Aklımızı başımıza almanın zamanı geçiyor!

Cumhurbaşkanı Fischer Yeni Vatan Gazetesi’ne defalarca mektup göndererek Türkiye göçmenlerine verdiği değeri göstermiştir. Kendisi on iki yıllık görevine veda ederken tüm okuyucularımıza sevgi ve saygılarını iletirken en önemli mesajı herhalde herkese ayrımcılıkyapmayın ve ırk- çılık karşısında durun demesidir. Bu açıklama hepimizi ilgilendiriyor

Değerli Yeni Vatan Gazetesi okuyucularımız: Türkiye göçmenlerinin elli yıldan bu yana yaşadığı Avusturya’da çok zor bir dönemden geçiyoruz. Bunun farkında olduğunuzdan eminiz. Yollarda işyerlerinde devlet dairelerinde okullarda medyada farkında ki değişiklerden bunu fark etmemek elde değil. Buradaki yaşadığımız sorunların çoğu ne yazık ki Türkiye yakın doğu ve emperyalist devletlerin çıkarlarının Avusturya’ya bir ihracı teşhisi yerinde olsa gerek. Birçok farklı nedenden dolayı Türkiye bir süredir toplumun farklı kesimleri arasında kutuplaşmalara sahne oluyor; kendisinden farklı olana, “öteki” ye yönelik tahammülsüzlük giderek yaygınlaşıyor. Bu kötü özellikler Avusturya başta olmak diğer yurtdışında yaşayan Türkiye göçmenleri arası- na bilerek ve bilmeyerek ihracat edilmektedir. Türkiye’de ne oluyor? Türkiye’de medya ve siyasetin sık sık taraflı, önyargılı ve ayrımcı bir dil kullandığına tanık oluyoruz. Haberlerde, özellikle de manşetler ve haber başlıklarında kullanılan provokatör, ırkçı ve ayrımcı dil, toplumda düşmanlık, ayrımcı duyguları tetikleyen, kalıp yargıları güçlendiren birer araca dönüşü- yor. Böylesi bir dilin kullanılması ise toplumda huzursuzluk ve savunmasız gruplara yönelik yaygın bir önyargının yerleşmesine yol açıyor. Aynısını Avusturya’da tüm Türkiye göçmenleri olarak yaşıyoruz. Tek bir farkla: Türkiye’de bu pislikleri yapanlar birden Avusturya’da kurban oluyor. Hem saldırgan hem kurban nasıl olur? Bir yandan Türkiye’de ayrımcılığı, ırkçılığı, fırsatçılığı Avusturya’ya ihraç ederken bir yandan da Avusturya’da kendine kurban rolüne giriyor. Hedef alınan kişi ve gruplar ise tedirginleşiyor, sessizleşiyor ve demokrasinin olmazsa olmazı olan sosyal ve siyasal yaşama katılım şanslarından zorunlu feragat ediyorlar.

Hangi siyasi görüş, millet, din, mezhep veya meşrep tarafında olduğumuzu bir kenara bırakırsak çizginin altında toptan hepimiz Türkiye göçmenlerine karşı önyargıların, ayrımcılığın ve hatta çok çirkin bir nefretin oluşmasının sebebini iyi düşünmemiz gerekiyor. Tekrar ediyoruz: Sorumsuz, fırsatçı, bencil, kendini beğenmiş, gücü arkasına alan kişi, kurum ve kuruluş- lar lobicilik adı altında kaş yapıyoruz diyerek, Avusturya’da Türklere karşı var olan kronik olan önyargıları adeta azdırmıştı. Kısaca göz çı- karmıştır. Ne oldum delisi, dengesiz belirli ki- şi, kurum ve kurumları arkasına alan lümpen proletere insanlar Avusturya’da adeta Türkiye düşmanlığını ve özellikle Türk düşmanlığını artırmaktadır. Evet Avusturya’nın gerek ticari, gerek bürokrasi gerekse siyasi arenasında tüm göçmenler arasında, tüm yabancılar arasında en çok istenmeyenler niye Türkiye göçmenleri olduğunu artık kendimize sorma zamanı gelmiştir hatta geçmiştir. Arsızca bu düşmanlığı yaratanlara maddi ve manevi destek verenlere dikkat diyoruz. Hepimiz aynı geminin içindeyiz. Kısaca Yeni Vatan Gazetesi olarak hep tekrarladığımız şu ana ilkeyi tekrarlamak zorundayız: Türkiye göçmenleri bir taraftan ayrımcılığın, nefretin, ırkçılığın Avusturya’da kurbanı olurken diğer taraftan da kendi toplumu içindeki farklı kesimlere karşı saldırganlık, ırkçılık ve ayrımcılık yapmamalıdır. Ne oldum delisi olmanın sonu kötüdür. Aklımızı başımıza alalım. Esenlik dolu huzurlu bir yaz dönemini geçirmenizi içtenlikle dileriz. Sağlıcakla kalın…

Relevante Artikel

Back to top button
Close