Zazalar Sasaniler’in devamıdır” tezlerini çürütecek verilerle ortaya çıkabilselerdi daha inandırıcı olurlardı.

Ya da Batının özellikle Alman ve Rus kaynaklarının: Zazaların; Lazlar, Odesler, İnguşlar, Çerkezler, Çeçenler gibi Hazar çevresindeki onlarca dillerden biri olduğuyla ilgili tezleri çürütecek verilerle çıksalardı keşke.

Tamam, siz kendinizi Kürt hissedebilirsiniz, bunda ayıp olacak bir durum da yoktur.

Ama kökü binlerce yıl öteye dayanan bir dil hakkında nasıl hüküm verebiliyorsunuz?

Bingöl’ün ilk parlamenterlerinden olup ve iki sene evvel Kızılay’daki bürosunu ziyaret ettiğimizde, bir Zazaca roman yazmakla meşgul olduğunu söyleyen Zazaca sözlük yazarı Eski Milletvekili Mehmet Aydar Bey: “elimde bin beş yüzlü yıllardan kalma belgelerde Genç’in Şin bölgesinden bir aileye mensup olduğunu, dedelerinin o yıllarda Zazaca konuştuğuna dair bilgi olduğunu söylemişti.

Buna ne diyecekler?

Şeyh Sait Diyarbakır’a girdiği zaman neden Kürt olduğunu Kürt aşiretleri hatırlamadı?

Seyit Rıza idam edildiğinde Dersimlilerin isteği üzerinde Drejanların evinde toplanan bazı Kürt aşiretlerinin Seyit Rıza hakkında hem alevi hem Zaza demeleri ve olayı duymazlıktan gelmelerini neye bağlayacaklar.

Zazaları çok seviyorduysanız; sarmaş dolaş olduğunuz „terör örgütü“, Tunceli ve Bingöl’ü eylemlerin üssü haline getirip operasyonları buralara kaydırtmak suretiyle adeta buralarda yaşayan halka yıllarca dışarı çıkmayı neden zehretti.

Hükümetin Zazaca’yı dil olarak okutulacağına karşı çıkanların, tüm bu feryatlarıyla, asıl siyasi proje peşinde olduklarını ilan etmiş olmuyorlar mı? ( Kaynak:Mehmet Maşuk Uslu, Bingöl, 1.Ocak.2003, Bingolonline, )

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"
Cookie Consent mit Real Cookie Banner