Videolu: İsveç hükümetini Avusturya Türk Kültür Cemiyeti TKG şiddetle kınadı

 VİYANA. İsveç’in başkenti Stockholm’deki Türk Büyükelçiliği binası önünde Danimarkalı aşırı sağcı politikacı Rasmus Paludan Kur’an-ı Kerim yaktı.   21 Ocak 2023 tarihinde öğle saatlerinde elçilik binası önüne İsveç polis eskortluğunda gelen Paludan beraberinde getirdiği Kur’an-ı Kerim’i yaktı.

1982 doğumlu Rasmus Paludan Danimarkalı-İsveçli bir politikacı ve avukattır. 2017’de kurduğu Danimarka’daki aşırı sağcı siyasi parti Stram Kurs’un („Düz Rota“ veya „Hard Line“) lideridir. Paludan,  bundan önce Kuran’ın yakıldığı birkaç etkinlik düzenledi. Bunun sonucunda bazı şiddet ve arabaların yakılmasıyla dikkat çeken karşı protestolara yol açtı.

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti, İsveç hükümetini şiddetle kınadı

 

Aşırı sağcı ve ırkçı Danimarka  asıllı Rasmus Paludan adlı siyasetçinin, İsveç polisinin koruması eşliğinde hem de Türkiye Cumhuriyeti elçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yakmasına Avusturya Türk Kültür Cemiyeti’nden sert tepki geldi.

İsveç basınının, çeşitli Avrupa şehirlerinde bulunan Türk Sivil Toplum örgütlerine yönelik “Bu durum karşısında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna kısa adı TKG olan Avusturya Türk Kültür Cemiyeti’nin, „Stockholm’da  Kur´an yakma olayı tek kelime ile sorumsuzluk ve nefret suçu işleyen Nazi adeti olan kitap yakmalı alçakça bir eylem. İsveç hükümetini şiddetle protesto ediyoruz. İsveç savcılarını, bu nefret suçu ile hem İsveç’te hem dünyada insanların ve toplumları birbirine kışkırtan ve nefret edilmesine yol açan eylemi gerçekleştirenler hakkında resen harekete geçmeye davet ediyoruz. „ dediği öğrenildi.

Avusturya Türk Cemiyeti TKG´nın açıklamaları şöyle:

 „İsveç hükümeti kime hizmet ediyor ? „

İsveç’te Türkiye Cumhuriyeti elçiliği önünde Kuran’ı Kerim’in yakılmasına izin verilmesi büyük bir sorumsuzluk ve en başta kendi ülkelerinin iç ve dış barışını bozucu bir haydutluk girişimi olması nedeni ile İsveç hükümetinin ve hukukunun ayıbıdır. Bu eylem İsveç ve Avrupa tarihi adına kara bir gündür. Tek kişilik eyleme devletin eskortluk yapması eylemcinin ardında ırkçı milyonların olduğu anlamına gelir. Kamusal bir suç işlenmiştir. Viyana’dan sesleniyoruz. Kitap yakmak bir Nazi adeti, siyasi kültürü ve ritüelidir. Avrupa siyasi kültüründe bu kitap yakma eyleminin tek anlamı Nazi adeti olmasıdır. Önceden Naziler, Yahudilerin kutsal kitapları olan Talmud ve Tevratlarını yakmışlardır. Gösteri yasaları ifade hürriyetini temin eder. Gösterici eylemi kendi imkanları ile yapar, devlet onu korur. Lakin göstericiyi polis eskortlu ve özel feribot ile elçilik önüne getirmek, bu çirkin Nazi adetine İsveç devletinin resmen yataklık yaptığını gösteriyor. Yazık.

Burada Rusya Ukrayna savaşından dolayı zor durumda olan İsveç’in, dünyanın geçtiği bu zor zamanlarda fikir özgürlüğü adı altında bir Nazi adeti olan kitap yakma girişiminde başka bir dinin kutsal saydığı kitabının yakılmasına izin vermesi tarihi bir hatadır. İsveç polis eskortluğunda gemilerle Türkiye Cumhuriyeti Elçiliği önüne getirilmesi şarlatanlığına İsveç hükümeti iç ve dış barış adına ne hakla ve hukukla izin verebiliyor?

TKG olarak soruyoruz: İsveç hükümeti, İsveç polis korumasında Kur’an yakma izni ile aslında güya NATO’ya haklı haksız olarak hayır diyen ve bu yüzden çok kızdığı(!) Ankara hükümetinin 14 Mayıs 2023’te vuku bulacak Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinde oylarının çoğalmasına neden olarak aslında neye ve nereden hizmet ettiği tartışmalı komik bir hükümet ve ülke haline getirmiştir. Burada bir sahtekarlık ve kimin eli kimin cebinde sorusu gündemdedir. Bu kadar Müslüman olan ülkenin elçiliğinin olduğu Stockholm’da niye Türkiye Büyükelçiliği önünde bu eylem yapılıyor? Burada kime direk ve dolaylı hizmet ediliyor ? Bu kurgunun amacı Türkiye’de seçimlerin yönünü değiştirmek midir?

„Kendisine müslümanım diyenler kesinlikle sakin kalmalı.“

Rasmus Paludan, bir siyasi ırkçı ve Nazi kırıntısı soytarıdır. Soytarılık yapmayı adet edinmiş bu çukur adama karşı Müslümanların kesinlikle şiddet, aşırılık veya duygusal tepkiler vermekten uzak durmasını tavsiye ederiz. Hedef burada tüm Müslümanları ve özellikle az ama aşırı dinci grupları kışkırtmak ve onlar üzerinden tüm Müslümanlara toptan, „Bakın bunlar vuruyor, kırıyor ve öldürüyorlar“  dedirtmektir. Kendisine Müslüman diyen insanlar kesinlikle sakin kalmalı ve yazılı, sözlü ve medya üzerinden demokratik tepkilerini vermelidirler. Sakin olan ve gaflet içinde yarı cahil olmayanlar kazanır. Bu konuda demokrasi ve çok seslilik adına ırkçılık artı soytarılık yaparak halkları ve insanları birbirine karşı kışkırtan Paludan’ın, İsveç’in Türkiye Cumhuriyeti Elçiliği önünde Kur’an yakmasına İsveç polis eşliğinde gemilerle izin veren  İsveç hükümetini Avusturya Tük KÜLTÜR Cemiyeti TKG olarak Viyana’dan şiddetle kınıyoruz.  Hedefimiz iç barışa hizmet olmalıdır. Hangi din olursa olsun başka dinlerin kutsallarına küfür ederek ve  kutsal kitaplarını yakarak buna hizmet edilmez. “ ( yenivatan.at)

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"
Cookie Consent mit Real Cookie Banner