Avusturya’da tutuklu bulunan Sedat Baran Korkmaz skandallarından sonra Saray’dan kara para genelgesi

ANKARA. ABD’de yürütülen kara para aklama soruşturmalarının Türkiye bacağı olması iddiası ile Avusturya’da tutuklanan Sezgin Baran Korkmaz’ın, kara para aklama trafiği ve konuyla ilgili tartışmaları hem Türkiye hem de dünya basınında  tüm hızıyla devam ediyor.  Türkiye ve Amerika’nin ilgili mahkemeleri ve kamuoyu 5 Ağustos 2021 tarihinde Avusturya’nın Wels şehri mahkemesinde vuku bulacak Korkmaz mahkemesine kilitlenmiş durumda. Sezgin Baran Korkmaz Amerika mı yoksa Türkiye’nin adaletine teslim edilecek kararından önce dün akşam  Türkiye’de para aklama suçu, terörizmin finansmanı suçu ve bu suçlardan elde  edilen gelirlerle etkili mücadele edilmesi amacıyla yeni bir genelge yayınlandı. „Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2021- 2025)“ Erdoğan’ın imzasıyla 17.Temmuz.2021 tarihinden itibaren  hayata geçti.

Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2021- 2025) konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Resmi Gazete’de yayımlandı. Suçluların suç gelirinden mahrum bırakılmasının, suçla mücadelenin en önemli unsurlarından olduğu belirtilen genelgede, kolluk ve istihbarat birimlerinin vakalar bazında ve suç eğiliminin tespiti noktasında koordinasyon ihtiyacı olduğu ve adli birimlerin de soruşturma, kovuşturma süreçlerin en kısa sürede tamamlamasının önemine vurgu yapıldı.

Genelgede, özellikle küresel finansman sisteminin işleyişi üzerinde önemli derecede olumsuz etkisi bulunan aklama ve terörizmin finansmanı suçlarında; yükümlü grupları tarafından müşterinin tanınması, şüpheli işlem bildirimi, kayıt tutma ve istendiğinde gerekli makamlara ibraz etme, uyum programı oluşturma gibi önleyici tedbirlerin etkili bir şekilde uygulanması ve yükümlülüklere uyumun da denetlenmesi gerekmediği kaydedildi.

Bu minvalde düzenleme ve denetim faaliyetlerinin suç geliri ile mücadelenin başat unsuru olduğu bildirilen genelgede, şu ifadelere yer verildi:

„Küresel finansal sistem üzerinde olumsuz etki gösteren suçlarla etkili bir şekilde mücadele edilmesi için ülkelerin koordineli eylemler uygulaması, özellikle 1988 tarihli Uyuşturucu ve Psikotrop Maddelerin Kaçakçılığına karşı Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi’nin (Viyana Sözleşmesi) kabulü ile birlikte ön plana çıkmıştır. Viyana Sözleşmesi’nde uyuşturucu suçları ile mücadele kapsamında geliştirilen bu yaklaşım, BM platformunda 1999 tarihli Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme, 2000 tarihli Sınıraşan Örgütlü Suçlarla Mücadele Sözleşmesi, 2003 tarihli Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi ile geliştirilmiştir. Tüm bu uluslararası sözleşmelerde ele alınan hususlar ise ülkemizin 1991 yılından bu yana üyesi olduğu Mali Eylem Görev Gücü’nün (FATF) standartlarında karşılık bulmuştur.“

FATF’nin aklama ve terörizmin finansmanı alanında geliştirdiği standartlar çerçevesinde ülkelerin uyum düzeyini de izlediği kaydedilen genelgede, Türkiye’nin son olarak 2019 yılında 4’üncü tur karşılıklı değerlendirme sürecinden geçtiği, Türkiye’nin Karşılıklı Değerlendirme Raporu’nun ise Ekim 2019’da kabul edildiği açıklandı.

Genelgenin devamında şu ifadelere yer verildi: „Bu çerçevede; aklama suçu, bağlantılı öncül suçlar, terörizmin finansmanı suçu ve bu suçlardan elde edilen gelirlerle etkili mücadele edilmesi amacıyla FATF’nin tavsiyeleri de dikkate alınarak Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2021- 2025) hazırlanmıştır. Strateji belgesi, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nın (MASAK) resmi internet sitesinde yayımlanacaktır. Bunun yanında 2016/22 sayılı Genelge çerçevesinde MASAK’ın koordinasyonunda yürütülen Ulusal Risk Değerlendirmesi (URD) çalışmaları, strateji belgesinin uygulama döneminde yine MASAK tarafından, diğer ilgili kurumların da katılımı ile yürütülecektir.“

2015 yılında ne oldu ?

Genelgede ayrıca, Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2021- 2025) kapsamındaki tüm kamu kurum ve kuruluşları üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları hassasiyetle yerine getirmeye davet edildi.

Hürriyet’ten Ali Dağlar’ın 2015 yılında ki haberine göre, 2013 tarihli bir önceki genelgede yer alan, yolcu yanında yurda giren nakdin “risk analizi/örnekleme” yöntemiyle kontrol şartı, terörün finansmanı, kara para aklama ve Türk Parasını Koruma Kanunu’na muhalefet suçları yönünden savcılığa suç duyurusu bölümleri çıkartıldı. Son genelgede, “Mal ve hizmet ihracat bedeli, transit ticarete ilişkin kazançlar, yabancı sermaye bedeli veya ‘diğer kaynaklardan‘ temin edilen nakdin gümrük giriş noktalarından yurda getirilmesi serbesttir. Bu nakdin beyan edilmesi zorunlu değildir, yolcu beyana zorlanamaz” deniliyor. Genelge, Avrupa Birliği ve Dış Ticaret Genel Müdürlüğü’nün 10 bin Euro veya fazlası nakit taşıyan yolcuların AB üyesi ülkelere giriş-çıkışta beyan şartı genelgesine de zıt.

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/cigdem-toker/turkiye-kara-para-cenneti-midir-1059568

https://www.sozcu.com.tr/2015/ekonomi/akp-kara-paranin-onunu-acti-819872/

https://www.dw.com/tr/sbk-dosyas%C4%B1-kara-paran%C4%B1n-t%C3%BCrkiye-aya%C4%9F%C4%B1-nerede/a-57990706

https://www.gazeteduvar.com.tr/18-soruda-sbknin-abdden-turkiyeye-uzanan-kara-para-aklama-trafigi-haber-1526450

Relevante Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"