Viyana Favoriten´de yılbaşı gecesi bu terörün faturasını kim ödeyecek?

Viyana Favoriten'de yılbaşı gecesi kutlama adı altında Suriye ve Irak asıllı gençlerden terör gibi saldırı ve ayaklanmalar Avusturya kamuoyu, siyaseti ve medyasında tepki topladı. Saldırılar arasında Türkçe konuşan gençlerin olduğu öğrenildi.

Viyana.  Reumannplatz’da Suriye, Irak ve Avusturya vatandaşı bir grup genç, polis memurlarına 31. Aralık yılbaşı gecesi yakıcı malzemelerle ateş açtı ve iş yerlerine büyük zararlar verdi. Başta ünlü dondurmacı Tichy’nin camları olmak üzere bir sürü dükkanın camları bilinçli bir şekilde terör estirir gibi büyük havayi fişekler ile kırıldığı gözlemlendi.  Olayı  kısa adı TKG olan Avusturya Türk Kültür Cemiyeti şiddetle kınayarak,” Bu saldırılar  resmen ve alenen bir terördür. Arkasında ki güçler belirlenmeli ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır” dedi.

Okuyuların Heute Gazetesi’ne yolladığı bu fotoğrafları tüm Avusturya ve dünya böyle  gördü!

Olaylar nasıl gelişti ?

Avusturya´da normalde oldukça sessiz  ve olağan geçen 31. Aralık Yılbaşı Gecesi, Viyana-Favoriten İlçesi Reumanplatz alanında bu sefer çığırından çıktı. Reumannplatz çevresindeki bölgede olaylar sırasında bir dizi  büyük maddi hasar meydana gelince, Viyana polisi geç de olsa  büyük bir operasyona başladı. Suriye, Irak asıllı gençlerden oluşan kalabalık, yetkililere roketler ve havai fişeklerle ateş edince polis çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Çok sayıda kişinin „Allahu Ekber“ seslerinin duyulduğu söylendi.

Kısa adı APA olan Avusturya Haber Ajansı, yanan nesnelerin polislere de atıldığını bildirdi. Görevlilere karşı da kullanılan piroteknik diye adlandırılan yanıcı nesnelerin, canlı bir el bombasının iki katı patlayıcı gücüne sahip olduğu ifade ettiler.

APA haberi şöyle duyurdu :

 

 

Şüpheli gözaltına alındı

16 yaşındaki ve 21 yaşındaki Suriyeli iki şüpheli bir evde yakalandı. Binadaki bir apartman dairesinde polis, terör gii isyana karıştığı söylenen başka kişileri de buldu – iki Avusturyalı (14 ve 15), iki Iraklı (20 ve 22) ve üç Suriyeli (23, 27 ve 29 yaşında) . Olay sırasında, 21 yaşındaki bir gencin, çevresinde ki beş altı kişi ile kuyumcuya kendine siper ettiği bir çöp kutusu ile girmeye çalıştığı görüldü. Şüpheli gözaltına alındı, diğer gençler serbest bırakıldı.

Maddi hasarın yüksek olduğu söyleniyor. Çok sayıda cam kırıldı, çöp kutuları, gazete standları, banklar ve sakız makineleri tahrip edilmiş. Kalabalığın büyük ölçüde göçmen Suriye, Irak kökenli insanlardan oluştuğu söyleniyor. Yayınlanan filmlerde Türkçe konuşan gençlerin olması bu işin arkdasında hangi kişi,kurum ve kuruluşun olduğu konusunda soruları gündeme getirdi.

 

Nehammer eylemcilere seslendi

İçişleri Bakanı Karl Nehammer (ÖVP) isyanı kınadı. APA’ya yaptığı açıklamada, „Paralel toplumlar ülkemiz Avusturya’da  hiçbir şey kaybetmedi. Bu tür eylemlere kesinlikle tahammülümüz yok. İşlenen suç demokrasi karşıtı ve kavgacı tavrın bir işaretidir. Bu saldırılar ayrıca devlete ve polise karşı yapılmış bir saldırıdır. Sosyal değerlerimizi kabul etmeyen ve onları bozmaya çalışan herkes, tüm yasal sonuçlarına katlanmalıdır.”

Entegrasyondan sorumlu Viyana Belediye Başkan Yardımcısı Christoph Wiederkehr (Neos) isyanı sert bir şekilde kınadı. Verdiği bir açıklamada olayla ilgili şunları söyledi: „Nereden gelinirse gelinsin. Burada herkes kurallara uymak zorunda. Başarıya ulaşmış entegrasyon ve barış içinde bir arada yaşama, Favoriten’deki gibi olayların bir daha olmaması benim ana çalışma alanlarımdan biridir.”

FPÖ’den de sert eleştiriler geldi. Viyanalı parti lideri Dominik Nepp  “suçlu İslamcı göçmen çetelerin” yaptıkları karşısında “şok olduğunu” ifade etti ve İçişleri bakanını, ayaklanmaların başladığı Haziran 2020’den beri „tamamen etkisiz“ durumda kaldığını söyleyerek eleştirdi. Huzursuzluk, „son on yıldaki dizginsiz kitlesel göçün sonucudur“ dedi.

FPÖ lideri Norbert Hofer, eylemcilerin sınır dışı edilmeleri ve Avusturya vatandaşlığına sahip „isyancıları“ hasarın karşılamalarını talep etti ve şunları söyledi: „Ayrıca bu beylerin hangi camilere sık sık gittiği ve orada radikalleşip radikalleşmediği tespit edilmelidir.“

Ağustos ayında Favoriten’de Kürt ve Ülkücü diye gösterilen Türk göstericiler arasında ciddi kavgalar çıkmış ve bu yüzden iki ülke arasındaki ilişkiler bozulmuştu. Federal Şansölye Sebastian Kurz (ÖVP), Türkiye’yi huzursuzluk tohumları ekmekle suçlamıştı.( apa, yenivatan.at)

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"